8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

İstanbul seçimi için yapılan son iki anket açıklandı: Sonucu HDP seçmeni belirliyor

ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu, CHP İstanbul Adayı Ekrem İmamoğlu’nun, Binali Yıldırım’ın 2 puan önünde olduğunu söyledi. GENAR Araştırma Genel Müdürü İhsan Aktaş da İmamoğlu’nun yarışı önde götürdüğü ifade etti.

2 araştırma şirketi, yaptığı İstanbul anketinin sonucunu açıkladı! İşte aradaki fark, System.String[]

 

23 Haziran’da yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri için anket şirketleri sahadaki çalışmaları yürütüyor. ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu ve GENAR Araştırma Genel Müdürü İhsan Aktaş sahadan aldıkları son sonuçları paylaştı. Uslu’nun söylediğine göre CHP İstanbul Adayı Ekrem İmamoğlu, AK Partili rakibi Binali Yıldırım’ın 2 puan önünde. Aktaş’a göre de İmamoğlu birincilik ipini göğüsleyecek.

ANAR Araştrma Genel Müdürü Dr. İbrahim Uslu ile GENAR Araştırma Genel Müdürü İhsan Aktaş Habertürk’te Didem Arslan Yılmaz’ın programına konuk oldu.

USLU’NUN AK PARTİ TESPİTLERİ

ANAR Araştrma Genel Müdürü Dr. İbrahim Uslu, “Bayram öncesi 2500 kişiyle yaptığımız araştırmaya göre İmamoğlu bir kaç puan önde görünüyor” dedi. İmamoğlu’nun tutarlığının olduğunu belirten Uslu “O cephede bir değişiklik yok. Fotofiniş ile önde bitirmesine neden olan stratejisini koruyor.” dedi.

Binali Yıldırım’ın 31 Mart seçimlerine göre siyah ile beyaz kadar farklı bir strateji yürüttüğünü belirten Uslu, “Arada stratejik bocalama yaşadılar. Sayın Erdoğan artık çok dahil olmuyor. Binali Yıldırım daha çok gözüküyor. Daha olumlu bir dil kullanılıyor. Beka söylemleri bitti. Gönül belediyeciliği bitti. Gönül mönül kalmadı. Adeta iki ayrı aday, iki ayrı dil var.” diye konuştu.

Uslu, AK Partili seçmenlerin kendi adaylarını protesto etmek için sandığa gitmediğini vurgulayarak “Kampanya öncesindeki en büyük sapma Pontus tartışmasıydı. Beka söylemi Kürt seçmeninin AK Parti’den kaçmasına neden oldu. Pontus söylemi de Karadenizliler için rahatsızlık yarattı. AK Parti son 12 gün bu söylemden de uzaklaşacak. AK Parti baştan yenilgiyi kabul eden bir parti değil. Son ana kadar İstanbul’a asılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’dan çekilmesi bu stratejinin ürünü.” dedi.

Uslu, konuşmasını devamında şunları söyledi:

“Bir önceki seçimde kararsızların oranı düştü. Teknik olarak herkes çok kararlı. Seçimin sonucunu belirleyecek olan sandığa gitme oranı. Binali Yıldırım’ın Kürt seçmeni ile barışma adımı atması doğru adımdı. Bir tarafla tamir edilirken Karadenizliler ile sorun oluştu. Pontus suçlaması insanları rencide edecek düzeye oluştu. Sayın İmamoğlu’nun Karadeniz mitingleri ile 31 Mart seçimleri arasındaki farkı karşılaştırabilirsiniz. İstanbul’da Karadenizliler çok organize ederler. AK Parti o yüzden bu dili sürdürmedi. Önce Kürt seçmenlerle sonra Pontus ile ilgili dili terk etti.”

“EKREM İMAMOĞLU ÖNDE, YILDIRIM OYLARINI ARTIRMAK ZORUNDA”

GENAR Araştırma Genel Müdürü İhsan Aktaş ise şöyle konuştu:

“CHP’nin Yüzde 35 oyu var. İyi Parti ve HDP’den gelen oylarla yüzde 48-49’u buluyor. 31 Mart’ta adaylardan önce partiler yarıştı. Bu kez adaylar yarışıyor. Cumhur İttifakı ilk seçimde sanki kazandık havasındaydı. Biz normalde araştırma yaptık. Önceki seçimde siyasal oy toplamı olarak İmamoğlu geriden gelen bir pozisyondaydı. 1 puan 2 puan. Şimdi Ekrem İmamoğlu önde. Şimdi Yıldırım oylarını arttırmak zorunda. Seçimler kazanmak üzerine koyulur. Türkiye’de milliyetçi bir söylem kullanabilirsiniz. Ancak İstanbul farklı. İstanbul’da Trabzonluların oranı yüzde 2.7. Bunun 1.2’si geçiş yaptı.”

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...