9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Rusya: Libya devletini yıkan NATO kararıydı

Rusya Devlet Başkanı Putin, “Libya devletini yıkan NATO kararıydı. Sonucu görüyoruz, kaos. Ülkede silahlı gruplar çatışıyor. En kısa zamanda ateşkes ilan edilmesini ve normalleşme sürecine geçilmesini istiyoruz” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 4 yıl aradan sonra günübirlik resmi ziyaret için geldiği İtalya’nın başkenti Roma’da Katolik aleminin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ve İtalya Başbakanı Giuseppe Conte ile görüştü.

Putin, İtalya Başbakanı Conte ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Libya kriziyle ilgili bir soru üzerine şunları ifade etti:

“Libya’da bugün olanları konuşmadan önce bunun nasıl ve neden başladığını bilmek gerekiyor. Libya devletini yıkan NATO kararıydı. Sonucu görüyoruz. Kaos. Ülkede silahlı gruplar çatışıyor. Biz en kısa zamanda ateşkes ilan edilmesini ve taraflar arasında diyalog başlatılıp, normalleşme sürecine geçilmesini istiyoruz.”

Putin, “ABD-Çin arasında ticaret anlaşması olmasını iki taraf için de istiyoruz” ifadesini de kullanarak, “Dünyaya bakarsak ciddi bir ekonomik sorun var. Gelecek yıl kişi başına düşen gelir ve küresel ticaret hacmi düşecek. Bu yüzden anlaşmanın sağlanması için her şey yapılmadır. Anlaşma olursa biz memnun oluruz. Çin üst yönetiminin bir anlaşma için esneklik gösterdiğini biliyorum. Ne olacağını göreceğiz” açıklamasında bulundu.

Diğer yandan, Rusya’nın Kırım ve Sivastopol’u yasa dışı ilhakı nedeniyle Avrupa Birliği’nin (AB) 23 Haziran 2020’ye kadar uzattığı yaptırımları da değerlendiren Putin, AB’nin başkanlık pozisyonlarının değişmesiyle başlayacak yeni dönemde Rusya-AB ilişkilerinin de yenilenebileceğine inandığını dile getirdi.

Putin, “Yaptırımlardan dolayı AB ülkeleri de milyonlarca dolar kaybediyor. Ama yaptırımların son bulması sadece Rusya’ya bağlı değil. Bu olasılık her zaman var. Ortak medeniyetlere sahibiz, aşılmaz bariyerler olduğunu sanmıyorum ama AB’ye de çok bağlı” ifadesine yer verdi.

İtalya Başbakanı Conte de Libya’daki iç savaş ve göçmen sorunlarının iki ülkenin “ortak endişesi” olduğunu belirterek, “Libya’da hızlı bir ateşkes için Birleşmiş Milletlere ortak destek veriyoruz” dedi.

Conte, AB’nin Rusya’ya uyguladığı yaptırımların son bulması için Putin’in kullandığı “Rusya’ya bağlı değil” değerlendirmesine, “Bunu demek çok alçakgönüllülük olur. Rusya anlamlı adımlar atabilir” karşılığını verdi.

500 İtalyan firmanın Rusya ile iş yaptığını anımsatan Conte, İtalya’nın ithalatındaki 5. pazarın Rusya olduğunu vurgulayarak, “Yaptırımların bir sonunun olması gerektiğini düşünüyoruz. Önümüzde zaman var ve bu hedefe ulaşmak için çalışıyoruz” sözlerine yer verdi.

PAPA’DAN PUTİN’E: BENİM İÇİN DUA ET

Öte yandan, Putin’in Papa Franciscus ile Vatikan’da 55 dakika süren bir görüşme yaptığı ve toplantıda Suriye, Venezuela ve Ukrayna krizlerinin öncelikli ele alındığı bildirildi.

Görüşmenin sonunda Papa’nın Putin’e, “Benim için dua et” demesi ve Putin’in buna, “Bana ayırdığınız zaman için teşekkürler. İlginç ve çok önemli bir görüşmeydi” şeklinde karşılık vermesi dikkati çekti.

Basın toplantısının ardından “İtalya-Rusya Diyalog Forumu”na katılmak üzere İtalya Dışişleri Bakanlığına giden Putin’in daha sonra İtalya Başbakanı Conte tarafından onuruna verilen akşam yemeğine katılacağı bildirildi.

Eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ile de bir araya gelecek olan Putin’in daha sonra Roma’dan ayrılması bekleniyor.

Putin’in İtalya’daki temaslarında ikili siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerin yanı sıra Suriye, Ukrayna, Libya sorunlarının öncelikli olarak ele alındığı kaydedildi.

Putin, Roma’ya son olarak 10 Haziran 2015’te resmi ziyarette bulundu. İtalya Başbakanı Giuseppe Conte ise geçen ekim ayında Moskova’ya resmi ziyaret gerçekleştirdi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...