8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

AKP’ye yakın gazeteci Abdulkadir Selvi: Erdoğan milletvekillerine ‘Öcalan’a ev hapsi ya da af yok’ demiş

Abdülkadir Selvi söz konusu bilgiyi AK Parti kulislerine dayandırdı.

Selvi’nin yazısına göre AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün bir grup AK Parti milletvekili ile kahvaltıda bir araya geldi.

Erdoğan’ın kahvaltıda milletvekillerine “Öcalan’a ev hapsi yok, af da yok. Bunu kamuoyuyla paylaşın” şeklinde talimat verdiği belirtildi.

Abdülkadir Selvi’nin yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan dün AK Parti milletvekillerinden bir grupla kahvaltıda bir araya geldi.

Büyük kongreye kadar milletvekilleriyle gruplar halinde görüşecek. Peki milletvekillerinden Erdoğan’a en çok hangi soru geldi? Milletvekilleri en çok hangi konuda değerlendirmeler yaptılar?

ÖCALAN SORUSU

Yeni süreç başlamamış olsaydı bu soruya banko ekonomi ve hayat pahalılığı diye yanıt verirdim. Ama milletvekilleri en çok yeni sürecin üzerinde durmuşlar, Erdoğan’a bu sürecin sonunda Öcalan’a ev hapsi olacak mı, olmayacak mı sorusunu sormuşlar. Sürece ilişkin olumlu değerlendirmeler yapılmış. Bu arada kaygılarını ifade edenler olmuş. Güneydoğu milletvekillerinden ise coşkulu destek gelmiş.

Bunları tek tek paylaşacağım. Ama önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürece ilişkin değerlendirmesini paylaşmak istiyorum, ardından Öcalan’la ilgili soruya verdiği cevabı aktaracağım.

KONUŞMANIN 4 AYAĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının birkaç ayağı var. Ama hepsi birbirinin içine geçmiş halkalar gibi.

1- Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” hedefini anlatmış. “2025 yılında terör bitecek” demiş. Devletin terörle mücadelede çok güçlü olduğunun altını çizmiş. “Terörü tüm boyutları ve unsurları ile ebediyen tarihe gömmek istiyoruz” demiş.

SİLAH BIRAKACAKLAR

2- Bu sürecin bir pazarlık süreci olmadığını anlatmış. “Terör örgütünün kendini feshetmesi, sadece Türkiye’de değil, Irak ve Suriye’de de silahların kayıtsız şartsız teslim edilmesi gerekiyor” diye konuşmuş.

İÇ CEPHENİN TAHKİM EDİLMESİ

3- Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos konuşmasında ve 1 Ekim’de Meclis’in açılışında yaptığı konuşmada iç cephenin tahkim edilmesinden söz etmişti. Milletvekilleriyle kahvaltıda da aynı vurguyu yapmış.

BÖLGEDE BARIŞ HAVASI

Yeni sürece ilişkin olarak milletvekilleri de söz alarak görüşlerini açıklamışlar, sorular sormuşlar. Güneydoğu milletvekilleri, yeniden barış umudunun doğmasının bölgede coşkuyla karşılandığını aktarmışlar. Yeni sürece bölge halkının büyük bir destek verdiğinin altını çizmişler. Sürecin aleyhinde bir konuşma olmamış.

EN ÇOK SORULAN SORU

Ama bazı sorular sorulmuş. En çok sorulan soru ise Öcalan’ın ev hapsine çıkma konusu olmuş. Bu soru toplumun bu konudaki hassasiyetini yansıtması açısından önemli olduğu kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği yanıt aynı zamanda sürecin önemli kilometre taşlarından birini oluşturuyor.

EV HAPSİ YOK

Erdoğan “Ev hapsi, mev hapsi diye bir şey yok. Adamın kendisi de çıkmak istemiyor. Bunlar nereden çıkıyor? Af diye bir şey yok. Bebek katiline af yok” diye yanıt vermiş. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a dönerek “Bunları halka anlatın” demiş.

Erdoğan’ın bugün yapılacak olan AK Parti grup toplantısında, yeni sürece ilişkin önemli açıklamalar yapması bekleniyor.

ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ

Erdoğan, tekrar hedefin “Terörsüz Türkiye” olduğunun altını çizmiş. Yine bu sürecin en önemli hassasiyetlerinden birine işaret etmiş. “Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hassasiyetlerine önem vereceğiz. Onları rahatsız edecek hiçbir şeye izin vermeyeceğiz” demiş.”

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...