8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov: ”ABD, Kürt faktörünü devreye sokmaya çalışıyor ”

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, “ABD ve koalisyon, jeopolitik hedeflerine ulaşmak için Kürt faktörünü devreye sokmaya çalışarak Fırat’ın doğusunda çok tehlikeli bir oyun oynuyor ve biz, ABD’li meslektaşlarımızın ve uluslararası toplumun dikkatini uzun zamandır bu konuya çekiyoruz” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yaptığı konuşmayı yorumlayan Sergey Lavrov, şunları ifade etti:

“ABD, Türkiye’nin Suriye’yle doğrudan işbirliği yapmasını istemedi. ABD, müzakereler sırasında Türkiye’nin koalisyon tarafından kurulacak birlik içinde kendi askeri polislerini ve gözlemcilerini bulundurmasına izin vererek, bu konuyu da kendi kontrolü altına almak ve sınırda kontrolü sağlamak istedi. Ancak bu Türkiye’yi tatmin etmedi. Bu bölgeyle, sınırdaki güvenlik sorunuyla hiçbir ilgisi bulunmayan bir ülkenin kendi görüşünü dayatmaya çalıştığı bu durumu çok iyi anlıyorum.”

ABD’nin Türkiye’nin kaygıların göz önünde bulundurmaya hazır olmadığını dile getiren Lavrov, sözlerine şöyle devam etti:

“Elbette Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tamamen saygı gösterilerek mutabakat sağlansaydı güzel olurdu ancak ABD başlangıçta böyle bir tutum sergilemedi. Aynı şekilde ABD, Türkiye’nin meşru kaygılarını göz önünde bulundurmaya da hazır değildi. Erdoğan’ın sonsuza dek beklemeyeceği konusunda uyarılarda bulunduğunu uzun süredir görüyoruz. Erdoğan’ın sözlerine göre, benim bahsettiğim ilkelere uygun olarak ABD’yle birkaç hafta içinde mutabakat olmazsa, bu sorunu ABD’liler olmadan çözme hakkını saklı tutuyor.”

“HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERECEĞİZ”

Lavrov, Rusya’nın Suriye ve Türkiye arasında sınır bölgesi konusunda mutabakat sağlanmasına destek sunacağını belirtti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Bu durumun, Suriye ve Türkiye hükümetleri arasında bir etkileşim konusu olmasından yana olduğumuzu söyleyebilirim. Tarafların bu konuda mutabakat sağlayabileceğini düşünüyorum. Bunun için her türlü desteği vereceğiz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Lavrov, Rusya’nın görüşüne göre Adana Anlaşması’nın bu durumun çözümü için hukuki dayanak olarak kullanılabileceğini kaydetti.

Lavrov, “ABD ve koalisyon, jeopolitik hedeflerine ulaşmak için Kürt faktörünü devreye sokmaya çalışarak Fırat’ın doğusunda çok tehlikeli bir oyun oynuyor ve biz, ABD’li meslektaşlarımızın ve uluslararası toplumun dikkatini uzun zamandır bu konuya çekiyoruz. Buradaki amaç, Fırat’ın doğusunu Suriye topraklarından koparmak” dedi.

ERDOĞAN: BAŞKA ÇAREMİZ KALMAMIŞTIR

Dün TBMM’nin yeni yasama yılının açılışında konuşan Erdoğan, şu ifadeleri kullanmıştı:

“Her yolu denedik, ziyadesiyle sabırlı davrandık. Ancak özellikle Fırat’ın doğusunda bu yöntemle arzu ettiğimiz neticelerin hemen hiçbirine ulaşamadık. Türkiye’nin artık bu konuda kaybedecek tek bir günü dahi yoktur. Geldiğimiz noktada kendi yolumuza devam etmekten başka çaremiz kalmamıştır. Menbiç de dahil, Fırat nehrinden Irak sınırına kadar 30 kilometre derinliğindeki güvenli bölgede 2 milyon kişiyi iskan ettirmeyi planlıyoruz.”

GÜVENLİ BÖLGE PLANI

Türkiye Savunma Bakanlığı, 13 Ağustos’ta ABD’li altı kişilik bir heyetin Urfa’ya gittiğini ve altyapı kurulum çalışmalarına başlandığını bildirmişti.

ABD ile Türkiye arasında Rojava’da kurulacak ‘güvenli bölge’ için şu kararların alındığı ifade edilmişti:

-Türkiye’nin güvenlik endişelerini giderecek ilk aşamada alınacak tedbirlerin bir an önce uygulanması.

-Bu çerçevede güvenli bölge tesisinin ABD ile koordine ve yönetimi için Türkiye’de Müşterek Harekat Merkezinin en kısa zamanda kurulması.

-Güvenli bölgenin bir barış koridoru olması ve yerinden edilmiş Suriyelilerin ülkelerine dönmeleri için her türlü ilave tedbirin alınması.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...