29 Ekim 2026
17.3 C
İstanbul

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ile ilgili “Kendisi partimize başvurarak ‘üyeliğimi askıya alın’ dedi. Siyasi Partiler Kanunu’nda üyeliği askıya almak diye bir şey yok, o istifa olarak değerlendiriliyor. Biz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bugün bildirimini yaptık ve üyeliği bitti, partimizle bir bağı yok” dedi.

Sözcü TV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Özel, fon soruşturmasını iktidar içindeki 2-3 kutbun birbiriyle hesaplaşması olarak değerlendirdi.

Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül’e ilişkin iddiaların hatırlatılması üzerine Özel, şunları kaydetti:

“Pazartesi günü kendisini davet ettim, odamda konuştuk. Kendisine bu meselenin hem kendisini sürekli tartıştırdığını, hem partiye zarar verdiğini ama bir disiplin işlemi uygulamak için kendisinin bunu değerlendirmesinin doğru olacağını ifade etmiştim. Partideki diğer yönetici arkadaşlarımız da bu konuları kendileriyle görüştüler. Kendisi partimize başvurarak ‘üyeliğimi askıya alın’ dedi. Siyasi Partiler Kanunu’nda üyeliği askıya almak diye bir şey yok, o istifa olarak değerlendiriliyor. Biz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bugün bildirimini yaptık ve üyeliği bitti, partimizle bir bağı yok. Ama o soruşturmadaki gizlilik ortadan kalkıp gerçekler ortaya çıktığında, esas olarak bir şey söylenebilir. Bu vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız, en sevdikleri de savunamaz”

Erken seçime yönelik soruyu Özel, “Bugünlerde bize somut bir erken seçim tarihiyle gelirlerse toplarız hemen PM’yi, toplarız milletvekili grubunu, bir karar verir, ilan ederiz. Ama şu anda ben Erdoğan’ın adaylığının önünü açacak bir erken seçime ‘evet’ demem” şeklinde yanıtladı.

Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde olası bir başkanvekili seçiminde CHP ile ittifak yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine, “İBB’de İstanbul’un iradesi Ekrem İmamoğlu’dur. O içeride, Ekrem İmamoğlu ile seçilmiş belediye meclis grubundan bir tanesinin görevi yapması lazım. O gün geldiğinde ne olacağını bugünden söyleyemem. Elimizden gelen her şeyle bu darbeye karşı mücadele ederiz, direniriz” değerlendirmesinde bulundu.

İzmir’le ilgili soru üzerine Özel, “Geçmişten beri birikmiş bir öfkesi var, ‘bizi çantada keklik görüyorsunuz’ diyorlar. Bu yüzden İzmir’i çok kırdık, önümüzdeki dönem hem milletvekilliği sürecinde, geçmişte İzmir’e yapılmış bütün haksızlıkları telafi ederek hem de yerel yönetim adaylarının belirlenmesi sürecinde, neyi yapmazsınız diyorsunuz ya Cemil Tugay’ı yapmam, en büyük pişmanlığım” ifadesini kullandı.

“Burnundan fitil fitil getirmezsem namussuzum”

“Burnundan fitil fitil getirmezsem namussuzum dediniz, tehdit olarak algılandı” sözünün hatırlatılması üzerine Özel, “Tehdit değil, kararlılık ifadesi” açıklamasını yaptı.

Özel, “Yeni Parti ivme mi kaybetti?” sorusu üzerine, “Ben kendimde bir enerji kaybı hissetmiyorum. Benim de kötü olmaya, yorulmaya hakkım yok” dedi.

“Mansur Başkan konusunda benim herhangi bir şüphem yok”

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile görüşmesine ilişkin soru hakkında Özel, şu değerlendirmede bulundu:

“Mansur Başkan Cumhurbaşkanı’na gitmeden önce hem Murat Kurum’la görüşmüştü, Cumhurbaşkanı’na gitme meselesini de söylemişti. Cumhurbaşkanı’na gittikten sonra aslında cümleler arasında vardı. Cumhurbaşkanı da Mansur Başkan’a ‘çalışın’ demiş. Murat Kurum’la birlikte bir şey yapılacak. Bundan daha doğal bir şey yok. Haberim var, şaşılacak bir durum yok. Bugün de gördüm yine, ne yapsın, gizli mi görüşsün? Görüştüğünü kendi paylaşıyor. Hadi acaba AK Parti’ye mi geçecek linç falan. Mansur Başkan konusunda benim herhangi bir şüphem yok. Sürekli diyalog halindeyiz. Aramızda en ufak bir sorunumuz yok”

Aday mı?

Özel, “Hala aday adayı mı sizin adınıza?” sorusuna, “Benim adıma öyle. Geçen sefer bizim adayımızın ilan edildiği güne gidelim. O gün bir sürpriz yapıp Mansur Yavaş desek bugün Türkiye bambaşka bir yerdeydi. O gün bir sürpriz yapıp Ekrem İmamoğlu desek bugün Türkiye bambaşka bir yerdeydi. Mansur Bey ne diyor? ‘Ben belediye başkan adayıyım, görevimin başındayım, görevimi yapacağım, günü gelmeden de bunu konuşmayacağım.’ diyor. Bu son derece bence saygıyla karşılanması gereken bir durum. Zorla da tutup adamı ikide bir ‘Aday mısın?’ demeye gerek yok. ‘Ben işimi iyi yapayım, günü geldiğinde bunu değerlendireyim.’ diyor. Mansur Yavaş kimsenin ihmal edemeyeceği, Türkiye için önemli bir seçenektir. Bizim adayımız şu anda Ekrem İmamoğlu. Benim de oyum var, Mansur Başkan’ın da oyu var” yanıtını verdi.

