8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

4 anket şirketinin yöneticisi, İmamoğlu ve Yıldırım’ın ortak canlı yayınını değerlendirdi

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, GENAR Araştırma Başkanı İhsan Aktaş, ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu, Optimar Araştırma Başkanı Hilmi Daşdemir ve Konsensus Araştırma Başkanı Murat Sarı’nın İmamoğlu-Yıldırım yayınıyla ilgili düşüncelerini aktardı.

4 anket şirketinin yöneticisi, İmamoğlu ve Yıldırım'ın ortak canlı yayınını değerlendirdi, System.String[]

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, geçen pazar akşamı gerçekleşen Binali Yıldırım-Ekrem İmamoğlu yayınına ilişkin olarak 4 kamuoyu araştırma şirketinin yöneticisiyle konuştuğunu aktardı. Selvi, GENAR Araştırma Başkanı İhsan Aktaş, ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu, Optimar Araştırma Başkanı Hilmi Daşdemir ve Konsensus Araştırma Başkanı Murat Sarı’ya yayınla ilgili sorular sordu.

Abdulkadir Selvi, Hürriyet’te “Kim kazandı?” başlığıyla yayımlanan yazısında, CHP İstanbul Adayı Ekrem İmamoğlu ve AK Parti Adayı Binali Yıldırım’ın gerçekleştirdiği yayına yer verdi.

AKTAŞ: YILDIRIM İYİ PERFORMANS ÇIKARDI

GENAR Araştırma Başkanı İhsan Aktaş, “Programı nasıl buldunuz?” sorusuna”Genel anlamda başarılıydı. Çok uzun bir süredir bu tür tartışmalar yapılmadığı için tüm Türkiye programa kilitlendi.” diye yanıt verdi.

Ekrem İmamoğlu’nun performansını değerlendiren Aktaş, “Var olan pozisyonunun üzerine çıkamadı.” dedi. Binali Yıldırım’ın da performansını değerlendiren Aktaş, “Binali Yıldırım münazara insanı değil. Ağır başlı, dingin, sakin bir insan. Onun İmamoğlu için sürekli yalan demesi etkili oldu. Programda iyi performans çıkardı.” diye konuştu.

Aktaş, Selvi’nin “Program seçmenlerin tercihlerini etkiledi mi?” sorusuna da “AK Parti seçmeni açısından olumlu yansımaları oldu. AK Parti seçmenini motive etti.” diye yanıt verdi.

USLU: SEÇMENİ ETKİLEMEDİ

ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu, programı başarılı bulurken “İki adayda da deneyim eksikliği söz konusuydu. Ne İmamoğlu ne Yıldırım rakiple tartışmaya alışık değiller. Ekipleri iki adayı da iyi hazırlamamışlar. Yayına çıkmadan önce rakiplerinin zayıf taraflarını tespit etmemişler. Hangi seçmen kitlesine hitap edeceklerini önceden tespit etmemişler. O nedenle oy alabilecekleri alt gruplara mesaj veremediler.” dedi.

Uslu, “Program seçmen tercihlerini etkiledi mi?” sorusuna “Etkilemedi. Çünkü kararsız seçmen yok. Adayların etkileyebilecekleri küçük gruplar vardı ama onlara mesaj veremediler.” şeklinde yanıt verdi.

DAŞDEMİR: YILDIRIM, BÜYÜK BİR FIRSATI KAÇIRDI

Optimar Araştırma Başkanı Hilmi Daşdemir, programın bekletinin biraz altında kaldığına vurgu yaparak “Ekrem İmamoğlu daha iyi olabilirdi. Kontrollüydü. Burada en kritik durum Ordu Valisi’ne verdiği cevaptı. Yalan söylemeye devam etmeye çalışması programdaki en büyük dezavantajıydı.” dedi.

Daşdemir, Binali Yıldırım’ı daha iyi bulunduğunu vurgulayarak “Birazcık daha rakibini saldırganlaştırabilecek bir söylem içinde olabilirdi. Ona girmedi. O açıdan büyük bir fırsatı kaçırmış oldu.” diye konuştu.

Daşdemir, “Program seçmenlerin tercihlerini etkiledi mi?” sorusunu da şöyle yanıt verdi:

“31 Mart’ta Binali Yıldırım’a oy verip 23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu’na oy verebilecek bir kitle vardı. Yıldırım’ın kendi tabanını konsolide etmesi açısından bir sonuç çıkabilir.”

SARI: SEÇMEN TERCİHİNİ ETKİLEDİĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM

Konsensus Araştırma Başkanı Murat Sarı, “Programı nasıl buldunuz?” sorusuna “Orta halli bir programdı. Siyasetçilerin kurgusunu yaptığı bir açık oturum ancak bu kadar olur. Sıfır sıfır berabere kaldılar.” diye yanıt verdi.

Sarı, “Ekrem İmamoğlu’nun performansını nasıl buldunuz?” sorusuna da “‘Programa girdiği anla programdan çıktığı an arasında çok büyük puan kaybına yol açmadı. Ancak kendine Binali Yıldırım’a oy verecek olanlardan oy kazandıramadı.” şeklinde yanıt verdi.

Binali Yıldırım’ın yorgun gözüktüğünü belirten Sarı, “Programa geç gelmesi doğru değildi. Projeleri çok etkileyiciydi.” dedi.

“Program seçmen tercihlerini etkiledi mi?” sorusunu da cevaplayan Sarı, şunları söyledi:

“Seçmen tercihlerini etkilediğini düşünmüyorum. Bir taraftan öbür tarafa kayma olmadı. Sandığa gitmeyecek olanları etkileyecek çapta bir program olmadı.”

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...