8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Merkel: Körfez’deki gerilimden endişeliyim, diplomasiye şans verilmeli

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Federal Basın Merkezi’nde 14’üncü kez katıldığı geleneksel yaz dönemi basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Almanya Başbakanı, İran ile ABD arasında Körfez bölgesinde yaşanan son duruma da değindi.

Gerilimi daha fazla tırmandırmamak için tüm diplomatik imkanların kullanılmasını isteyen Merkel, “Bölge için endişeliyim. Diplomatik girişimleri önemli buluyorum. İletişim kanalları açık olmalı. Gerilimi tırmandırmamak için diplomatik her imkan kullanılmalı. Bu konuda ABD Başkanı ile de görüştüm.” dedi.

Alman Şansölye, İran’ın var olan nükleer anlaşmaya bağlı kalmasının mantıklı olacağına ancak anlaşmanın getirdiği sorumluluklardan yalnızca İran’ın sorumlu olmadığına dikkati çekti.

“Mültecileri kurtarmak görevden öte insanlığımızın gereği”

Avrupa’ya gelmek için Akdeniz’de hayatlarını dahi gözden çıkaran sığınmacıların durumunu da değerlendiren Merkel, “Denizlerde insanların kurtarılması bizim için bir görevin dışında, insanlığın bir gereğidir.” dedi.

Basın toplantısında AB’nin Almanya’nın Avrupa’sı olduğu eleştirisine de karşı çıkan Merkel, “Almanya tek başına bir şey yapamaz veya karar veremez. Avrupa Konseyinde hemen hemen her zaman oy birliği aranır.” şeklinde konuştu.

“İngiltere, AB’nin ortağı olmaya devam edecek, Rusya’nın stratejisi endişe verici”

Alman Başbakan, Avrupa Birliği’nden çıkmaya hazırlanan İngiltere’nin, AB üyesi olmasa bile Avrupa’nın bir ortağı olacağını kaydetti.

Merkel, İrlanda ile Kuzey İrlanda arasındaki sınır meselesine özgü yeni çözüm önerilerine açık olduğunu ancak meselenin “çözümü çok zor bir konu” olduğunu kabul ettiğini söyledi.

Rusya’nın Avrupa’daki aşırı sağcı partilerle olan ilişkisinin sorulması üzerine Merkel, “Rusya’nın Avrupa’daki sağcı partiler ile olan stratejisi ve ilişkileri temelde bir endişe nedeni.” yanıtını verdi.

Trump’ın ‘beğenmiyorlarsa gitsinler’ dediği senatörlerle dayanışma içindeyim

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın Kongre üyesi Demokrat senatörler hakkındaki ifadelerini eleştirerek, kendisinin ‘saldırıya maruz kalan kadın vekillerle dayanışma içinde olduğunu’ söyledi.

Alman Şansölye, ABD Başkanı’nın, “Amerika’yı sevmiyorlarsa geldikleri yere geri dönsünler” ifadesine atıfla ‘Trump’la hala ortak değerlere sahip olup olmadığı’ yönündeki bir soruyu yanıtladı.

Merkel, “Çok farklı milletlerden gelen insanlar Amerika’nın gücüne güç kattı. Dolayısıyla bunlar (Trump’ın sözleri) benim ABD hakkında sahip olduğum güçlü izlenime muhalif yorumlar. Bu, ABD’nin gücüyle de çelişen bir durum.” diye konuştu.

Ayrıca Merkel, Trump’ın kadın senatörler için kullandığı ‘ırkçı söylemleri’ eleştirerek, ”Bu tür söylemler ile arama mesafe koyuyorum. Kendimi saldırıya maruz kalan kadın senatörlerle dayanışma içinde hissediyorum.” dedi.

“Sağlıklı yaşamak istiyorum”

Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanlığı’nı bırakmaktan dolayı pişman olmadığını söyleyen Merkel, son günlerde kamuoyunu sıkça meşgul eden sağlık durumuna ilişkin de ”Sağlığımla ilgili soruları anlayabiliyorum ancak görevimi yapabilirim. Her insan gibi kendi sağlığımla ilgileniyorum ama bir yaşam var ve bunu sağlıklı olarak yaşamayı istiyorum.” diye konuştu.

Dün 65 yaşına giren Merkel, 2021 yılına kadar başbakanlık görevini sürdürme isteğini yineleyerek, bu konuda koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile çok güvenilir bir şekilde çalıştıklarını ve bundan sonra da aynı şekilde devam etme konusunda iyimser olduğunu dile getirdi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...