8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Tutuklunun Gergerlioğlu’na yazdığı mektuba el konuldu

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan F.A., yaşadığı hak ihlallerini mektup yazarak HDP’li Gergerlioğlu’na iletmek istedi. Ancak mektubun 1 ve 2 numaraları sayfalarına cezaevi komisyonu el koydu.

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan F.A., yaşadığı hak ihlallerini mektup yazarak HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na iletmek istedi. Ancak mektup komisyona takıldı. Hakkında disiplin soruşturması başlatılan ve görüş cezası verilen F.A.’yla ilgili kararda, “mektup içeriğinde Ömer Gergerlioğlu ismine hitaben yazılmış 1 ve 2 numaraları sayfaların kurumumuzda muhafaza altına alınmasına karar verildi” denildi.

 Gazete Duvar’dan Hacı Bişkin’in haberine göre, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan daha sonra da korona virüsü nedeniyle tahliye edilen F.A. adlı bir mahpus, salgın başladığında cezaevinde yeterli önlem alınmadığı gerekçesiyle bir mektup yazdı. Ancak F.A. hakkında, HDP Kocaeli Milletvekili ve TBMM Cezaevi Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu’na hitaben yazdığı  iki sayfalık mektup nedeniyle disiplin soruşturması başlatıldı.

F.A., korona virüsü gerekçesiyle cezaevinde yaşanan hak ihlallerinin duyulması için salgının ilk ayında bir mektup yazdı. Ayhan mektubu HDP Kocaeli Milletvekili Gergerlioğlu’na göndermek istedi. Ancak mektup, okuma komisyonuna takıldı. Ayhan mektubunda şunları yazdı: “Ömer Bey 6 aydır Silivri Cezaevi’nde tutuluyorum. Aylardır insanlığa sığmayan şartlarda yaşıyoruz. 7 kişilik koğuşta 38 kişi kalıyoruz. Korona virüsü başladığından beri esir kamplarını aratmayacak şartlarla karşı karşıyayız. Maske, eldiven sorunu yaşıyoruz. Bu şartlar altında virüsün yayılmaması imkansız.”

Koğuşta bulunan birçok mahpusun test sonucunun pozitif çıktığını söyleyen F.A. şöyle devam etti: “Sayın vekilim birçok hakkımız elimizden alındı. Bu haklarımız tekrar ne zaman geri verilecek bilmiyoruz. Revir hakkımız, telefon hakkımız, görüş hakkımız… Hepsi askıya alındı. Bizler vebalı ölüme terk edilmişiz…”

GEREKÇE: KURUM İMAJI

Bu yazılardan sonra Mektup Okuma Komisyonu mektubu ‘sakıncalı’ olarak değerlendirdi. Hakkında disiplin soruşturması başlatılan F.A.’ya bir-üç ay arasında görüş yasağı verildi. Silivri 7 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü, F.A.’ya verdiği cezaya gerekçe olarak Gergerlioğlu’nu gösterdi. Cezaevi müdürlüğü ceza gerekçesini şöyle açıkladı:

“Mektup içeriğinde Ömer Gergerlioğlu’na hitaben yazılmış 1 ve 2 numaraları sayfalarının kurumumuzda muhafaza altına alınmasına… Mektup Okuma Komisyonu’ndan gelen mektup zarfının içerisinde Ömer Gergerlioğlu ismine başlıklı iki sayfa, oğluna hitaben yazılmış iki sayfa ve eşine hitaben yazılmış 2 sayfa olmak üzere toplam 6 sayfalık mektubun bulunduğu anlaşılmakta. Mektupların içeriği değerlendirildiğinde Ömer Gergerlioğlu’na hitaben yazılmış iki sayfadan ibaret mektup içeriğinin ‘bazı haklarımız elimizden alınarak esir kamplarını aratmayacak şartlarda kalmaktayız’ sözleri kurum imajını olumsuz yönde etkileyecek.”

‘ALTINI ÇİZEREK CEZA VERDİLER’

Korona virüsü nedeniyle çıkartılan yasa kapsamında eve gönderilen ve şu an evde izinli sayılan F.A. ise olayla ilgili şunları söyledi: “Mektubumda diğer birçok siyasetçi ismi geçmesine rağmen HDP’li Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ifadelerinin altını çizerek bana ceza verdiler. Eğer şu an cezaevinde olsaydım ailemle belki aylarca görüşemeyecektim. 25 Mayıs tarihinde koğuşta ilk virüs belirtileri görülmeye başlamıştı. İki gün içinde herkese bulaştı. Ancak kimse teste çıkmak istemedi. Sonuç pozitif de çıksa negatif de çıksa boş koğuşlarda daha zor şartlarda kalınacağı için kimse teste çıkmak istemedi. 27 Mayıs’ta birkaç kişinin durumu risk taşımaya başlayınca teste çıkanlar oldu. 5 kişi test yaptı, 5’inde de sonuç pozitif çıktı. Geçen hafta koğuşta kalmaya devam edip teste çıkmayan bir arkadaş tahliye oldu. Tahliye olunca hemen hastaneye gitti. Ciğerlerinde virüsten kaynaklı sıkıntı olduğu tespit edildi. Bu arkadaşımız şu an hastanede tedavi altında.”

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...