“Son birkaç gündür sizin cumhurbaşkanlığı adaylığınızı açıklamaya hazırlandığınız” sözü üzerine Özel, “O külliyen yalan” dedi.

Özgür Özel, “Biz Ekrem Başkan’la birbirimize cezaevi süreciyle birlikte kardeşliği aşan bir hukukla bağlıyız. Bunu en çok da Ekrem Başkan ifade ediyor. Ekrem İmamoğlu ile aramda bugüne kadar sıfır sorun oldu. Şu anda da aramızdaki ilişki birbirimizi özlemek, sevmek, birbirimize destek olmak ve birbirimizden razı olmanın ötesinde hiçbir duygu yok aramızda” şeklinde konuştu.

Ne olmuştu?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma dosyasında, Yeni Parti Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün eski yakın koruması Beşir Ömer Demir’in savcılıkta verdiği ifadenin detayları ortaya çıktı. Gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Demir, şikayetçi sıfatıyla verdiği ifadesinde ağır suçlamalarda bulundu.

3 yıl boyunca cinsel saldırı iddiası

Mağdur sıfatıyla ifade veren Beşir Ömer Demir, 2021 yılından bu yana İstanbul ve Ankara’daki konutlarda Mustafa Sarıgül tarafından defalarca cinsel saldırıya maruz bırakıldığını ileri sürdü. Ailesinin geçimini sağlamak zorunda olduğu ve can güvenliğinden endişe ettiği için uzun süre şikayetçi olamadığını belirten Demir, durumun hukuki boyut kazanmasını engelleyen faktörleri paylaştı.

Şantaj protokolü ve para iddiası

İfade metnine göre Demir, basına da yansıyan gizli kamera görüntülerinin sızmasının ardından Sarıgül’ün avukatları tarafından kendisine ulaşıldığını aktardı. Geleceği için 150 bin dolar ödeme yapıldığını öne süren koruma, aynı zamanda Sarıgül hakkında konuşması durumunda 100 bin Euro cezai şart ödemesini öngören bir susma taahhütnamesi imzalatıldığını iddia etti.

Şoför neden ifade verdi ve sürece nasıl dahil oldu?

Kamuoyunda merak konusu olan şoför Turgut Alkan’ın yasal sürece dahil olması ve ev hapsi cezası alması, olay anına ait gizli kamera görüntülerinin kayda alınması ve sızdırılması suçlamasından kaynaklanıyor.

Eski koruma Demir ifadesinde, Sarıgül ile cinsel ilişkisine ait olduğu iddia edilen gizli video kayıtlarının, o dönem evde çalışan Özbekistan uyruklu temizlikçi F. ve şoför Turgut Alkan tarafından planlı bir şekilde kaydedildiğini belirtti. Görüntülerin şoför Turgut Alkan üzerinden üçüncü şahıslara geçtiği ve maddi kazanç amacıyla satılmaya çalışıldığı yönündeki iddialar neticesinde, şoför hakkında “özel hayatın gizliliğini ihlal”, “şantaj” ve “yasa dışı kayıt yapma” suçlamalarıyla yasal işlem başlatıldı ve mahkemece ev hapsi kararı verildi.

Sarıgül iddiaları reddetti

Hakkındaki suçlamaları kesin bir dille reddeden Mustafa Sarıgül, yaptığı yazılı açıklamada iddiaların tamamen asılsız olduğunu ve şahsına yönelik bir kumpas kurulduğunu savundu. Sarıgül, soruşturmanın selameti ve partisinin yıpranmaması adına soruşturma tamamlanıncaya kadar Yeni Parti üyeliğinin askıya alınması için yetkili kurullara başvurduğunu açıkladı. Olayla ilgili çok yönlü soruşturma devam ediyor.

Haber metnine dokunulmazlığın kaldırılması sürecine dair hukuki detayları veya dosyadaki diğer şüphelilerin durumunu eklemek ister misiniz?

Son Haberler

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Jülide Kural, Kadir İnanır’ın mirasını ilk kez açıkladı

Kadir İnanır'ın hayat arkadaşı, sanatçı Jülide Kural, İnanır'ın mirasına...

Trump iddia: Netanyahu’ya verdiğim destek seçimde dengeleri değiştirdi

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’deki parlamento seçimlerinde Başbakan Binyamin...

Ali Falih Zeydi, Şam’a gidiyor

Irak Başbakanı Ali Falih Zeydi, bölgesel gerilimi düşürme ve...

Kürtlere yönelil saldırıya ABD’den tepki

ABD Dışişleri Bakanlığı, Girê Spî’ye dönen Kürt ailelere yönelik...

İsrail’de seçim: Partiler meclis çoğunluğunu sağlayamıyor

İsrail'de 27 Ekim Salı günü yapılan parlamento seçimlerinde sandık...

Ürdün Suriye’nin güneyini vurdu: İki ülkeden farklı açıklama

Suriye'nin güneyindeki Dera ilinde, Ürdün tarafından düzenlenen hava saldırılarına...

Türkiye Gündemi

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...

Halk TV nasıl kuruldu, CHP’yle ilişkileri nasıldı, yayın sürecinde neler yaşandı?

Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis operasyonu...

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Bakırhan: Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun çalışması tarihi öneme sahiptir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup...