9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

CHP: ‘Seçimlerde Hile Yok’

24 Haziran seçimlerinin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen muhalefet partilerinin sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte oluşturdukları Adil Seçim Platformu’nun kurduğu sistemin ne kadar çalıştığı, ıslak imzalı kaç tutanak toplandığı, toplanan ıslak imzalı tutanakların ne kadarının Anadolu Ajansı ve YSK verileriyle karşılaştırıldığı hala tartışılıyor.

Eleştirilerin odağındaki Cumhuriyet Halk Partisi ise seçim sonuçlarının tartışmaya açık olmadığında ısrarcı.

Muharrem İnce: İnsanları sokağa davet etmem için belgelenmiş bir hırsızlık olması lazım

Seçim gecesi açıklama yapmayan ancak Fox TV spikeri İsmail Küçükkaya’nın whatsapp’tan yazdığı soruya “adam kazandı” yanıtını veren ve seçimin ertesi günü “Seçim sonucunu kabul ediyorum. Arada 10 milyon fark var. Kaçtığımız yok, tehdit edildiğimiz yok” açıklaması yapan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce bugün de Hürriyet gazetesinden Ayşe Arman’a verdiği röportajda bu sözlerinin arkasında durdu:

“Hile olabilir mi? Olabilir! Olmuş mudur? Olmuştur. Peki yüzde 50.1’e yüzde 50.06 gibi bir sonuç var mı ortada? Yok. Ortada kazanılmış bir seçim var. Rakibim -mutlu olalım, olmayalım- seçimi kazanmış. Bana diyorlar ki, “İnsanları sokaklara niye davet etmedin!” Neden edeyim? Etmem için ortada belgelenmiş bir hırsızlık olması lazım. Var mı? Yok! Partinin ıslak imzalı tutanakları var. Tutuyor mu? Tutuyor. Tekrar ediyorum, hırsızlık olmuş mudur? Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de olmuştur! Ama sonucu değiştirecek bir hırsızlık değil, bunu anlatmaya çalışıyorum. Ben bahane üretmem. Ben 15 milyon oy almışım, rakibim 25 milyon.”

İnce eşinin kaçırıldığı, kendisinin tehdit edildiği yönünde sosyal medyada yer alan iddiaları “deli saçması” olarak niteleyerek, o akşam Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmediğini net bir şekilde açıkladı.

Tezcan: Oy çalındı demek pek mümkün değil

CHP cephesinde seçim sürecinin ve seçim gecesinin bir diğer önemli ismi kuşkusuz CHP Sözcüsü Bülent Tezcan’dı. Seçim akşamı saat 19.15’te yaptığı ilk açıklamada Erdoğan’ın oyların %46’sını İnce’nin ise %40’ını aldığın söyledikten sonra saat 22.09’da yaptığı ikinci açıklamada “tabloya göre, seçimtura kalmış gözüküyor” diyen Tezcan, bugün Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’e yaptığı açıklamada saat 00.30’da son açıklamada kendi verilerinde seçimin bittiğini gördüklerini ifade etti.

Tezcan, “YSK ve ajansın verilerini, bize gelen verilerimizle de analiz ettik. Seçimin ikinci tura kalmadığını kendi sistemimizden de gördük. Meydanlarda müthiş bir gerilim vardı. ‘Kimse tahriklere kapılmasın’ uyarısında bulunduk. Çatışma olmaması için teyakkuz halindeydik. Önceki seçimlere göre oy çalındığı iddiaları da az. Gelen ıslak imzalı tutanaklara dayalı olarak sayım sonuçları topladık. Sayımdan kaynaklanan, sonucu etkileyecek bir rakam yok. Bizim topladığımız ıslak imzalı tutanaklarla YSK tutanakları örtüşüyor. ‘Oy çalındı’ demek pek mümkün değil” dedi.

Adıgüzel: Adil seçim platformu verileri, karşılaştırmalı sonuçlar ve müşahitlerin veri girişiyle ilgili raporlar hazırlıyoruz

CHP’nin Bilgi ve Teknolojiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel de İnce ve Tezcan’la aynı görüşte.

Seçim için 600 bin müşahit atadıklarını söyleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı, yaptıkları analizlerin seçim sonuçlarında anlamlı bir fark olmadığını belirtirken Adil Seçim Platformu’nun 19.45 ile 21.15 arasında sonuç açıklamamasını veri akışındaki sorunlara bağladı.

Amerika’nın Sesi’nin konuştuğu Adıgüzel, “O gece 12 itibariyle %80 sonucu topladık. Kendi iç takip sistemimiz de çalıştı. Verileri topladık. Adil Seçim Platformu’nun app’inde sorunlar yaşandı. Aslında saat 6.45’te veriler gelmeye başladı ancak doğu ve güneydoğudan gelen verilerde aksama yaşandı. Telefonla veri giren arkadaşlar sorun yaşadılar. Bu da bütün sistemi bir süre alabora etti. Ancak bizim tespit ettiğimiz bir saldırı olmadı. Okul sorumlularımızdan bize gelen verileri YSK’dan gelenlerle eşleştiriyoruz. Bununla ilgili bir rapor hazırlıyoruz. Ayrıca yine veri akışında yaşanan sorunlarla ilgili de rapor hazırlıyoruz. Bizim 188 bin sandıkta görevlendirdiğimiz müşahitlerin görevini yapıp yapmadıklarını da başka bir raporla ortaya koyacağız” dedi.

Adil Seçim Platformu’na sorulan sorular yanıt buldu mu?

Ancak CHP’li siyasetçilerden gelen bu açıklamalar muhalif kamuoyunda hala tatminkar bulunmuyor.

Seçimlerde müşahit olarak görev yapan Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği Başkanı Mehmet Şafak Sarı’nın “18.30 gibi tutanağın fotoğrafını çekerek ASP uygulamasıyla göndermeye çalıştım ancak 20.30’a kadar gönderemedim, benim okulumda sadece iki CHP’li de aplikasyon vardı, CHP’liler uygulamayı bilmiyorlardı, HDP’liler aplikasyonu yüklemedi” yorumları yanıt bulmuş değil.

Oya Özarslan: Ham datalar, ıslak imzalı tutanaklar açıklanmalı aksi taktirde muhalif kesim sandığa gitmeyebilir

Uluslararası Şeffaflık Derneği Başkanı Oya Özarslan ise daha büyük bir soruna işaret ediyor.

Amerika’nın Sesi’ne değerlendirmelerde bulunan Özarslan, “Komplo teorilerine şüpheyle yaklaşıyorum. Ama mesela MHP’nin oylarının arttığı doğu ve güneydoğudaki tutanakları görmek lazım. Herkesin kafasındaki soruların yanıt bulması için ham verilerinin, ıslak imzalı tutanakların CHP, HDP, Oy ve Ötesi, Adil Seçim Platformu tarafından açıklanması gerekir. Aksi taktirde bundan sonra insanlar yalnız sandığı tutmaktan değil sandığa gitmekten de vazgeçebilir. Üstelik önümüz yerel seçimler. Bu kuşkuların mutlaka giderilmesi gerekir” dedi. | Hilmi Hacaloğlu

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...