8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Ahmed eş-Şera yeni Suriye’nin yol haritasını açıkladı: Anayasa, çeşitlilik, toprak bütünlüğü

Suriye’de Aralık 2024’te Beşar Esad yönetimini devirip Şam’ı ele geçiren İslamcı örgüt Heyet Tahrir eş-Şam’ın (HTŞ) lideri Ahmed eş-Şera, ülkenin geçiş dönemi devlet başkanı olarak atandıktan sonra ilk konuşmasını yaptı.

Eş-Şera, Şam’da 29 Ocak’ta kapalı kapılar ardında düzenlenen “zafer konferansı”na hitap etti.

Konuşma 30 Ocak’ta televizyonda da yayınlandı.

Üst düzey askeri komutanların katıldığı konferansın ardından eş-Şera’nın “Suriye Arap Cumhuriyeti Başkanlığı” adlı Telegram sayfasından yapılan yazılı açıklamada anayasanın askıya alındığı ve Suriye’de parlamento, ordu, güvenlik kurumları ve silahlı grupların feshedildiği duyuruldu.

Açıklamada Esad yönetiminin Baas Partisi’nin dağıtıldığı ve farklı isimlerle yeniden kurulmasının yasaklandığı söylendi.

Ayrıca 8 Aralık günü “devrimin zaferini” kutlamak için milli bayram ilan edildi.

Ulusal diyalog konferansı’

Eş-Şera, konuşmasında Suriye’deki güç boşluğunun “meşru ve hukuki biçimde” doldurulması gerektiğini vurguladı.

HTŞ lideri, bu uğurda parlamentonun feshedilmesinin ardından ülke seçime gidinceye kadar geçici bir yasama konseyi kurulacağını duyurdu.

Eş-Şera Suriye’nin siyasi geleceğinin masaya yatırılacağı “ulusal diyalog konferansı” için çalışma yürütecek bir komisyonun ilerleyen günlerde kurulacağını söyledi.

Bahsi geçen konferansın Ocak ayı başında yapılacağı duyurulmuş, ancak Şam hazırlıkların tamamlanmamasını gerekçe göstererek sürecin ertelendiğini açıklamıştı.

Suriye basınına yansıyan haberlere göre konferansta Suriye’nin farklı dini, etnik, coğrafi ve siyasi kesimlerinden en az 1200 delegenin bir araya gelmesi hedefleniyor.

HTŞ lideri bunların ardından yeni bir anayasa hazırlanması sürecinin başlayacağı mesajını da verdi.

Eş-Şera, daha önceki demeçlerinde yeni anayasının hazırlanmasının dört yılı bulabileceğini söylemişti.

‘Suriye’nin çeşitliliğini yansıtan seçimler’

Suriye Arap Haber Ajansı’nın Türkçe sosyal medya sayfasından yaptığı paylaşıma göre Eş-Şera, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Suriye’nin erkekleri, kadınları ve gençlerinin çeşitliliğini yansıtan, özgür ve adil seçim aşamasına gelene kadar yeni Suriye’nin kurumlarını inşa etme çalışmalarını üstlenecek kapsamlı bir geçiş hükümeti kurmak için çalışacağız.”

HTŞ lideri, geçiş hükümetinin “medeni barışı korumaya” ve “intikam eylemlerini engellemeye” gayret edeceği vurgusunu yaptı.

Siyasetçi ayrıca ülkede güvenliğin tesisi için başta askeri, güvenlik ve asayiş alanlarında yeni devlet kurumlarının oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

Eş-Şera, ekonomik kalkınma ve “insan kaynaklarının ve tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinin” yeniden inşası için adımlar atılacağını söyledi.

Suriye’nin “ulusal ve bölgesel statüsünü geri kazanmayı” hedeflediğini vurgulayan lider, “kardeşlik, saygı, egemenlik ve ortak çıkarlar temelinde” dış ilişkiler tesis edeceklerini duyurdu.

Toprak bütünlüğü vurgusu

Eş-Şera, hitabında Suriye’deki tüm silahlı grupların feshedileceğini ve yeni kurulacak devlet kurumlarına entegre edileceklerini söyledi.

HTŞ’nin liderlik ettiği Askeri Operasyonlar Komutanlığı sözcüsü Hasan Abdulgani de 29 Ocak’ta “tüm silahlı askeri grupların ve siyasi ve sivil devrimci oluşumların” feshedileceğini duyurmuştu.

Geçiş hükümeti başkanı Eş-Şera, yönetiminin önceliğinin Suriye’nin toprak bütünlüğünün “tek bir makam altında” korunması olacağını ifade etti.

Resmi açıklamalarda ya da Eş-Şera’nın konuşmasında spesifik olarak HTŞ’nin dağıtılıp dağıtılmayacağına dair bir ifade yer almadı.

Benzer şekilde Suriye geçici yönetimi makamlarından yapılan açıklamalarda “tüm silahlı grupların dağıtılacağı” söylense de ülkenin kuzeydoğusunu kontrol eden Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve benzer grupların silah bırakıp bırakmayacağı bilinmiyor.

SDG komutanı Mazlum Abdi 28 Ocak’ta SDG’ye yakınlığıyla bilinen Hawar Haber Ajansı’na (ANHA) verdiği demeçte HTŞ ile “temel noktalarda görüş ayrılığı olmadığını” belirtmiş, Suriye’de tek ordu olması ve SDF’nin bunun parçası olması konusunda anlaştıklarını duyurmuştu.

Abdi, SDG’nin Suriye’de düzenlenmesi planlanan ulusal diyalog kongresi ve geçiş hükümetine dahil olmak için çalışma yürüttüklerini de söylemişti.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...