8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Ermenistan’da “kadife devrim”: Bundan sonra ne olacak?

ÖZEL | Ermenistan Başbakanı Serj Sarkisyan 23 Nisan’da kitlesel protestoların ardından istifa etti.

Fakat protestocuların talep ettiği köklü reformların gerçekleşeceğinin bir garantisi bulunmuyor.

Yolsuzluk suçlamalarının hedefi olan bir iktidar tarafından yönetilen, ekonomisi ve güvenliği Rusya’ya bağımlı olan Ermenistan’da bundan sonra ne olacağı iç ve dış faktörler tarafından şekillenecek:

  • 20 yıldır Ermenistan siyasetini domine eden iktidardaki Cumhuriyetçi Parti, ana iktidar aygıtlarını elinde tutuyor.
  • Muhalefet sert bir şekilde büyük taleplerle ilerlese de hükümete etkisi kısıtlı.
  • Henüz bir müdahalede bulunmayan Rusya, Ermenistan’ı kendisine bağımlı bir devlet olarak tutmak istiyor.
  • Azerbaycan ile 30 yıldır yaşanan Dağlık Karabağ çatışması ise her an büyük bir savaşa dönüşme ihtimali taşıyor.
1992'de Dağlık Karabağ - Ermenistan sınırında bulunan Laçin Rayonu'ndaki Külebird köyündeki Azeri askerler

Cumhuriyetçi Parti

Protestocuların bir kısmı bugüne kadarki temel taleplerinin “devrim” olduğunu söylese de iktidar aynı kişilerin elinde kalmaya devam ediyor.

Başbakanlıktan istifa eden Sarkisyan hâlâ Cumhuriyetçi Parti’nin başında bulunuyor.

Koalisyonun küçük ortağı Taşnak-ı Sütyun (Ermeni Devrimci Federasyonu) partisi koalisyondan çekilse de Cumhuriyetçi Parti 105 sandalyeli parlamentoda 58 sandalye ile çoğunluğa sahip.

Ülkedeki siyasetçiler ve iş insanları iç içe geçmiş durumda. Bu yüzden yolsuzluk da yüksek. Seçim dönemi gibi dönemlerde kamu çalışanları baskı altına alınıyor.

İktidardaki zümrenin Ermeni siyasi sahnesindeki hakimiyeti 20 yıl öncesine uzanıyor. Sarkisyan 2008-2018 yılları arasında devlet başkanlığı yapmış, kendisinden önce 10 yıl boyunca devlet başkanı olan Robert Koçaryan da Cumhuriyetçi Parti üyesi olmasa da parti tarafından desteklenmişti.

Karabağ doğumlu bu iki siyasetçi de 1988-94 arasındaki çatışmalarda kilit rol oynamıştı.

Muhalifler ve protestocular

Protestoculara liderlik eden Nikol Paşinyan’ın 25 Nisan’da Başbakan Vekili Karen Karapetyan’la görüşmesi bekleniyordu. Fakat toplantı formatı üzerindeki anlaşmazlık yüzünden Başbakan Vekili Karen Karapetyan’ın görüşmeyi iptal etmesinden sonra muhalif lider Nikol Paşinyan halkı sokaklara çıkmaya çağırdı.

Paşinyan’ın talebi bir geçiş hükümetiyle erken seçime gidilmesi. Bazılarına göre Paşinyan başbakan olmayı hedefliyor.

Sarkisyan ve Paşinyan 22 Nisan'da bir tartışma programında karşı karşıya gelmişti. Sarkisyan 10. dakikada muhalefetin "şantajını" kınadığını söyledi ve tartışmayı terk etti.

Protestoların momentumuna rağmen bu büyük talepler muhalefetin parlamentodaki zayıf temsiliyle bir tezat oluşturuyor. Paşinyan’ın partisinin parlamentoda yalnızca 9 sandalyesi var.

Bu tabloyu yalnızca bir erken seçim değiştirebilir ve bu kararı almak da Başbakan Vekili Karapetyan ve Cumhuriyetçi Parti’nin elinde.

Rusya

Ermenistan’da büyük bir askeri üsse sahip olan Rusya, ülkedeki ana enerji tesislerinin sahibi ve aynı zamanda en büyük ticaret ortağı.

Çoğu Ermeni ülkenin Rusya’ya bağımlılığını hayatın bir gerçeği olarak görüyor.

Geçmişte bu bağımlılığı eleştiren Paşinyan, protestolar sırasında jeopolitik konulara girmemeye dikkat etti.

Bu yüzden Rusya’nın protestolara tepkisi düşük tonlu oldu, ne olursa olsun Ermenistan’la dostluklarını sürdürmek istediklerini söylemekle yetindiler.

Yine de Kremlin, Ermenistan’ın yeni yöneticilerinin itaatini sağlamak için elindeki araçları kullanmaya hazırdır.

Polis tarafından kaldırılan oturma eylemcileri

Başbakan Vekili Karen Karapetyan’ın koltuğa oturduktan sonraki ilk işi 23 Nisan’da Rus mevkidaşı Dimitri Medvedev ile telefonda görüşmekti.

Medvedev bu görüşmede Ermenistan’ın “yasal ve anayasal çerçeveye” uymasının hayati öneme sahip olduğunu söyledi.

Azerbaycan

Azerbaycan ile yeni bir çatışma ihtimali Ermenistan siyasetinin üzerinde her zaman dolaşan bir hayalet.

Savaş ihtimali, birliği sağlamak için kullanılan önemli bir araç.

Karapetyan, göreve başlar başlamaz Azerbaycan’ın olası bir sınır ihlaline hızla yanıt vermeye hazır olduklarını söyledi.

Bu açıklama, Azerbaycan’ın protestolar sırasında sınıra takviye birlik göndermesi üzerine geldi.

Savunma Bakanı Viden Sarkisyan da (Serj Sarkisyan ile bir akrabalığı yok) “Ülkemizdeki istikrarsızlık düşmanımızın bazı hamlelerine zemin hazırlıyor” uyarısında bulundu.

Kaynak: BBC Türkçe

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...