9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Devlet Bahçeli: İmamoğlu, Özel, Arınç ve Kurtulmuş’u hedef aldı

MHP lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, İBB’deki terör soruşturmasıyla ilgili “İBB’de suç işlenmişse birinci derecede sorumlusu İBB Başkanı’nın ta kendisidir. Herkes adli süreci bekleyecek, suç sabit bulunursa yargılamanın nasıl gerçekleşeceğini görecektir” dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik teftişe destek verdi. Bahçeli; “Kahraman güvenlik güçlerimizin mücadele onurunu, siyasi ikbal uğruna hiçe sayanlar ayağımızın altındadır, hukukun ilgi alanındadır. İBB’de işe alınan çok sayıda kişinin terör örgütleriyle irtibat içinde oldukları iddiasının üzerine gidilmesi bir hukuk gerçeğidir. Bundan rahatsızlık duyanlar İçişleri Bakanımızı karalamaya yeltenenler Türkiye’nin karşı cephesi, Türk milletinin kripto hasımlarıdır. Belediyeye FETÖ’cüleri, PKK’lıları, DHPC’lileri doldurmanın neresinde ahlak vardır. İddialar tahkik edilmesin mi? Çürük yumurta senin dilinin altındaki bakla nedir?” dedi. İBB Başkanı kimlerin işe alınıp alınmadığını sormadı mı? Sorup da HDP için sustu ise suçludur? Hiç sormadı ise katmerli suçludur. İBB Başkanı her türlü suçludur. İddialar doğru çıkarsa İBB Başkanı’nın bir saniye o koltukta durmaması gerekir.”

“SUÇ SABİT GÖRÜLÜRSE…”

Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü:

İBB Başkanlığı’na terör örgütleriyle irtibatlı olanların alımıyla ilgili herkes sorumlu değil midir? Belediye başkanı kimlerin işe alınıp alınmayacağını sormayacak mıdır? Hiç haberi yoksa daha tehlikelidir, o zaman da katmerli suçludur. İBB Belediye Başkanı her durumda sorumludur. Suç sabit görülürse, İBB Başkanı bir saniye bile olsa makamını işgal edemez. Sayın Cumhurbaşkanımız ile belediye başkanını karşılaştırmak soysuz bir kıyastır. Terör örgütleriyle bağlantılı olanların belediyeye alınması konusunda müfettişler görevlendirildi, ne var bunda? Suç sabit görülürse bundan sonraki etap mahkemelerdir.

ARINÇ’A “SULU GÖZLÜ SİYASETÇİ” TEPKİSİ

İBB’ye yönelik terör soruşturması konusunda görüşlerini açıklayan eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’a da isim vermeden tepki gösteren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

Özel teşebbüsten dolayı endişeli olduğunu söyleyen, sürecin İmamoğlu’nun adaylığını yükselttiğini söyleyen sulu gözlü siyasetçi sana soruyorum, siyasete devam etmek için CHP’de yer mi yapıyorsun? Kaybettiğin itibarını Halk TV’de mi arıyorsun?”

NUMAN KURTULUŞ’A DA VERYANSIN

MHP lideri, İBB’ye yönelik teftiş konusunda bazı açıklamalarda bulunan Numan Kurtulmuş’u da şu sözlerle hedef aldı:

Bununla iktifa etmeyip, “TSK’nın içerisinde bazı FETÖ’cülere karşı operasyon yapılması hükümetin TSK’ya tavrını mı ortaya koyar” sorusuyla teftiş sürecini baltalamak isteyen, dönemin Genelkurmay Başkanı’nı, bugünün Milli Savunma Bakanı’nı töhmet altında bırakan saygıdeğer siyasetçi, senin varmak istediğin yer neresi, yapmak istediğin nedir?

NUMAN KURTULMUŞ NE DEMİŞTİ?

Kurtulmuş, geçen hafta konuk olduğu Habertürk’te özetle şu ifadeleri kullanmıştı:

Türkiye terörle mücadele ediyorsa dağda, şehirde ve aynı şekilde kamu kurum ve kuruluşlarda da bu mücadeleyi yapar. TSK’da, Emniyet’te bazı FETÖ artıklarıyla ilgili soruşturmalar yürütülüyor, kimse ‘nereden çıktı bu soruşturma’ demiyor. Mücadeleyi sürekli yaparsınız. Aynı mantıkla devam edersek TSK’nın içerisinde bazı FETÖ’cülere karşı operasyon yapılması hükümetin TSK’ya karşı tavrını mı ortaya koyar. Hayır, terörle mücadelede bir süreklilik vardır. Milli Eğitim Bakanlığı’nda operasyon yapılırsa bakanlığı mı suçluyoruz? Bunlar ayıklamanın devletin bir gereğidir. Burada terör örgütlerine karşı mücadelenin doğal bir mücadelesi olarak bunu görmek lazım, İBB samimi ise bu noktada Bakanlık teftişlerine yardımcı olmaları gerekir, gereken bilgi ve belgeleri takdim etmek gerekir.

ÖZGÜR ÖZEL’E “EDEPSİZ” ÇIKIŞI

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in “Kuran kursları için orta çağ zihniyeti” dediğini öne sürdü ve şunları kaydetti:

“Ağzının dikişleri patlamış CHP’li bir grup başkanvekili, Kuran kursları için ‘orta çağ zihniyeti’ dedi. Bunu Müslüman Türk milletine karşı söylemiştir. Ahmaklığın en ciddi delili aynı şeyi defalarca yapmak ve farklı sonuç beklemektir. Edepsiz sözden dolayı CHP Genel Başkanı’nın bu laftan dolayı özür dilemesini bekliyoruz. Din bilmezler.”

Ülkelerindeki karışıklıklar sebebiyle Türkiye’ye sığınmak durumunda kalan Afgan ve Suriyelilere değinen MHP lideri, şunları kaydetti:

Türkiye’ye sığınan Afgan ve Suriyeli sığınmacıların kendi ülkelerinde güvenli, huzurlu ve istikrarlı bir ortamın inşasından hemen sonra geri dönüşlerinin gönüllü şekilde ikmal ve idamesi milli bir zarurettir. Buradan herkesi uyarıyorum. Partimizin simgelerini kullanıp çeteleşmeye, sokak eylemlerine heves edenlerin enselerinde kesinlikle nefesimiz olacaktır.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...