9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Ermenistan halkı sandık başına gidiyor

Dağlık Karabağ’daki savaşın Azerbaycan’ın kazanımlarıyla sonuçlanmasının ve Başbakan Vekili Nikol Paşinyan’ın protestolar nedeniyle istifa etmesinin ardından Ermenistan halkı bugün sandık başına gidiyor.

Ermenistan’da ilk defa rekor denecek seviyede 22 parti ve 4 ittifakın katılacağı seçimde, 2 milyon 581 bin 93 seçmen oy kullanabilecek.

​Bu siyasi hareketler arasında Başbakan Vekili Nikol Paşinyan’a ve 3 eski cumhurbaşkanına ait partiler de yer alıyor.

Görevini seçime kadar geçici olarak sürdüren Paşinyan, bu seçime ‘Sivil Sözleşme Partisi’ ile katılıyor.

Ermenistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan (1991-1998) ‘Ermeni Ulusal Kongre Partisi’, eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan (1998-2008) ise ‘Ermenistan İttifakı’ ile yarışacak.

Paşinyan’ın halk hareketi başlatarak koltuğundan ettiği eski Cumhurbaşkanı ve Başbakan Serj Sarkisyan (2008-2018), bu seçime doğrudan girmese de desteklediği ‘Onurum Var İttifakı’ oy pusulasında yer alacak.

Seçimde, kısa bir süre önce yapılan değişiklikle ‘nispi temsil sistemi’ uygulanacak.

Daha önceki dönemlerde en az 105 sandalyeli parlamentoya, 2018’de yapılan seçim sonucunda eski sistem gereği 132 milletvekili girmişti. Yeni sistem nedeniyle, bu seçim sonucunda parlamentoda tam olarak kaç milletvekilinin olacağı şimdilik net değil.

Öne çıkan adaylar Paşinyan ile Koçaryan

Seçim yarışının Paşinyan ve eski Cumhurbaşkanı Koçaryan’ın arasında geçmesi bekleniyor. MPG isimli bir araştırma şirketinin Ermenistan’daki seçimle ilgili yaptığı anketin sonuçlarına göre Paşinyan’ın Sivil Sözleşme Partisi yüzde 22.4 oy ile birinci sırada yer alırken, Koçaryan’ın Ermenistan İttifakı ise yüzde 20.6 oy ile Paşinyan’ın partisini takip ediyor.

Seçim sonrası senaryolara göre, parlamentoya Paşinyan ve Koçaryan’ın partisinin yakın oy oranlarıyla girmesi halinde bir koalisyon hükümetinin kurulması gündemde olacak. Bu durumda parlamentoya girecek üçüncü kilit parti, Paşinyan’ın mı yoksa Koçaryan’ın mı başbakan olacağına karar verecek.

Paşinyan’dan ‘çökmüş sistem’ gerekçesi

Nikol Paşinyan

Paşinyan, başbakanlık görevi süresince icraatlarının muhalefet tarafından başarısızlıkla suçlanmasına karşılık, ekibinin zaten ‘çökmüş bir sistemi’ devraldığını savunuyor. Üç yılın sorunları gidermek için yeterli bir süre olmadığını belirten Paşinyan, tekrar iktidar olması halinde ülkedeki bütün sorunları düzelteceğine söz veriyor.

Başbakanlık görevi süresince Ermenistan’ı silahlandırdığını vurgulayan Paşinyan, Ermeni ordusunda son 10 yılda alınan silahların yüzde 70-80’inin kendi döneminde alındığını belirtiyor.

Karabağ’da Azerbaycan ordusunun başarısı karşısında Ermenistan’ın yenilmesinin sorumlusunun ‘Ermeni ordusunun yöneticileri’ olduğunu söyleyen Paşinyan, ‘Bakü’nün, kendi partisinin iktidara gelmesinden yana olmadığı’ tezini savunuyor.

Ermenistan’ın barış içinde kalkınmasını istediğini ifade eden Paşinyan, seçimlerden sonra güvenlik, ekonomik ve sosyal problemlerle ilgilenmeye devam edecekleri vaadinde bulunuyor.

Başbakan Vekili, Türkiye’yi Ermenistan’ın düşmanı olarak sayıyor. Geçen ay parlamentoda yaptığı konuşmada bu düşmanlığın tarihsel olarak yaşandığını söyleyen Paşinyan, Türkiye’nin yine de komşu olduğunu, ‘düşmanlığının yönetilebilir hale geldiğini’ iddia etti.

Paşinyan, oy alabilmek için Karabağ’ın geleceğiyle ilgili de vaatlerde bulunuyor.

Koçaryan’ın vaadi Rusya ile ilişkileri iyileştirme

Serj Sarkisyan

Koçaryan ise Paşinyan’ın Rusya ile Ermenistan arasındaki ilişkileri bozduğunu, iki ülkenin pek çok alanda çıkarlarının örtüştüğünü söylüyor. Koçaryan, seçmenlerine Ermenistan ile Rusya arasındaki ilişkileri iyileştirme sözü veriyor.

İktidarın, devletin bütün kurumlarını yönetemediğini ve öncelikle bu sorunu giderecekleri söyleyen Koçaryan, güvenlik meselesini çözeceğini savunuyor. Ülkenin en önemli sorunlarından biri olan yurt dışına göçü önleme sözü veren Koçaryan, son üç yıldır ülkede mevcut yönetimin gerçekleştirdiği bütün eylemleri yargıya taşıyacağını söylüyor.

Koçaryan’ın, siyaset propagandasında Türkiye’nin en büyük tehdit olduğu iddiası da yer alıyor. Karabağ’da barış anlaşması olmadığını ve krizin çözülmediğini iddia eden Koçaryan, bölgenin statüsünün hala sürdüğü görüşünde.

Seçimler sonucunda herhangi bir hükümet ya da koalisyon hükümetinin kurulamaması halinde ise en çok oy almış ilk iki sıradaki ittifak ya da partinin katılımıyla yeniden seçime gidilmesi öngörülüyor.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...