8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Erdoğan: Meydanı faşist rejime bırakmayacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzunca bir süre maske kullanımı, fiziki mesafeye riayet, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmama kurallarına uygun bir şekilde yaşamak mecburiyetindeyiz. Biz bitirsek bile dünyada bu hastalığın kökü kazınmadığı takdirde sürekli teyakkuz halinde bulunmayı sürdürmemiz şarttır. Halkımızı psikolojik ve fiili olarak önümüzdeki döneme hazırlamalıyız” dedi.

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantısı öncesi açıklamalarda bulunan Erdoğan “Salgınla mücadelemizi başarıyla sürdürüyoruz. Yeni hasta sayısı, ölüm sayısı, yoğun bakım ve solunum cihazına bağlı hasta sayısı bakımından olumlu bir çizgide ilerliyoruz” dedi.

Biz bitirsek bile, dünyada bu hastalığın kökü kazınmadığı müddetçe sürekli teyakkuz halinde bulunmayı sürdürmemiz şarttır” ifadesini kullanan Erdoğan, yeni dünya düzenine süratle hazırlanılması gerektiğini söyledi. Erdoğan, “Belki birkaç ay belki birkaç yıl sonra başlayacak olan bu tartışma ve dönüşüm dönemini en iyi şekilde karşılamalıyız” diye konuştu.

Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları şöyle:

BAŞARIYLA SÜRDÜRÜYORUZ: Dünya ile beraber ülkemizi de etkileyen korona virüsüyle ilgili mücadelemizi başarıyla sürdürüyoruz. Yeni hasta sayısı, ölüm sayısı, yoğun bakım ve solunum cihazına bağlı hasta sayısı bakımından olumlu bir çizgide ilerliyoruz. Pek çok ülkenin çaresiz kaldığı, salgına teslim olduğu bir dönemde Türkiye sağlık altyapısının ve sosyal güvenlik sisteminin gücü sayesinde pozitif bir ayrışma göstermiştir. Salgınla mücadelenin başarısına paralel olarak aldığımız tedbirleri her hafta kabine toplantımızda gözden geçiriyoruz. İnsanlarımızın hayatlarını kolaylaştıracak adımları önümüzdeki tabloya uygun şekilde yeni normalleşme programımıza özellikle bu çerçevede atıyoruz.

SINIRLAMA GETİRDİK: Geçtiğimiz hafta bu çerçevede ilk kararları almıştık. Bunlar arasında yer alan kimi işletmelerin faaliyetine izin verilmesiyle ilgili uygulama dün başladı. Her ne kadar yine arzu etmedik sahnelere rastlasak da genel olarak halkımızın belirlenen krallara riayet ederek, işinin başına geçtiğini alışverişini yaptığını gördük. Dünkü kabine toplantımızda yeni normalleşme kararları aldık. 7 ilimizde kaldırdığımız şehirler arası giriş çıkış yasağını 9 ilimiz için de genişlettik. 19 Mayıs tatilinde herhangi bir olumsuzluk yaşamamak suretiyle 4 gün süreyle sokağa çıkma sınırlaması getirdik.

MASKE KULLANIMI SÜRECEK: Her fırsatta altını çizdiğim gibi, uzunca bir süre maske kullanımı, fiziki mesafeye riayet, temizlik, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmama, kalabalıklardan uzak durma ilkelerine uygun şekilde yaşamak mecburiyetindeyiz. Türkiye olarak biz salgını tamamen bitirsek bile dünyada bu hastalığın kökü kazınmadığı müddetçe, sürekli teyakkuz halinde bulunmayı sürdürmemiz şarttır.

SİNSİ AYAK OYUNLARI: Ülke olarak salgından terörle mücadeleye sınır ötesi operasyonlardan ekonomik saldırılara kadar pek çok cephede mücadelemizi sürdürürken maalesef muhalefetin sinsi ayak oyunlarıyla da uğraşmak zorunda kalıyoruz. Böyle bir dönemde dahi darbe çığırtkanlığından sağlıktaki ve diplomasideki başarılarımızı gölgelemeye çalışmaya kadar her yola başvuran karanlık bir zihniyetle karşı karşıyayız. Meydanı, sırf bize zarar vermek için ülkesine zarar vermeyi göze alabilecek kadar muvazenesini kaybetmiş bu faşist zihniyete bırakmayacağız.

HAMLELERİ BOŞA ÇIKARTMAK GÖREVİMİZ: CHP’nin başını çektiği, gazete ve televizyonlardan sosyal medyaya kadar da azımsanamayacak bir alıcısı olan bu kesimin hamlelerini boşa çıkarmak, Cumhur İttifakı ve AK Parti olarak bizim görevimizdir. Salgın sonrası, sadece küresel siyasi ve ekonomik ilişkiler değil, zihinler de yeniden yapılanma sürecine girecektir. Salgın döneminde yaşananlar, sağlık alanında yaptıklarımızın önemini ve bize atılan iftiraların altının ne kadar boş olduğunu göstermiştir. Her alanda hazırlıklarımızı yaparak, belki birkaç ay, belki birkaç yıl sonra başlayacak bu tartışma ve dönüşüm sürecini en iyi şekilde karşılamalıyız. Önümüzdeki tarihi fırsatı değerlendirme konusunda buradaki heyete sizlere çok önemli görevler düşüyor.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...