8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Colani’den yeni açıklama, PKK ve Rojava detayı

HTŞ lideri Ebu Muhammed El Colani, Rojava’ya yönelik ilk açıklamasında “Kürt toplumu ve PKK arasında fark var” dedi. Colani, İsrail’in Suriye’ye girmek için İran’ın varlığını “bahane ettiğini, ancak artık bu gerekçenin ortadan kalktığını” savundu.

Suriye’de Kasım ayının son günlerinde başlatılan sürpriz bir saldırı ile Şam’a giren ve Beşar Esad rejimini deviren Heyet Tahrir Şam lideri Ebu Muhammed El Colani, gerçek adıyla Ahmed el-Şar’a, Al Arabiya ve Al Hadath’a açıklamalarda bulundu.

“Şam’da olmam yeterli”

“Bu geçiş dönemini Suriyelilere hizmet etmek ve geleceği inşa etmek için değerlendireceğiz” diyen Colani, seçimlerde adaylık konusunda ise, “Şu an Şam’da bulunmam yeterli. Yıllarca verdiğimiz emeği boşa harcamayacağız” ifadelerini kullandı.

“Suriye’de olanlar tesadüf değil”

HTŞ lideri,” Suriye’de olanlar bir tesadüf değil” diyerek bunun yıllar öncesinden hazırlanmış bir süreç olduğunu ifade etti.

Colani, “Savaşın perde arkasında birçok detay var, bunları ileride açıklayacağız. Yaşananlar bir tesadüf değil; yıllarca buna hazırlandık. Suriye’deki tüm krizleri çözmek için planlarımız var ve şu an bilgi toplama aşamasındayız. Suriye’de inşa ve gelişim için hazır planlarımız var. Büyük şehirleri kimseyi yerinden etmeden kontrol altına aldık” ifadelerini kullandı.

Ebu Muhammed El Colani, başka bir bağlamda devletin devrim zihniyetiyle yönetilmemesi gerektiğini, yasa ve kurumsal bir devlet yapısına ihtiyaç olduğunu söyledi.

“İsrail, İran’ın varlığını öne sürerek Suriye’ye girmek istiyordu”

Rusya ile ilişkiler hakkında ise Colani, Rusların Esad rejimine destek vermekten yorulduğunu ve bunun Suriye’deki yeni liderliğin Rusya’ya yeni bir ilişki kurma fırsatı verdiğini belirtti.

İran projesinin bölge için zararlı olduğunu vurgulayan Colani, Suriye’de yaşananların bölge için tehlike oluşturan İran projesine karşı bir zafer olduğunu vurguladı.

Colani, İsrail’in Suriye’ye girmek için İran’ın varlığını bahane ettiğini, ancak artık bu gerekçenin ortadan kalktığını ifade etti.

HTŞ lideri, “İsrail, İran’ın varlığını öne sürerek Suriye’ye girmek istiyordu, ama bu bahanesi artık sona erdi. İranlıların çekilmesinden sonra Suriye’de herhangi bir dış müdahale için bir gerekçe kalmadı” diye konuştu.

Colani, Beşar Esad’ın, merkez bankası başkanına hiçbir teminat olmaksızın para basması talimatı verdiğini belirtti.

“Kürt toplumu ve PKK arasında fark var”

Suriye’de silahlı kuvvetlerin Savunma Bakanlığı bünyesinde toplanacağını ve tüm silahlı grupların silahlarını teslim alacaklarını belirten Colani, ancak bu sürecin devletin otoritesine zarar vermemesi gerektiğini vurguladı.

Colani, “Yeni Suriye anayasası için özel komisyon kurulacak, yönetim işin ehli, hukukçular ve halkın gözetiminde olacak ve bu çerçevede devletin yeniden inşa edilmesi için gerekli adımlar atılacaktır” dedi.

Rojava ve Halk Savunma Birlikleri (YPG) hakkında da konuşan HTŞ lideri, “Kürt toplumu ve PKK arasında fark var. Yeni yönetim, Hristiyanlar ve Dürzilerle de ilişkiler kuracak” şeklinde konuştu.

İsrail ile olan ilişkiler hakkında ise Colani, “Yeni yönetimin İsrail’le herhangi bir anlaşmazlığı yok, 1974’teki ateşkes anlaşmasının gereklilikleri hâlâ geçerlidir” ifadelerini kullandı.

 

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...