8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Babacan-Davutoğlu görüşmesi sona erdi: ‘İttifaklarla ilgili herhangi bir kararımız yok’

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan bir araya geldi. Davutoğlu, ittifak ve seçim konusuna ilişkin, “Artık bu görüşmelerimiz salt iyi niyet ve nezaket görüşmelerinin ötesinde” dedi. Babacan ise, “Bizim bugün itibariyle ittifaklarla ilgili herhangi bir kararımız yok” ifadelerini kullandı.Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı ziyaret etti.İkili, görüşmenin ardından ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.

Babacan, yaptıkları görüşmeye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Çoklu bir kriz ortamındayız. Hastalarda yaşanan çoklu organ yetmezliği gibi ülkemiz maalesef şu anda çoklu bir kriz ortamında. Ülkemizin içinden geçtiği bu zor süreci değerlendirdik. Arkasından, siyasi partiler arasında süregelen diyalog ve işbirliği süreçlerinin üzerinden geçtik. Uzunca bir süredir, Gelecek Partisi’nin ve DEVA Partisi’nin de içinde olduğu 6 partiden oluşan bir komisyon, bir anayasa değişikliği ve sistem değişikliği üzerinde çalışıyor.Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçişle ilgili zaten 6 partinin ortak bir iradesi vardı. Bununla ilgili güzel ve böylesine kapsamlı bir çalışmanın da oldukça hızlı bir şekilde ilerlediğini, iyi bir noktaya geldiğini de hep beraber görmüş olduk. Bu çalışmaların üzerinden de beraberce geçtik. Karşılıklı teyitleştik. Önümüzdeki süreçte de yine partilerimiz arasındaki hem diyalog, istişare sürecinin hem de işbirliği süreçlerinin de hangi yönde, nasıl gelişebileceğiyle ilgili de çok değerli fikir alışverişinde bulunduk”

Ardından konuşan Davutoğlu ise şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye o kadar hızlı bir süreç yaşıyor ki, neredeyse haftalık gündemlerle takip etmek ve bununla ilgili değerlendirme yapmak bütün bir toplumsal hayatı etkiliyor. Şu anda eğer bir teşhis koymak gerekirse, Türkiye’nin en önemli meselesi yönetilememek. Yönetim krizi ile karşı karşıyayız. Yazın yangınların yayılması esnasında gösterilen yönetim beceriksizliği, şimdi de enerji krizinde kendini gösterdi. Hazırlıksızlık, vizyonsuzluk, beceriksizlik ve yine ekonomik krizin içinden geçtiğimiz bir dönemde yapılan açıklamalar ise ekonominin en temel hususlarda bile nasıl bir yanlış anlayışla, yanlış zihniyetle davranıldığını ortaya koyuyor.

Artık bu görüşmelerimiz salt iyi niyet ve nezaket görüşmelerinin ötesinde; topluma güven hissi uyandıracak bir işbirliği zemini oluşturmak bizim siyasi, ahlaki bir sorumluluğumuz. O bakımdan son dönemde siyasi partilerle, genel başkanlarla yaptığımız görüşmeler, böyle bir zemin oluşması bakımından büyük önem taşıyor. Bu istişareler devam edecek. Şu anda toplum güven duymak istiyor. İktidara olan güvensizliğini telafi edecek tek şey, muhalefetin topluma güven verecek bir psikolojiyi oluşturma sorumluluğudur. Bu görüşmelerimiz bu bakımdan büyük bir önem taşıyor. Bundan sonra da devam edecek.İki lider, değerlendirmelerinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Davutoğlu, ittifak konusunun hatırlatılması üzerine şu yanıtı verdi:“Siyasi liderler bir araya geliyorlarsa, ülke gündemiyle ilgili her konuyu konuşurlar. Ama mesele bu değil. Otoriterleşen, yolsuzluklarla anılan ve her gün toplumsal güvenini yitiren iktidar karşısında muhalefetin hep beraber temel ilkeler, temel yaklaşımlar çerçevesinde görüşmelerini artırmaları lazım. Türkiye her an seçim ortamına girebilir. Bu, bu Haziran da olabilir, Ekim de olabilir, en geç gelecek Haziran demiş olsak bile aslında fiilen iktidar Türkiye’yi seçim ortamına soktu.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...