1 Ekim 2026
15.4 C
İstanbul

Bel Ağrısından Kurtulmanın Yolları

Ağrıyla yaşamak gerçekten zordur. Hele ağrınız belinizdeyse daha da zor. Bel ağrısı şiddetli olduğu ve uzun sürdüğü zaman hem günlük hayatı hem de iş verimini etkiler, yaşam kalitesini düşürür. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Rıza Azeri 10 maddede bel ağrılarından kurtulmanın yollarını anlattı.

Her 20 dakikada bir ayağa kalkın, birkaç adım atın
Otururken omurgadaki disklerin arasındaki basınç oturma şekline bağlı olarak artar. Öne doğru eğilmekle veya yana doğru eğilip oturmakla disk aralarındaki basınç daha da yükselir. Bu yüzden her 20 dakikada bir ayağa kalkıp disk aralarındaki basıncı azaltmak gerekir. Diskin içinde damar olmadığı için çevredeki dokulardan beslenir. Oturduğumuz zaman diskin içinde sıvı alışverişi olmaz. Ancak hareket ettiğimiz zaman disk beslenir. Bu nedenle uzun süreli oturanlarda dejeneratif fıtıklar oluşur.

Belinizi destekleyin ve oturma pozisyonunuzu düzeltin
Dik oturduğumuz ve bele destek verdiğimiz zaman disklere binen yük miktarı azalır. Yana veya öne eğildiğimizde disk aralarındaki basınç artar ve bel ağrısına sebep olur. Destekleyiciler kişiye göre değişir, bel çukurunu dolduracak şekilde olmalıdır ve elastik olanlar tercih edilmelidir.

Yerden bir şey alırken belinizden eğilmeyin
Öne doğru eğilmekle bele binen yük miktarı kilo ve boyla ilgili olarak artar. Vücudun ağırlığının yüzde 60’ı belden yukarısı, yüzde 40’ı belden aşağısıdır. Öne doğru eğildiğimiz zaman fizik kurallarına göre eğilmenin artmasıyla belin yükü de artar. Örneğin 70 kiloluk birinin 42 kilo belden yukarısı, 28 kilo belden aşağısıdır. Öne doğru eğilmekle bele binen yük miktarı 4-5 katına çıkar. Bu da bele aşırı yük bindirir.

Rahat ettiğiniz pozisyonda uyuyun
Eğer sırt üstü rahat ediyorsanız sırt üstü, yüz üstü rahat ediyorsanız yüz üstü yatın. Rahat ettiğiniz pozisyon sizin için en iyi pozisyondur. Bel çukuru fazla olanlar genelde sırt üstü yatamazlar, bu nedenle yan veya yüz üstü yatarlar. Sırt üstü yattığında bel sabaha kadar köprü kurmuş olur, dolayısıyla kişi bel ağrısıyla uyanır.

Yataktan aniden kalkmayın
Bel ağrısı olanlar yataktan kalkmadan önce bel kaslarını ısıtmak için belirli egzersizler yapabilirler. Yataktan kalkarken yan dönüp önce bacaklar sarkıtılmalı sonra kalkılmalıdır. Anlık hareketlerden kaçınmak gerekir. Gece yattığı zaman insanın kasları soğur. Bu yüzden üzerine bir şey örtme ihtiyacı hisseder. Dolayısıyla sabah kalkıldığında kaslar soğuk olduğu için bir anlık kalkmayla kas spazmı yaşanabilir. Bu nedenle önce basit hareketlerle kasları ısıttıktan sonra yan dönüp önce bacakları sarkıtmak sonra da vücudu kaldırarak yataktan kalkmak gerekir.

Yerden bir şey kaldırırken dizleri bükün
Yerden bir şey kaldırırken dizlerinizi bükerek kaldırın. Kaldırdığınız eşyayı kendi vücudunuza yakın tutun. Uzak tuttukça bele binen yük artar. Öne eğildiğiniz zaman vücut ağırlığı artacağından bele binen yük de artar. Dolayısıyla yerden bir şey alırken öne ya da yana eğilmeden dizlerden yardım almak gerekir. Bel ağrısı olanlar zaten ağır eşyalar kaldırmaktan kaçınmalıdır. Mecbur kalırlarsa kendilerine yakın tutmalıdır. Bavul taşıyacaksınız tekerlekli olanları tercih etmelisiniz. Sırt çantası kullanıyorsanız çift askılı olsun ki ağırlık bir tarafa binmesin.

Düz yolda yürüyüş yapın, koşmaktan kaçının
Yürüyüşün kondisyonu artırma, kilo verme gibi birçok yararı olduğu gibi omurgada diskin beslenmesi üzerine de faydaları vardır. Yürüyüş yaptığınız zaman sürekli bir ayak yerdedir, bu nedenle diskte çevre dokularla madde alışverişi olur. Diskin beslenmesine katkıda bulunur. Koşarken iki bacak da havada olabildiği için ayaklar düştüğü anda diskler üzerine bir basınç olur. Omurlar birbirine basınç uyguladığı için bel fıtığı da artar.

Suyun kaldırma gücünden faydalanın
100 kiloluk insan suya girdiğinde kas yağ durumuna göre 3 ile 5 kilo arasında ağırlığı olur. Dolayısıyla yüzmek kasları güçlendirir, bele herhangi bir ağırlık gelmez. Böylece bele yük vermeden kaslar güçlenmiş olur.

Kilo almaktan kaçının ve sigara içmeyin
Aşırı kilo almayın, varsa verin. Özellikle göbek bölgesinden alınan kilolar bele binen yük miktarını artırıyor. Ayrıca büyük göğüsler de bel ağrısı yapıyor. Çok büyük göğüsleri küçülttürmek bel ağrısını hafifletecektir. Sigara omurgadaki disklerin çevresindeki ince damarları tıkadığı için diskin beslenmesini zorlaştırır. Bu nedenle sigara içenlerde bel fıtığı daha çok görülür, varsa artar.

Duruş egzersizleri yapın
Omurga bir bütündür, herhangi bir yerinde şekil bozukluğu varsa ister istemez bel kısmını da etkileyecektir. Örneğin aşırı kamburluk beldede çukur yapar ve bel ağrısına sebep olur. Bu nedenle duruş egzersizleri yapmak önemlidir.

Son Haberler

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Irak, uluslararası koalisyonun askeri görevinin sona ermesi için önemli aşamaya geldi

Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Irak'ın...

Irak’ta tarihi dönemeç: ABD askerlerini tamamen çekiyor

ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesiyle ülkenin güvenlik dengelerinde ve bölgedeki...

ABD bugün itibarıyla Irak’tan tamamen çekiliyor

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Irak’taki güçlerini 30 Eylül’e kadar...

Türkiye Gündemi

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...

DEM Parti kongreye gidiyor: Kapsamlı değişim neden sonraki döneme bırakıldı?

DEM Parti, iki yıldır devam eden çözüm sürecinin gölgesinde...