8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

AB ordusuna NATO’dan itiraz: Avrupa’yı böler

NATO Genel Sekreteri, Afganistan’a ABD’den bağımsız tahliyeleri devam ettirmek için güç yollayamamasına hayıflanan AB’nin Avrupa Ordusu’nu yeniden gündeme sokmasına tepki gösterdi: NATO’yu zayıflatır, Avrupa’yı böler, kıt kanaat kaynaklarımız kaldıramaz.

ABD’nin başına buyruk şekilde çekilmesiyle Taliban’ın kontrolüne geçen Afganistan’daki kaotik durum, NATO’dan bağımsız Avrupa Ordusu projesini yeniden ısıtırken, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg itiraz yükseltti.2007 Lizbon Anlaşması’nın AB üyesi ülkelerin savunma entegrasyonunu öngörmesine koşut AB’nin motor gücü Almanya ile Fransa’nın desteklediği Avrupa Ordusu projesinin Avrupayı bölme potansiyelinin olduğunu söyleyen NATO Genel Sekreteri, ‘ittifakın elindeki 1 trilyon dolarlık savunma kaynaklarının zaten kıt kanaat olduğunu ve her iki tarafa yetişmeyeceğini’ savundu.İngiliz gazetesi The Telegraph’a konuşan Stoltenberg, ‘Avrupa’nın savunma alanında daha fazla çaba göstermesine karşı olmadığını, ama AB Dış Politika ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in yine gündeme getirdiği projenin NATO’ya zarar vereceğini’ dile getirdi.

Borrell, 30 Ağustos’ta İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği röportajda, AB’nin çıkarlarını korumak için askeri güce ihtiyaç duyduğunu belirterek şöyle konuşmuştu:“Avrupalılar olarak, bölgeyi güvence altına almak için Kabil havaalanının çevresine 6 bin asker gönderemedik. ABD gönderdi, biz gönderemedik. Bu nedenle Stratejik Pusula’mızda acil bir durumda hızlı hareket edebilecek kalıcı bir Avrupa ‘İlk Giriş Gücü’ oluşturulmasını öneriyoruz. Amerikalılar dahil olmak istemediğinde AB, çıkarlarımızı korumak için müdahale edebilmelidir. İlk Giriş Gücümüz, kısa sürede harekete geçebilecek 5 bin askerden oluşmalıdır. ‘AB Savaş Grupları’mız var, ama bunlar hiçbir zaman harekete geçirilmedi. Hızlı hareket edebilmeliyiz.”

AB Yüksek Temsilcisi, perşembe günü Slovenya’da düzenlenen gayriresmi AB dışişleri bakanları toplantısında da ‘Batı destekli hükümetin ani çöküşü ve yabancı güçlerin kaotik çekilmesi dahil Afganistan’daki dramatik gelişmelerin AB’nin acil müdahale gücü dahil kendi ortak savunmasını oluşturması için katalizör görevi görebileceğini‘ söylemişti: “Bazen tarihi harekete geçiren, çığır açan olaylar oluyor ve Afganistan’ın da bu durumlardan biri olduğunu düşünüyorum.”

Haberlere göre 20 bine varan sayıda askerden oluşacak acil müdahale gücünün dünyanın herhangi bir yerine hızla konuşlanma kabiliyetine sahip olması öngörülüyor. ‘İlk Giriş Gücü’ denilen projenin taslağının kasımda sunulması bekleniyor.Bu adımlar karşısında alarma geçen NATO Genel Sekreteri, Telegraph’a şu mesajları verdi:“Savunma alanında Avrupa’nın daha fazla çaba göstermesini memnuniyetle karşılıyorum, ama bu asla NATO’nun yerini alamaz ve bizim Avrupa ile Kuzey Amerika’nın birbirine bağlılığını garanti altına almaya ihtiyacımız var. Bu bağı zayıflatabilecek her türü girişim NATO’yu zayıflatmakla kalmaz, Avrupa’yı da böler.”

‘Sorunun kısmen paradan kaynaklandığını’ dile getiren Stoltenberg, ‘NATO’nun savunma harcamalarının yüzde 80’ini başta ABD olmak üzere Avrupalı olmayan müttefiklerin karşıladığına’ dikkat çekti.’Coğrafyaya’ vurgu yaparak ‘kuzeyde Norveç, İzlanda, güneyde Türkiye, Batı’da ABD, Kanada ve Britanya gibi AB üyesi olmayan müttefiklerin Avrupa savunması için elzem olduğunu‘ belirten eski Norveç Başbakanı, “Ama aynı zamanda bu siyasi bir mesele. Çünkü transatlantik bağının herhangi bir şekilde zayıflaması aynı zamanda Avrupa’yı böler” diye altını çizdi.“İttifakın kıt kanaat kaynakları da gözönüne alındığında, kumanda yapısını ikili hale getirecek çabalar ve paralel yapılar yaratılması, birlikte çalışmaya yönelik ortak kabiliyetimizi zayıflatmaktan başka bir şeye yaramaz” diye konuşan Genel Sekreter, kendisinin ya da diğer NATO birimlerinin Avrupa Ordusu ile ilgili önerileri henüz görmediğini ve ayrıntılı şekilde tartışmadığını sözlerine ekledi.NATO’nun 20 yıldır 2.2 trilyon dolardan fazla yatırım yaptığı Afganistan’da Taliban’ın güvenlik güçlerini çökertip son sürat ülkeyi ele geçirmesi fiyaskosunu ‘NATO müttefiklerinin Afganistan’daki askeri görevi sona erdirmeye karar vermesinin yanısıra Afganistan’ın eski siyasi ve askeri liderlerinin başarısızlıkları ve Afgan ordusuna lojistik destek eksikliğiyle’ açıklayan Stoltenberg, ‘ittifakın bu süreçten ders çıkarma sürecinde olduğunu’ dile getirdi. ‘Bu süreçteki kazanımlarının tanınmasından’ da söz etti, ama kazanımla ne kast ettiğine açıklık getirmedi.

NATO Genel Sekreteri, ‘Pakistan’ın Taliban’a askeri desteği konusunda sorulacak çok soru olduğunu’ dile getirerek “Militanlar ile Pakistan arasındaki özel bağ elbette bu hikayenin bir parçası” dedi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...