8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Trump ABD’nin Gazze’yi ‘devralacağını’, Gazzelilerin kalıcı olarak başka bir yere yerleşmesi gerektiğini söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı basın toplantısında ABD’nin Gazze’de “yönetimi devralacağını” Gazzelilerin Gazze’yi terk edip başka bir yere yerleşmesi gerektiğini söyledi.

Gazze’nin onyıllardır bir “ölüm ve yıkım sembolü” olduğunu ve bugün “bir yıkım sahasına” benzediğini söyleyen Trump, Gazzelilerin şu an başka bir alternatifleri olmadığı için orada kaldığını öne sürdü:

“Gazze şeyi bugüne kadar işlemedi. Gazze konusunda diğerlerinden daha farklı düşünüyorum.

“İyi, yeni, güzel bir toprak parçası almalılar ve bazı kişiler de onun inşası, güzel ve yerleşilebilir olması için para vermeli.

“Başka bir yere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Daha güzel bir yere insanları kalıcı olarak yerleştirebiliriz.”

Batı Şeria’daki Filistin Yönetimi’nin BM Büyükelçisi Riyad Mansur ise bu açıklamalar hakkında “Filistinlileri ‘güzel bir yere’ göndermek isteyenler, onların evlerine dönmesine izin vermeniz yeter” dedi.

Trump: Gerekirse Gazze’ye asker göndereceğiz, eski düzene dönemeyiz

Trump Gazze Şeridi’nin kontrolünü ABD’nin devralacağını ve patlamamış bombaları kaldırıp bölgeyi yeniden inşa edebileceğini de ekledi:

“ABD Gazze Şeridi’ni devralacak ve çalışacak. (Gazze’yi) sahipleneceğiz, patlamamış bombaları ve silahları imha edeceğiz, mekanı dümdüz edip enkazlardan kurtulacağız. Ekonomik kalkınma yaratıp sınırsız sayıda iş ve barınma imkanı sunacağız.

“(Eski düzene) Geri dönemeyiz. Geri dönersek 100 yıldır olan şey tekrar edecek.”

Trump Gazze’ye asker gönderip göndermeyecekleri sorusuna ise “Ne gerekiyorsa onu yapacağız. Bu gerekiyorsa, bunu da yaparız” diye yanıt verdi:

“Orayı devralacağız, kalkındıracağız ve (Gazze) Orta Doğu’nun gurur duyacağı bir yer olacak.”

Konuyu aylardır incelemekte olduğunu belirten Trump, “Uzun vadeli bir sahiplik öngörüyorum ve bu Orta Doğu’nun o kısmına, belki de tüm Orta Doğu’ya istikrar getirecek” dedi ve herkesin bu fikri çok sevdiğini söyledi.

Trump Suudi Arabistan hükümetinin bir Filistin devleti yaratılması için bastırmadığını da öne sürdü ve Filistinlilerin altı farklı ülkeye yerleştirilebileceğini ekledi.

Basın toplantısından kısa bir süre sonra bir açıklama yayımlayan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı ise, uluslararası tanınırlığı olan bir Filistin Devleti kurulmadığı müddetçe İsrail ile ilişkilerinin normalleşmeyeceğini söyledi.

Bunun bir pazarlık konusu olamayacağını belirten bakanlık, kalıcı barış için “Filistinlilerin devlet kurmaya yönelik meşru hakkının” tanınması gerektiğini ekledi.

Gazze’ye geri dönmek isteyen olacağını sanmadığını söyleyen Trump, “Orası cehenneme döndü” dedi ve Gazze’ye geri dönüşlerinin tekrar şiddete yol açacağını savundu:

“Gazze, ölmelerinin garantisi olacaktır.”

Gazze’den kaç kişinin başka bir yere yerleştirilmesi gerektiğini sorusuna ise “tamamı” diye yanıt verdi.

Gazze’de yaklaşık 2 milyon kişi yaşıyor.

Bir Hamas yetkilisi ise bunun bir kaos yaratacağını söyledi. Hamas yöneticisi Izzat al-Rishq “Gazze’deki halkımız 15 ay süren bombardımana rağmen yerinden edilme planlarını boşa çıkardı. Yurtlarından koparılma planlarını kabul etmeyeceklerdir” dedi.

Trump: Gazze Orta Doğu’nun Riviera’sı olabilir

Öte yandan Trump, Gazzelilerin Gazze Şeridi’ni terk etmek istememesi durumunda nasıl çıkarılacakları hakkında bir bilgi paylaşmadı.

