8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

El Nusra Türkiye’den yardım istedi

Suriye’de Esad rejiminin 3 hafta önce, güneyine kara harekatı başlattığı İdlib’de rejim karşıtı muhaliflerden Türkiye’ye çağrı geldi. Silahlı grubun yetkilisi, Fawaz Hilal, Ankara’nın bölgeyi daha büyük bir saldırıdan koruması gerektiğini söyledi. Muhalif komutan, Rusya destekli Şm hükumeti güçlerinin, kuzeybatıda rejim karşıtı gruplara ait mevzileri delmeleri halinde, Türkiye sınırına doğru ilerleyebileceğini söyledi.

İdlib’de son birkaç aydır yürütülen operasyon, Başer Esad ile El Nusra destekli HTŞ arasındaki savaşta, geçen yıl yaz aylarından bu yana yaşanan en ciddi çatışma. Rejimin Rusya’nın desteğiyle gerçekleştirdiği hava saldırılarında bugüne kadar yaklaşık 250 bin kişi göç etmek zorunda kaldı.

El Kaide’nin Suriye uzantısı olarak nitelenen Heyet Tahrir El Şam’ın (HTŞ) yetkilisi, İdlib’de toplanan rejim karşıtı grupların olası bir büyük bir saldırıya direneceklerini belirtti. Reuters haber ajansına konuşan Fawaz Hilal “Bu korkunç saldırı çok şiddetli bir savaş. Rejimin Hama’nın kuzeyinde ve İdlib’in güneyinde mevzilerimizi kırması halinde, sınır hattına varana kadar durmayacaklardır” diye konuştu.

Heyet Tahrir El Şam tarafından desteklenen ve İdlib’in idaresini elinde tutan Kurtuluş Ordusu, bünyesindeki görevlilere “askeri yükü kum torbalarıyla mevzi oluşturup cepheyi güçlendirerek ya da maddi destek sağlayarak omuzlama” çağrısında bulunmuştu. Fawaz Hilal “Bu saldırının püskürtülmesi konusunda hepimiz endişeliyiz” dedi.

Merkezi ABD’de bulunan sivil toplum kuruluşu Tıbbi Bakım ve Yardım Örgütleri Birliği’ne göre, bombardımanda 28 Nisan’dan bu yana 229 sivil öldü ve 727 kişi de yaralandı. Rejimin başlattığı operasyonun daha çok güneydeki bölgeleri hedef alması sebebiyle, hayatın normal seyrinde devam ettiği İdlib’deki ofisinden haber ajansı Reuters’a konuşan Hilal “Bu askeri operasyona rağmen iyimseriz. İyimser olmasak bugün burada olmazdık” dedi.Hilal, Esat rejiminin kasaba ve köylerini ele geçirmesinin ardından İdlib’de mevzilerin Guta, Humus ve Dera gibi bölgelerden gelen muhalifler tarafından güçlendirildiğini vurguladı, “Bu gruplar başarılı bir muharebe doktrinine sahip” dedi.Heyet Tahrir El Şam, bölgede bulunan   grup daha önce El Kaide’nin Suriye kolu olan Nusra Cephesi olarak biliniyordu, daha sonra Nusra’dan kopup 2016’da isim değiştirdi. Birleşmiş Milletler, Heyet Tahrir El Şam’ı terör örgütü kabul ediyor.

Bölgenin savunmasına katılan diğer muhalif gruplar arasında Türkiye destekli gruplar da var. Üst düzey muhalif kaynaklar, Cumartesi günü yaptıkları açıklamada Türkiye’nin bu gruplara saldırının püskürtülmesi için yeni silah sevkiyatı yaptığını belirtti. Türkiye’ye “Mevzileri savunun” çağrısı Türkiye son yıllarda Suriye’nin kuzeybatısındaki çatışmaların azaltılması amacıyla Rusya ile işbirliği yapıyor. Türkiye’nin amaçlarından biri sınıra doğru yeni bir mülteci dalgasını engellemek. Türkiye halihazırda 3 milyon 600 bin Suriyeli’ye ev sahipliği yapıyor.

Son operasyonda göç etmek zorunda kalanların çoğu sınırda bekliyor ve Türkiye’ye sınırı açması çağrısı yapıyor. Son bombardımanda geçen yıl Rusya ve Türkiye tarafından çatışmaların azaltılması kapsamında tampon bölge ilan edilen bölge hedef alınmıştı. Söz konusu anlaşma uyarınca ağır silahların ve cihatçı grupların bölgeden ayrılması öngörülüyordu.

Suriye hükümeti Nusra Cephesi’nin ihlallerine ve rejimin kontrolunda ki bölgelere yönelik saldırılarına karşılık verdiğini söylüyor. Türkiye’nin Rusya ile varılan anlaşma kapsamında İdlib bölgesinde çok sayıda askeri üssü bulunuyor. Bu üslerden bir tanesi bu ay başlarında Suriye rejiminin denetimindeki bölgeden yapılan top ateşinde hedef alınmış, 2 Türk askeri yaralanmıştı.

Fawaz Hilal, Türkiye’nin burada mevzi oluşturmasına Türk askerinin varlığının bölgedeki halk için koruma sağlayacağı umuduyla izin verildiğini söyledi, “Ancak gerçek şu ki bu mevziler bugün kendilerini koruyamıyor” şeklinde konuştu. Hilal “Türk tarafının oluşturdukları bu mevzileri ve girdikleri bölgeleri savunacağını ve varlık gösterdikleri bölgelerde Rus ve Suriye savaş uçaklarının uçmasını ve olası bombardımanı engelleyeceklerini umuyoruz” dedi.

Fawaz Hilal “Bu mevziler ve etrafındaki bölgeler vurulduğunda ve Türk askerleri yaralandığında bazı soru işaretleri oluşuyor” dedi, Ankara’nın üstlendiği rolü açıklığa kavuşturması gerektiği ve bu mevzilerden beklentisinin ne olduğunu netleştirmesi gerektiğini savundu.

Suriye’de Esat rejimi, Rusya’nın da desteğini alarak muhalif grupların denetimindeki son bölge olan İdlib’de yaklaşık 3 hafta önce bir kara harekatı başlatmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin geçen yılın Eylül ayında Soçi’de varılan mutabakattan bu yana İdlib’de gerilim ilk defa bu kadar tırmandı.Rusya, İdlib konusunda Türkiye’den bölgedeki rejim karşıtı grupların etkisiz hale getirilmesi, silah bırakması ve cihatçı grupların diğer muhalif unsurlardan ayrıştırılması konusunda daha fazla çaba beklediğini, sıklıkla dile getirmişti.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...