8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Blinken’den toplantı sonrası SDG açıklaması

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Türkiye ve diğer ülkelere SDG  güçlerinin IŞİD’e karşı mücadelesinin , “önemli” olduğunu ve başarılarının devam etmesi gerektiğini ilettiğini söyledi.

Blinken, Suriye’deki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen dışişleri bakanları toplantısı için gittiği Ürdün’ün Akabe kentinde basın toplantısı yaptı.

Amman yönetiminin ev sahipliğinde Ürdün’ün Akabe şehrinde Suriye’deki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen toplantıya Ürdün, Türkiye, ABD, Suudi Arabistan, Irak, Lübnan, Mısır dışişleri bakanları ile AB ve BM temsilcileri katılıyor.

Blinken, Suriye’de YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) adını kullanarak, SDG hakkında Türkiye’deki yetkililerle görüşmeler yaptığını hatırlattı.

Blinken, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Şu anki önemli iş [Suriye’de] IŞİD’in halefetinin sonlandırılmasında elde edilen başarıların devam etmesinin sağlanmasıdır” dedi.

Blinken “DSG, bu hedefe ulaşmada büyük bir rol oynuyor. Ayrıca, onlar, IŞİD’in elinde bulunan 10 bin civarında teröristi etkisiz hale getirmede ve onları kendi ülkelerine geri göndermede büyük bir rol oynuyor. Bu nedenle, Türkiye ve diğer müttefiklerimle yaptığım görüşmelerde, SDG’nin bu rolde devam etmesinin çok önemli olduğunu vurguladım. Çünkü IŞİD, bu durumu kendi lehine kullanarak yeniden toparlanmaya ve Suriye’de bir geçiş yolu yaratmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Suriye’deki iç savaşın 13. yılında, Heyet Tahrir Şam öncülüğündeki muhalif gruplar, Kasım ayının sonunda Suriye rejimine yönelik saldırı başlattı. Halep, Hama ve Humus’u ele geçiren gruplar 7 Aralık’ta başkent Şam’a girdi. 8 Aralık’ta devlet başkanı Beşar Esad’ın ülkeden kaçmasıyla 63 yıllık Baas rejiminde sona gelindi.

Rejim düştükten sonra, Türkiye’nin desteklediği Suriye Milli Ordusu DSG’nin kontrolündeki bölgelere saldırılar düzenlemeye başladı.

Çoğunlukla Kürtlerin içerisinde yer aldığı  SDG, Rojava ve Suriye’nin kuzeydoğusunda de facto özerk yönetim oluşturdu. Washington tarafından, terörle mücadelede başlıca bir ortak olarak kabul ediliyor.

Türkiye ve Suriye’deki muhalif gruplar, Suriye iç savaşının başlangıcından bu yana üç kez, SDG’nin kontrolündeki bölgelere saldırılar düzenledi, bunlar arasında en dikkat çekici olanlar Efrin ve Serêkaniyê yönelik saldırılardı.

IŞİD ile mücadelede SDG ile ortak olan ABD SMO’nun saldırılarını durdurmak için Türkiye ile temas halinde olduklarını açıkladı. Geçtiğimiz Perşembe, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan,  bu çabaların bir sonucu olarak, Menbic’teki bazı çatışmaların sona erdiğini duyurdu.

Sullivan, İsrail’de gazetecilere yaptığı açıklamada, SDG ile Ankara arasındaki “sert ve ciddi” görüşmeleri gündeme getirdi.

SDG’nin ana kurucusu olan Kürt savunma grubu YPG, Ankara tarafından PKK ile bağlantılı olmakla suçlanıyor.

Cumartesi günü, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün’deki başka bir basın toplantısında, “PKK, son birkaç yılda Suriye’deki kaos ortamını daha da derinleştirdi. Kendilerini SDG’nin içinde bir yer edinmeye çalıştılar ve şimdi her yerde karışıklık yaratmaya devam ediyorlar” açıklamasında bulundu.

Fidan ayrıca, “Türkiye, Suriye Kürtlerine büyük saygı duyuyor ve onların yaşamlarını iyileştirmeleri çok önemli. Bizim amacımız, Suriye Kürtlerinin PKK’den ayrılmalarını sağlamaktır. Ayrıca, Suriye’deki Kürt temsilcilerinin, Şam yönetimine karşı daha fazla hak ve özgürlük savunmaları gerektiğini düşünüyoruz. Bu bizim hedefimizdir ve bu yönde çalışmalarımız devam edecektir” dedi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...