8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

ABD’li analist Wallace: Fransa SDG’ye İHA verdi

Amerikalı siyasi analist ve araştırmacı David Wallace, Fransa’nın Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) İHA gönderdiğini belirtti. “Suriye Kürtleri barışı hak ediyor” diyen Wallance ayrıca, Trump’ın yeniden iktidara gelmesiyle birlikte ABD’nin gücünü tekrar dünyaya göstereceğini söyledi.

Erbil merkezli Rudaw TV’de Dildar Herki’nin sunduğu “Nû Roj” programına konuk olan Amerikalı siyasi analist ve araştırmacı David Wallace, Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ve Donald Trump’ın göreve gelmesi ile ABD’nin bölgeye yönelik politikalarında yaşanacak olası değişimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gazze’de on binlerce Filistinlinin ölümüne neden olan 15 aylık çatışmaların ardından İsrail ve Hamas arasında ateşkes sağlandı. Ateşkesin 19 Ocak’ta başlayacağı açıklandı.

Wallace, “Ateşkes anlaşması Başkan Trump’ın, eğer Hamas rehineleri serbest bırakmazsa, ABD’nin bölgeyi cehenneme çevireceği yönündeki net mesajından sonra geldi” dedi.

Başkan Trump’ın açıklamalarının ardından Hamas liderlerinin bu mesajı aldığını dile getiren Wallace, ancak sonuçların takip edilmesi gerektiğini söyledi.

“Anlaşmaya uymaz ise Hamas’ı kötü sonuçlar bekliyor”

Hamas ile İsrail arasındaki muhtemel anlaşma her biri 42 gün olan 3 aşamadan oluşuyor.

Wallace, ilk aşamada Hamas’ın elindeki 93 rehinenin 34’ünün canlı veya ölü barış anlaşması çerçevesinde teslim edileceğini vurguladı.

İsrail de her esir askere karşı 30’u müebbet hapis cezasına çarptırılmış olmak üzere 50 Filistinli esiri serbest bırakacak.

Wallace, “Ancak anlaşmayı uygulamaması durumunda Hamas’ı kötü sonuçlar bekliyor” dedi.

“ABD artık bölgenin polisi değil”

Wallace, Trump’ın bölgede güç politikaları uygulayacağını belirterek, “ABD, güçlü bir başkana sahip olmalı ve Amerika’nın artık dünyanın polisi olmak istemediğini ve yalnızca dünya liderleriyle güçlü bir pozisyonda konuşacağını açıkça belirtmeli. Eğer düşmanlar barış istiyorsa, Amerika da barış ister” yorumunu yaptı.

ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump 20 Ocak’ta Washinton’da yemin ederek resmen göreve başlayacak.

“İran’ı durdurmak lazım”

David Wallace, İran’ı “ekonomik kaynaklarının tüketileceği” ve “saldırgan eylemlerine” izin verilmeyeceği konusunda uyardı.

Walance, “İran ekonomik olarak hala güçlü ve hala bankalarda çok fazla serveti var. İran’a yönelik yaptırımların yeniden yürürlüğe girmesi bizim için önemli, çünkü bu varlıkların hiçbirinin kötü amaçlar için kullanılmaması gerekiyor. Bunun Ortadoğu’da veya dünyanın herhangi bir ülkesinde kötü bir durum yaratmamasını sağlamak istiyoruz. Çünkü bu servet ile dünyadaki birçok terör örgütünü destekliyor ve biz bunu biliyoruz. Onları durdurmalı ve ekonomik olarak kurutmalıyız” şeklinde konuştu.

“Irak’ta güçlerimize saldırı yapılmasına izin verilmeyecek”

Amerikalı analist, Irak’taki Şii Heşdi Şabi’yi ABD güçlerine saldırmamaları konusunda uyardı.

Wallance, “ABD, Irak’taki güçlerine yönelik saldırıları artık kabul etmeyecek ve bu eylemleri affetmeyecektir. ABD güçleri kutsal ve önemlidir. İster Ayn el-Esad’da ister başka bir üste olsunlar, Iraklıların ve Kürtlerin güvenliğini koruyacaklar ve kendilerine yönelik saldırılara yol vermeyecekler” ifadelerini kullandı.

“Suriye Kürtleri barışı hak ediyor”

David Wallace, “ABD İsrailli rehinelere verdiği önemi Suriyeli Kürtlere de veriyor mu?” şeklindeki soru üzerine şu sözleri sarf etti:

“Suriye’de Kürtlerin Türkiye’ye karşı direndiğini görmek çok ilginç. Onları kutluyorum, cesurca savaşıyorlar. Buradan bölgeye insansız hava aracı veren müttefiğimiz Fransa’ya teşekkür etmek istiyorum. Suriye Kürtleri barışı hak ediyor ve bunca yılın ardından barış içinde yaşamalıdırlar. Başkan Trump ve danışmanlarının Kürtleri güçlü bir şekilde destekleyeceğinden eminim. Sanırım şimdi de Suriye’de Kürtler barış içinde yaşayabilsinler diye Türkiye ile diyalog ve koordinasyon halindeler. IŞİD’in yeniden güçlenmesine izin verilmemelidir.”

Heyet Tahrir eş-Şam’ı kasteden Wallance, “Suriye’de Beşar Esad rejiminin ardından ortaya çıkanların bildikleri gibi hareket etmelerine izin verilmemeli. Biz onların geçmişini biliyoruz. Biz onların kedi olduklarını ve kendilerini değiştiremeyeceklerini biliyoruz. Şimdi Şam’da olanların Kürt müttefiklerimize karşı herhangi bir eylem içinde olmasına müsaade edilmemeli” dedi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...