8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Mevlüt Çavuşoğlu: YPG Menbiç’ten çıkarılacak

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, YPG’nin Menbiç’ten çıkarılacağı yönünde açıklamada bulundu.

Almanya’da Solingen katliamının 25. Anma törenlerine katılan Bakan Çavuşoğlu, Ankara’ya dönüşte beraberindeki gazetecilere Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu. Çavuşoğlu’nun açıklamaları şu şekilde

“YPG BURADAN ÇIKARILACAK”

Washington’da yapılacak görüşmelerin ardından YPG’nin Menbiç’ten çekilmesine ilişkin yol haritasını Pompeo ile birlikte kamuoyuna açıklayacaklarını kaydeden Çavuşoğlu, “Bu yol haritasında somut adımlar var ve bunlar somut bir takvime bağlı. Somut adım: YPG buradan çıkarılacak. YPG’nin yerine yönetimde ve güvenlik kuvvetlerinde kimler yer alacak bunu da Türkiye ve ABD birlikte kararlaştıracaklar. ‘Yarısını sen, yarısını ben belirleyeyim’ diyebilirler. Hazırlık toplantısı ve uygulama safhası var. Uygulama safhası da öyle aylar filan değil,” dedi.

YPG ÇEKİLDİKTEN SONRA GÜVENLİK TEDBİRLERİNİ ALACAĞIZ

YPG’nin Menbiç’ten çekilmesine Türkiye’nin nezaret edeceğini ve bu süreci yerinde denetleyeceğini aktaran Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“YPG çekildikten sonra güvenliği ile ilgili tedbirleri biz alacağız; boşluk oluşmasın ve başka terör örgütleri girmesin diye. Burada kriter, buranın demografik yapısı. Yüzde 90’dan fazla Arapların yaşadığı bir bölge. Kürtler yüzde 2 ise yönetimde de yüzde 2’den fazla olmaz. Menbiç modelini başarıyla uyguladıktan sonra Suriye’nin kuzeyinin istikrara kavuşturulması için de bu adımların atılması. Menbiç modeli daha sonrası için de bir model olacak. Başka şehirlere de gideceğiz, örneğin Rakka. Aynı şekilde Kobani. Nüfusu ağırlıklı Kürt ise yönetimin de Kürtler’den oluşması doğal. PKK, Kürtleri de sürgüne gönderdi. O Kürtlerin geri dönmesi lazım.”

Bakan, Menbiç için atılacak bu adımın Türkiye-ABD arasındaki gerginliği bir nebze de olsun azaltacağını ve bundan sonra atılacak bazı başka adımların da temelini oluşturacağını bildirdi.

ABD KANDİL’LE YPG ARASINDAKİ BAĞI KOPARMAK İSTİYOR

Çavuşoğlu, bir soru üzerine, ABD’nin bundan sonraki süreçte YPG ile olası işbirliğini ne kadar ve nasıl sürdüreceğine ilişkin bir fikir ifade etmeyeceğini ancak kendisinin izleniminin “Kandil ve PKK bağlantılı olanları YPG’den çıkartmak istediği” olduğunu söyledi. Bakan şunları kaydetti:

“Benim edindiğim izlenim, Kandil ve PKK bağlantılı olanları buradan çıkarmak istiyor. YPG ile Kandil arasında bağı koparmak istiyor. YPG ayrılacak nereye gidecek. Çöllere mi gidecek? Ne kadarına silah bıraktırıp normal hayata döndürecekler, bunların detayı önemli. İstihbarat, asker bunların detayını görüşüyorlar. Daha önce bir heyet geldi bizimkilerle görüştüler. Genelkurmay başkanlarımız bir araya geldiler. Uygulama safhasını gözetecekler.

BÜYÜKELÇİMİZ ABD’YE DÖNECEK

Dışişleri Bakanı, ABD’nin İsrail’deki elçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşımasının ardından Türkiye’nin istişarelerde bulunmak üzere çağırdığı ABD Büyükelçisi Serdar Kılıç’ın da 4 Haziran görüşmesi öncesi görevinin başına döneceğini açıkladı. Büyükelçi Kılıç’ın bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşeceğini aktaran Çavuşoğlu, “Benim ziyaretimde büyükelçinin orada olması önemli. Bir an önce gidip de 4 Haziran görüşmesine dönük hazırlıkları yapması önemli,” dedi.

F-35 TESLİMİNDE ENGEL GÖRMÜYORUM

Çavuşoğlu, son dönemde ABD Kongresi’nde Papaz Brunson’un tutukluğunun devam etmesi ve Rusya’dan alınmakta olan S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye teslim edilmesini engelleme girişimlerine ilişkin soruları da yanıtladı.

Bu uçakların teslimi konusunda “Benim şahsen bir endişem yok” diyen, Çavuşoğlu, “Çünkü bu, paraları ödenmiş, kapsamlı bir anlaşma. İçinde parça üretimi de var. Bugüne kadar taksitlerimizi ödemişiz. Bu anlaşma, S-400 veya başka bir konuya bağlı değil. ‘Benim canım sıkıldı, oynamıyorum’ diyeceği bir anlaşma da değil. Hukuki yükümlülükleri de var,” bilgisini verdi.

F-35’DE SON SÖZ ABD YÖNETİMİNDE

Bakan Çavuşoğlu, şu ana kadar ABD hükümetinden “vermiyoruz” gibi bir baskının gelmediğini belirterek, şunları kaydetti:

“Biz NATO üyesiyiz, önemli bir üyesiyiz. Tüm bu alımlarımızı da müttefiklerimizden yapmak isteriz. Müttefiklerimiz de keyfi engeller çıkarmamalı. Savsaklamamalı. İhtiyacım varsa bir yerden karşılayamazsam mutlaka acil ihtiyacımı bir yerden karşılarım. Ama ben bir engel, problem çıkacağını düşünmüyorum. Kongrenin aldığı bazı yaptırım kararlarında, büyük bir bölümünde yönetime bir yetki payı bırakıyor. Sadece Rusya’ya yaptırım konusundan yetki hakkı bırakmadı. Ama büyük çoğunluğunda son kararı yönetim veriyor.”

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...