8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Colani’dan Suriye’de seçimler ve Kürtlere ilişkin kritik açıklamalar

Suriye Geçici Hükümet Başkanı Ahmed Şera, Suudi Arabistan merkezli Al-Haddad ve Al Arabiya kanalının ortak yayınına katılarak Suriye’deki geçiş süreciyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

“Kendimi kurtarıcı olarak görmüyorum”

Suriye’de rejimin yıkılmasında oynadığı role ilişkin HTŞ lideri ve Suriye geçici hükümetin başkanı Ahmed Şera “Kendimi Suriye’nin kurtarıcısı olarak görmüyorum. Fedakarlık yapan herkes ülkeyi kurtardı” ifadelerini kullandı.

Kürtler ve SDG: Suriye’nin bölünmesi söz konusu olmayacak

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Kürtlerin ülkedeki rolüne dair önemli mesajlar veren Ebu Muhammed Colani olarak da bilinen Ahmed Şrea, yeni yönetimin, Kürtleri Suriye toplumunun “ayrılmaz bir parçası” olarak kabul ettiğini ve bu süreçte Kürtlerle işbirliğinin ön planda olacağını vurguladı.

Şera, Kürt güçlerinin Suriye Savunma Bakanlığı’nın bir parçası olacağını belirtti.

Ahmed Şera,  Demokratik Suriye (SDG) ile yürütülecek müzakerelere dikkat çekerek, “DSG, daha sonra hükümetin silahlı kuvvetlerine katılacak,” dedi.  Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Şera, “Suriye’nin bölünmesi söz konusu olmayacak” ifadelerini kullandı.

Ahmed Şera, SDG ile çözüm sürecinin, ülkenin istikrarı açısından kritik olduğuna da değindi.

“Seçimler için en az 4 yıl gerekli”

Suriye’nin yeni hükümeti, seçimler ve anayasa reformu sürecine dair de önemli adımlar atmayı planladıklarını ifade eden  Ahmed Şera, yeni anayasanın hazırlanmasının 3 yıl sürebileceğini ve seçimlerin düzenlenmesinin ise yaklaşık 4 yıl alacağını belirtti

“Doğru bir seçim süreci için kapsamlı bir nüfus sayımı gerekecek. Bu, zaman alacak,” dedi ve  ayrıca, bir yıl içinde Suriyelilerin temel hizmetlerde köklü değişiklikler göreceklerini belirtti.

Geçiş sürecinde Suriye halkının bir arada hareket etmesinin önemine vurgu yapan Ahmed Şera, “Suriye halkı kendini kurtardı ve şimdi yeniden inşa sürecine girmeli” dedi.

Suriye’nin yeniden inşası ve seçimler için ulusal bir konsensüs oluşturulması gerektiğini belirterek, Ulusal Diyalog Konferansı’nda tüm toplumsal kesimlerin yer alacağını, bunun için komiteler oluşturulacağını söyledi.

Gösteriler ve tek taraflı yeni atamalar

Gösterilerin, her vatandaşın düşüncelerini ifade etme hakkı olduğunu belirten Şera, ancak bunun devlet kurumlarına zarar vermemesi gerektiğini vurguladı.

Geçici hükümetteki tek renkli atamaları olduğu yönündeki eleştirilere ilişkin ise “Bu, sürecin uyum içinde yürütülmesi için gerekli bir adımdı; kimse dışlanmadı” diyerek eleştirileri reddetti.

“Bu dönemdeki paylaşımlar, geçiş sürecinin işleyişini yok ederdi” diye de ekledi.

“Eski rejim, Suriye toplumu içinde büyük bölünmeler bıraktı”

Bazı bölgelerde intikamcı operasyonlarla ilgili olarak da konuşan Şera, “Yaşananlar, kriz büyüklüğüne kıyasla beklenenin oldukça altında kaldı” ifadelerini kullandı.

“Eski rejim, Suriye toplumu içinde büyük bölünmeler bıraktı” diyen Ahmed Şera, içerdeki durumla ilgili endişe olmadığını belirterek, “Suriyeliler birbirleriyle uyum içinde yaşamayı biliyor” ifadesini kullandı.

“Suriye, artık kimseye rahatsızlık vermeyecek”

Yeni yönetimin, ülkeyi devlet aklıyla yöneteceğini belirten Ahmed Şer’a, “Suriye, artık kimseye rahatsızlık vermeyecek” şeklinde konuştu.

HTŞ dağılacak

Heyet Tahrir el Şam’ın da aralarında bulunduğu grupların dağıtılması konusunda ise “Grup mutlaka dağıtılacak ve bu Ulusal Diyalog Konferansı’nda duyurulacak” dedi.

ABD, Suudi Arabistan ve İran ile ilişkiler

Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Ahmed Şera, ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımlarını kaldırmasını umduğunu ifade ederken, Suudi Arabistan’ın Suriye için önemli bir istikrar kaynağı olduğunu belirtti. Ayrıca, Suudi Arabistan’ın Suriye’deki büyük yatırım fırsatlarına da dikkat çekti.

İran’a yönelik, bölgedeki müdahalelerini gözden geçirmesi gerektiğini belirten Şera, “İran’ın bölgedeki olumlu bir rol oynamasını bekliyoruz” dedi.

“Rusya büyük bir öneme sahip”

Suriye’nin Rusya ile olan stratejik ilişkileri de gündemdeydi. Şera, Rusya’nın çıkışının Suriye-Rusya ilişkileri açısından düzgün bir şekilde olmasını istediğini belirtti ve “Rusya, dünyanın ikinci büyük gücü ve büyük bir öneme sahip” ifadelerini kullandı.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...