İsrail-Filistin sorununun çözümünün tek devletli mi, çift devletli mi olması gerektiği sorusuna net bir cevap vermeyen Trump, ABD Gazze’yi yeniden inşa ettikten sonra orada kimin yaşayacağı sorusuna da “Orada yaşayanlar. Dünyanın insanları” diye yanıt verdi.

Muhabirin “Buna Filistinliler de dahil mi” sorusunu ise “Şirin olmak istemiyorum. Ukala olmak istemiyorum. Ama burası Orta Doğu’nun Riviera’sı olabilir” dedi.

Trump Gazze’yi ziyaret ihtimali sorulduğunda ise “İsrail’e aşığım. Oraya gideceğim ve Gazze’ye gideceğim ve Suudi Arabistan’a gideceğim ve Orta Doğu’nun dört bir yanındaki her yere gideceğim. Orta Doğu inanılmaz, çok canlı bir yer – müthiş insanların yaşadığı çok güzel yerlerden yalnızca biri. Her yere davet ediliyorum ama bazılarına gideceğim” dedi.

Trump basın toplantısını sonlandırırken Ürdün ve Mısır liderlerinin Filistinlilere toprak vereceğini öne sürdü. Fakat bu iki ülkenin lideri de daha önce pek çok kere Filistinlileri kabul etmeyeceklerini açıklamıştı.

Netanyahu: İsrail’in Beyaz Saray’daki en büyük dostusunuz

Donald Trump’ı yeni döneminde ziyaret eden ilk yabancı lider olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise konuşmasında Trump’ı “İsrail’in Beyaz Saray’da bugüne kadarki en büyük dostusunuz” diye övdü, “Bu ziyaret Yahudi devleti ve Yahudi halkına desteğinizin bir simgesi” dedi.

Trump’ın iki hafta içinde, İsrail’in de çıkarlarına olan icraatlarını sayan Netanyahu “Bunlar sadece iki haftada oldu, bir de dört yılda olacakları hayal edebilir misiniz?”

Netanyahu, Trump’ın Gazze için farklı bir gelecek hayal ettiğini ve bunun da “tarihin akışını değiştirebileceğini” söyledi.

“İsrail savaşı zaferle sonlandıracak” diyen Netanyahu, bunun ABD için de bir zafer olacağını belirtti.

Uluslararası Ceza Mahkemesi Kasım ayında Netanyahu hakkında yakalama kararı çıkarmıştı. Fakat ABD bu mahkemeyi tanıyan ülkeler arasında değil.

paylaşımda “Aklını yitirmiş” dedi ve ekledi:

“Size bir haberim var: Gazze’yi devralmıyoruz. Fakat medya ve medyada konuşan zengin tabaka birkaç gün buna odaklanacak, böylece Trump herkesin dikkatinin esas hikayeden uzaklaşmasını sağlayacak: Milyarderlerin hükümeti ele geçirip sıradan halkı soyması.”

California’dan Temsilciler Meclisi Üyesi Eric Swalwell ise “ABD Gazze’yi işgal mi edecekmiş? Sonu gelmeyen savaşlara girmeme sözü verilmişti. Ama yanlış saymıyorsam Grönland, Kanada, Panama Kanalı ve şimdi de Gazze’yi işgal ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Kongre’nin tek Filistinli Amerikalı üyesi Rashida Tlaib ise Trump’ı “Açıkça etnik temizlik çağrısı yapmakla” suçladı, “Amerikalı işçilerin federal fonlara erişimini keserken İsrail hükümetini fonlamaya devam ediyor” dedi.

‘Doğaçlama konuşuyor’

ABD merkezli düşünce kuruluşu Middle East Institute’ta (Orta Doğu Enstitüsü) kıdemli ABD dış politikası analisti olan Brian Katulis, Trump’ın “doğaçlama konuştuğu” ve Gazze’yi devralmak için gerçek bir planı olmadığı görüşünde.

Reuters’a konuşan Katulis “Bir plan varsa bile bu günümüz Orta Doğusu’nun gerçekliğinden kopuk ve kesinlikle Filistinlilerle veya Mısır ile Ürdün gibi komşu ülkelerle konuşulmadan hazırlanmış” dedi.

Katılis Trump’ın provokatif açıklamalarla dikkati üzerine çekmeyi hedeflediğini, ilk döneminde de benzer açıklamalar yaptığını söyledi:

“Sorun şu ki, hiçbir problemi çözmüyor. Gülünç açıklamalarına enerji ve vakit ayırıyoruz fakat bu Filistinliler veya İsrailliler için yeni bir durum yaratmıyor.”

BBC Türkçe, iznews

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...