8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Brüksel’de ‘Türkiye’ye yaptırım’ toplantısı başladı

Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları bugün Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri nedeniyle Türkiye’ye karşı uygulanması planlanan yaptırımları masaya yatırıyor.

Brüksel’de bugün düzenlenecek olan AB dışişleri bakanları toplantısının gündeminde Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri var. Türkiye’nin bölgedeki doğalgaz arama faaliyetlerini “yasa dışı” olarak nitelendiren AB, Türkiye’ye karşı cezaî önlemler almayı planlıyor.

Türkiye’ye karşı uygulanması planlanan yaptırımlar arasında Havacılık Anlaşması’yla ilgili yürütülen müzakerelerin askıya alınması, AB yardımlarının kısılması ve Avrupa Yatırım Bankası üzerinden verilen kredilerin sınırlandırılması bulunuyor.

AB, planladığı yaptırımlarla Ankara üzerinde baskı oluşturarak Türkiye’nin AB üyesi Kıbrıs açıklarında doğalgaz arama faaliyetlerine son vermesini amaçlıyor. Ancak Türkiye, sondaj faaliyetlerinde bulunduğu bölgenin kıta sahanlığına ait olduğunu savunarak Doğu Akdeniz’de hak iddia ediyor.

ANKARA ISRARLI

Hafta sonu Kuzey Kıbrıs merkezli Kıbrıs Postası gazetesinde Ankara’nın tutumu ile ilgili bir makalesi yayımlanan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Güney Kıbrıs yönetimini Kıbrıslı Türklerin doğal kaynaklar üzerindeki haklarını hiçe saymakla eleştirdi ve Güney Kıbrıs yönetimini Türkiye’nin kıta sahanlığında uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını ihlal etmekle suçladı.

Aynı zamanda Kıbrıs Türklerinin adadaki doğal kaynaklarla ilgili haklarını da savunduklarını vurgulayan Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’de doğalgaz arama faaliyetlerinden vazgeçmeyeceklerine işaret etti.

Kuzey Kıbrıs lideri Mustafa Akıncı da hafta sonu doğalgaz arama tartışmaları ile ilgili bir açıklama yapmıştı. Akıncı, açıklamasında Güney Kıbrıs yönetimine ada çevresindeki hidrokarbon kaynaklarının araştırılması için ortak bir komite kurulması çağrısında bulunmuştu.

AB TEPKİLİ

Doğalgaz tartışmasında Kıbrıs’ın AB üyesi olduğunu vurgulayan Brüksel ise Türkiye’yi Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını ihlal etmekle suçluyor. Türkiye’nin sondaj amaçlı bölgeye iki araştırma gemisi göndermesini yasa dışı olarak nitelendiren Brüksel, bunun Türkiye’nin uzun vadede AB ile ilişkilerine olumsuz etkileri olacağı mesajları veriyor.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki arama faaliyetlerine Akdeniz’e kıyısı olan Mısır da tepki gösteriyor. Mısır Dışişleri Bakanlığından geçen hafta yapılan açıklamada Türkiye’nin uluslararası hukuku ihlal ettiği ve tek taraflı çalışmalar yaptığı savunulmuştu.

Mısır, Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşması yaptığı ülkelerden biri. Kıbrıs’ın, Akdeniz’e kıyısı olan Lübnan, İsrail ve Suriye ile de anlaşması var. Münhasır Ekonomik Bölge, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca bir devletin deniz kaynaklarının araştırılması ve kullanılmasında özel haklara sahip olduğu bölgeler olarak tanımlanıyor.

Türkiye, bölgeye ilk olarak geçen Mayıs ayında Fatih adlı sondaj gemisini göndermişti. Yavuz adlı ikinci sondaj gemisi de Temmuz başından bu yana Doğu Akdeniz’deki arama faaliyetlerine katılıyor

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...