ABD’nin Gazze’yi yeniden inşa edeceğini ve burada yaşayan Filistinlileri bölge ülkelerine yerleştireceğini söyleyen ABD Başkanı Donald Trump, tepkilere rağmen geri adım atmadı. Trump, Gazze’deki çatışmalı sürecin sona ermesiyle İsrail’in bölgeyi “ABD’ye devredeceğini” kaydetti.
Trump 4 Şubat’ta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı basın toplantısında ABD’nin Gazze’de “yönetimi devralacağını”, burada yaşayanların başka bir yere yerleşmesi gerektiğini söylemişti.
Uluslararası kamuoyuna sürpriz olan bu çıkışla ilgili son açıklamasını 6 Şubat’ta sosyal medya hesabından yapan Trump, benzer ifadeleri tekrarladı.
ABD Başkanı, “Filistinlilerin bölgedeki güvenli ve güzel mahallelerde, yeni ve modern evlere yerleştirilebileceğini” ifade etti ancak ülke adı vermedi.
Trump, İsrail’in Gazze Şeridi’ni inşaat için “ABD’ye devredeceğini” belirtti.
Filistinlilerin “mutlu, güvende ve özgür” olmak için bir şanslarının olacağını savunan Trump, “Bu şekilde ABD askerlerine de gerek olmaz” dedi.
ABD Başkanı Trump 4 Şubat’taki ilk açıklamasında asker gönderme olasılığından da söz etmiş ve ayrıca “kalıcı” yer değiştirme ifadesini de kullanmıştı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in ise teklif edilenin, inşaat sırasında “geçici olarak” başka bir yere yerleştirilmeleri olduğunu savundu.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz da orduya, isteyen tüm Gazzelilerin bölgeyi terk etmesine olanak sağlayacak bir plan geliştirmeyi emretti. Katz, “İsrail’in Hamas’a karşı savaşını eleştiren ülkeler bu kişileri almakla yükümlü” dedi.
Hamas’ın İsrail’e yönelik 7 Ekim 2023’te gerçekleştirdiği saldırıda yaklaşık 1200 kişi hayatını kaybetmişti.
İsrail, Gazze’ye yönelik karadan ve havadan büyük bir operasyon başlatmış, Gazze genelinde büyük bir yıkıma neden olan bu saldırılarda yaklaşık 46 bin 600 kişi hayatını kaybetmişti.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yaptırım
Trump’ın Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (ICC) yaptırım içeren bir kararname imzaladı.
ICC’yi “Amerika ve yakın müttefiki İsrail’i hedef alan gayrimeşru ve temelsiz eylemlerle” suçlayan Trump, ABD vatandaşları veya müttefikleri hakkındaki soruşturmalara yardım eden bireyler ve aileleri hakkında maddi yaptırımlar ve vize kısıtlamaları içeriyor.
Yaptırım kararı, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin geçen yıl (ICC), İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Hamas lideri Muhammed Deyf hakkında tutuklama emri çıkarmasına dayanıyor.
Demokrat Senatörler geçen hafta ICC’ye yaptırım öngören bir teklifi reddetmişti.
Trump ilk başkanlık döneminde de ICC’ye yönelik yaptırım kararı almıştı. 2020’nin Temmuz ayında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Afganistan’da ABD güçlerinin savaş suçu işleyip işlemediğini soruşturmasının ardından yaptırım uygulanmıştı.
Trump yönetimi o dönem ICC’yi, ABD’nin milli egemenliğini ihlal etmekle suçlamış, ICC’ye bu soruşturmada destek verecek herkesi de “yaptırım riski almakla” tehdit etmişti.
O dönem bir açıklama yapan ICC de “mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığını zedeleme girişimlerinden üzüntü duyduklarını” açıklamıştı.



