9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

HDP’den ekonomik güvence teklifi

AK Parti’nin korona virüsüne karşı Meclis’e sunduğu 15 maddelik yasa teklifine karşı HDP, ekonomik güvence paketi açıkladı. HDP Eş Genel Başkanı Garo Paylan “AKP’nin işçi düşmanı yasa teklifine karşı dar gelirliyi, işçiyi koruyan ekonomik güvence paketini meclise sunduk” dedi.

Halkaların Demokratik Partisi (HDP) Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Virüsle Mücadele Kriz Koordinasyon Merkezi Eş Sözcüsü Garo Paylan, partisinin ‘Korona Virüse Karşı Ekonomik Güvence Paketi’ni açıkladı. TBMM’de yaptığı basın açıklamasında konuşan Paylan, korona virüsü ile mücadelede bütün dünya devletlerinin vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşıladığına dikkat çekerek, “Recep Tayyip Erdoğan vatandaşlarımıza sadece kolonya vaadetti. Bu da yetmezmiş gibi vatandaşın hesabına para yatıracakken, IBAN numarası verip onlardan para istedi. Bu da kasada para olmadığının bir itirafıydı” eleştirisinde bulundu.

‘BİN 170 TL BİR AÇLIK VE SEFALET ÜCRETİDİR’

AK Parti tarafından korona virüsü ile mücadelede 15 maddeden oluşan yeni bir kanun teklifinin Plan Bütçe Komisyonu’nda gündeme geleceğini işaret eden Paylan, söz konusu teklifte iki tehlikeli madde olduğunu söyledi ve ekledi: “Kısa çalışma ödeneği adı altında işçilerin gelirlerinin bir bölümünü karşılayan düzenleme getirmiştir. Yani işçiye bin 750 TL ödemeyi vaat eden devlet şimdi işten çıkarmaları kanunun yürürlüğe girdiği zaman yasaklıyorum diyor. Kanun ay sonunda yürürlüğe girecek. Yani ay sonuna kadar milyonlarca işçiyi işten çıkarabilecek işveren. Bu yasa işte kalan personeli de ücretsiz izne çıkarabilirsin diyor. İşten çıkarmaları yasaklayan ancak ücretsiz izne çıkarılmanın önünü açan bir teklif ile karşı karşıyayız. İşsiz kalan vatandaşlar için işsizlik fonundan bir kişiye bin 170 TL ödenecek. Bu bin 170 TL bir açlık ve sefalet ücretidir.”

‘GREV YASAK, ÜCRETSİZ İZİN SERBEST’

Temel ihtiyaç alanları dışında pek çok sektörde faaliyetlerinin devam ettiğine dikkat çeken Paylan, “Binlerce inşaat çalışanı aynı ortamda çalışmaya devam ediyor. Böylece salgın da yayılmaya devam ediyor. Hükümet herhangi bir tedbir almıyor. İşçiler hastalığa yakalanarak hayatını kaybediyor. Bu torba yasada iktidar grevi yasakladığını söylüyor. Hem işçiyi ücretsiz izne gönderen, hem bin 170 TL olan sefalet ücretine mahkum eden hem de tüm bunlara tepki göstermesin diye grevi yasaklayan bir yasa teklifi ile karşı karşıyayız. AK Parti’nin işçi düşmanı yasa teklifine karşı HDP’nin yasa teklifini verdik” ifadelerine yer verdi.

HDP olarak korona virüsüne karşı “Ekonomik Güvence Yasa Teklifini” Meclis Başkalığına sunduklarını kaydeden Garo
Paylan, 15 maddeden oluşan teklifi de sıraladı:

* İşten çıkarmalar yılsonuna kadar yasaklanmalıdır.

*Temel ihtiyaçlar dışında bütün faaliyetler 30 Haziran tarihine kadar durdurulmalıdır. Bu süreyi 3 ay daha uzatma yetkisi Cumhurbaşkanına verilmelidir.

* Salgın sürecince işçiler ücretli izne çıkarılmalıdır.

*Tüm işsizlere ve 2 bin 500 TL altı geliri olan vatandaşlara doğrudan gelir desteği sağlanmalıdır.

*Geliri olmayan kadınlara her ay 2 bin 500 TL doğrudan gelir desteği sağlanmalıdır.

*Salgın sürecince mülteci ailelere 2 bin 500 TL doğrudan gelir desteği sağlanmalıdır.

* En düşün emekli aylığının 2 bin 500 TL olmasını öneriyoruz.

* Bütün çiftçi borçları ertelenmelidir ve çiftçi destekleri derhal ödenmelidir.

*Salgın sürecinde tüm esnaflara 2 bin 500 TL doğrudan gelir desteği sağlanmalıdır.

*Bütün vatandaşlarımızın bireysel kreşi karşı, bireysel kredi borçlarının salgın sürecince faizsiz olarak ertelenmesini öneriyoruz.

* Salgın sürecinde tüm kira ödemelerinin ertelenmesini öneriyoruz. Yalnızca kira geliri ile geçinen vatandaşlara Hazineden yardım yapılmasını öneriyoruz.

*Vatandaşlarımıza, tek hane için aylık; 500 metreküp doğalgaz, 300 kWh elektrik, 15 metreküp su ve 300 GB internet ücretsiz olarak verilir.

*Koronavirüs salgını nedeniyle Kredi Yurtlar Kurumu’na olan borçlar, faizleri ile birlikte silinmelidir.

*Özel Sağlık Kuruluşları kamulaştırılmalıdır. Kamulaştırma maliyeti, 2020 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’nden, Sağlık Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ayrılan bütçeden karşılanır.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...