9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

ABD bölgeye askeri sevkiyat yapacak

ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) talebi üzerine Körfez’e hava savunma konusunda destek sağlamak üzere askeri kuvvet sevk edeceklerini açıkladı. 

Beyaz Saray’da Suudi Arabistan’ın Aramco petrol tesislerine yönelik saldırıya ilişkin düzenlenen ulusal güvenlik toplantısından sonra Bakan Esper, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford ile Pentagon’da ortak basın toplantısı düzenledi.

Saldırının bölgede “gerginliği dramatik bir şekilde artırdığına” dikkati çeken Esper, “Tüm belirtiler saldırıdan İran’ın sorumlu olduğunu gösteriyor” dedi.

Uluslararası toplumun da uluslarası norm ve kuralları koruma konusunda sorumluluğu bulunduğunu belirten Esper şu ifadeleri kullandı:

“Başka saldırıları engellemek için Suudi Arabistan kritik altyapılarını korumaya yardımcı olmak üzere uluslararası destek talebinde bulundu. Birleşik Arap Emirlikleri de ayrıca yardım talebinde bulundu. Krallığın destek talebi üzerine Başkan (Donald Trump) özellikle de hava ve füze savunmasına odaklı savunma amaçlı olarak ABD kuvvetlerinin bölgeye sevk edilmesine onay verdi. Aynı zamanda Suudi Arabistan ve BAE’ye kendilerini savunma kabiliyetlerini geliştirmek için ekipman tedariğini hızlandıracağız.” 

ABD’nin kuvvet sevkiyatının, İran’a saldırı konusunda açıkça mesaj vermek, kaynakların serbest akışını sağlamak, kurallara dayalı uluslararası düzeni korumak amacı taşıdığını dile getiren Esper, “Başkan’ın da ifade ettiği gibi ABD İran ile bir çatışmanın peşinde değil ancak bununla birlikte gerekli olduğu takdirde tüm askeri seçeneklerimiz de mevcuttur” diye konuştu.

Esper, aynı zamanda İran yönetimine çatışmayı bırakıp diplomasiye dönme çağrısında bulundu.

ABD’nin saldırıya tepkisinin bundan ibaret olup olmadığına dair bir soruya Esper, “Bu saldırılara karşılık attığımız ilk adımdır bu” yanıtını verdi.

DUNFORD: SEVKİYAT SAVUNMA AMAÇLI

Diğer taraftan, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dunford ise gönderilecek kuvvetlerin temelde savunma amaçlı olacağını ancak bu konuda henüz detayların netleşmediğini açıkladı.

Gönderilecek kuvvetin ağırlıklı olarak hava savunması ile ilişkili olacağını belirten Dunford, asker sayısıyla ilgili soruya ise “Orta seviyeli bir kuvvet” diye yanıt verdi.

“Asker sayısını binlerce olarak niteleyebilir misiniz?” şeklindeki bir soruya ise Dunford, “Binlerce değil” cevabını verdi.

Bölgedeki hava savunma sistemlerinin yeterli olup olmadığına ilişkin bir soruyu yanıtlayan ABD’li komutan, “Tek bir sistem bu tür saldırılara karşı yeterli olamaz. Kademeli bir savunma sistemi gerekli” diye konuştu. 

ARAMCO SALDIRISI

Suudi Arabistan’ın milli petrol şirketi Aramco’ya ait iki tesiste, cumartesi günü yerel saatle 04.00’te silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığı açıklanmıştı. Yemen’deki Husiler, ölen ya da yaralananın olmadığı saldırıyı 10 SİHA kullanarak düzenlediklerini iddia etmişti.

Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan Suudi Arabistan’ın tesislerine yapılan saldırı nedeniyle ülkenin petrol üretiminde günlük 5,7 milyon varil kesinti olduğu belirtilmişti.

Saldırının ardında İran’ın olduğunu öne süren ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, önceki gün Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a giderken yaptığı açıklamada, bir kez daha petrol tesislerinin vurulmasından İran’ı sorumlu tutmuş ve saldırıyı ilk kez “savaş nedeni” sözleriyle tanımlamıştı.

Zarif ise Pompeo’yu, ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a karşı bir savaşa sürüklemek için aldatmaya çalışmakla suçlamış ve İran’ın saldırıyla ilgisi olmadığını savunmuştu. Trump ise ABD’nin savaşa hiç olmadığı kadar hazır olduğunu ancak savaşın en son seçenek olacağını belirtmişti.

Pompeo da dün savaş söylemlerinden geri adım atarak, İran’a karşı uluslararası bir koalisyon kurma çabasında olduklarını ve “barışçıl bir çözüm” amaçladıklarını açıklamıştı.

Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen’de, Husiler ile Suudi Arabistan ve BAE desteğini alan hükümete bağlı güçler arasında çatışmalar yaşanıyor. İran yönetimi ise Yemen’de Husilere destek veriyor.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...