8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

‘İdlib anlaşması üç aşamada uygulanacak’

Moskova’da bulunan diplomatik kaynakların açıklamasına göre İdlib anlaşması üç aşamada uygulanacak.

Fars haber ajansı, Rusya ile Türkiye arasında yapılan İdlib anlaşmasının öngördüğü yol haritasını yazdı.

Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında Soçi kentinde yapılan görüşme anlaşmayla sonuçlandı.

Suriye’de yayımlanan el-Vatan gazetesi, konuyla ilgili haberinde İdlib meselesinin çözümü için yapılan bu toplantının şekil açısından çok dikkate değer, içerik açısından da çok önemli olduğunu yazdı.

Putin ile Erdoğan arasında varılan anlaşma doğrultusunda Türkiye’nin İdlib’deki silahlı grupları doğrudan desteklemeye son vermesi ve bu kentte silahtan arındırılmış bir bölge oluşturulması kararlaştırıldı.

El Vatan gazetesinin haberine göre bu anlaşma “İdlib’in devletin kucağına geri dönmesi ve Washington’un hala gerçekleştirmeye çalıştığı Amerika-Batı saldırısını uzak tutma yolundaki ilk adım” oldu.

Moskova’da bulunan diplomatik kaynakların açıklamasına göre bu anlaşma üç aşamada uygulanacak.

Birinci aşamada İdlib kenti çevresinde 15 kilometre derinliğinde bir “silahtan arındırılmış bölge” oluşturulacak ve bu aşama 15 Ekim’den önce gerçekleştirilecek.

İkinci aşamada ağır silahlar toplanacak ve bu süreç 10 Ekim’e kadar Türkiye ve Rusya’nın gözetiminde devam edecek.

Bundan sonda üçüncü aşamada tüm ağır silahların teröristlerden toplanmasının ve bunların sivillerin yaşadığı bölgelerden uzaklaştırılmasının ardından Suriye devlet kurumları, bu yıl sonuna kadar İdlib’de faaliyetlerine başlayacak.

Söz konusu kaynağın açıklamasına göre bu anlaşmayı kabul etmeyen silahlı gruplar, Türkiye ordusunun düşmanı olacak.

Lübnan’da yayımlanan El-Ahbar gazetesi de konuyla ilgili haberinde Rusya Savunma Bakanlığından naklen şunları belirtti: Astana sürecinin üç garantör ülkesi (Rusya, İran ve Türkiye) arasındaki uzun müzakerelerin neticesi, İdlib’e hiçbir askeri operasyonun yapılmayacak şeklinde oldu.

El Ahbar’ın haberine göre Rusya-Türkiye anlaşması, İdlib konusunda yeni sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlayacak. Gerçek şu ki böylesi bir anlaşmanın hayata geçirilmesi mümkün olmayacak; çünkü Türkiye, “Daha önce yerine getirmekte başarısız olduğu birçok zor görev omuzladı.”

El Ahbar gazetesi, bu yeni yol haritasının uygulanması konusundaki ilk sorunun terörist grupların “silahtan arındırılmış bölgeden” çıkarılması ve ağır silahlarının toplanması olduğunu belirterek şunu ifade ediyor:

Bu bölgede “Heyet-i Tahrir Şam, Türkistan İslam Partisi, Dinin Muhafızları (Haras ed-Din) ve Ensru’l İslam” gibi grupların önemli karargahları bulunuyor. Bu grupları bu anlaşmaya uymaya ikna etmek Ankara açısından hiç de kolay olmayacak.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan’la düzenlediği ortak basın toplantısında muhalif silahlı gruplarla Suriye hükümet güçleri arasındaki temas ve çatışma hattı boyunca 15-20 kilometre derinliğinde bir silahtan arındırılmış bölge oluşturulacağını açıkladı.

Suriye hükümetinin de bu adımı onayladığını belirten Rusya Devlet Başkanı, silahtan arındırılmış bölgenin tüm aşırı silahlı gruplardan arındırılacağını söyledi.

Erdoğan da konuşmasında “Türkiye’nin görüşü, Tahran’daki üçlü görüşmede açıkladığımızdır” dedi ve “silahlı grupların bulunduğu yerlerin sivilleştirilmesi gerekir. Muhalif gruplar bu bölgelerde kalacak; ancak Rusya’nın da yardımıyla aşırı unsurlar buradan temizlenmelidir” diye konuştu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın toplantısının sonunda ülkesinin askerlerinin “üçüncü tarafların tehditlerine” karşı, Rus ordusuyla birlikte ortak bir şekilde devriye gezeceğini söyledi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...