8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

“ENKS masaya oturmuyor”

PYD Eşbaşkanlık Konseyi Üyesi Aldar Halil, PYNK ile ENKS arasındaki görüşmelerin 6 aydır durduğunu belirterek, “Küsmek ve toplantılara katılmamak siyasi bir yöntem değil. Siyasi belge konusunda anlaşma sağladık. Bu da gösteriyor ki bir taraf bunu bahane edip masaya oturmuyorsa başka nedenleri vardır” dedi.

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanlık Konseyi Üyesi Aldar Halil, yayınladığı video mesajında Rojava’da Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ve Kürt Ulusal Birliği Partileri (PYNK) arasındaki görüşmeleri değerlendirdi.

Taraflar arasındaki ulusal birlik görüşmelerinin yaklaşık 6 aydır durduğunu belirten Halil, “Sebep de şu ki; ENKS tarafı şu ana kadar da masaya oturmamıştır. Biz kendi açımızdan diyaloğa hazır olduğumuzu ve hiç geri çekilmediğimizi defalarca belirttik. Bir porblem varsa da masa etrafında görüşelim diyoruz” dedi.

Halil sözlerine şunları ekledi:

“Küsmek ve toplantılara katılmamak siyasi bir yöntem, çözüm şekli değil. Elbette aynı düşünmediğimiz konular var. Fakat bu çözüm her bir tarafın bir köşeye çekilerek masadan uzaklaşması değil, aksine masa etrafında toplanıp diyalog yapmasıdır. Siyasi belge konusunda anlaşma sağladık. Kimse siyasi meselelerde ihtilaf var o yüzden gelmiyoruz diyemez. Çünkü siyasi konularda anlaştık. Bu da gösteriyor ki bir taraf bunu bahane edip masaya oturmuyorsa başka nedenleri vardır. Bu da bu diyaloğun aksaması veya ertelenmesine neden olmamalı.”

Özerk Yönetimin seçim için kendilerine çağrıda bulunduğunu ve Rojava’da seçim döneminin geldiğini belirten PYD’li Aldar Halil, “Onlar da bu konuda Kürt taraflar arasındaki ittifağın bir neticeye varmasını bekliyor” dedi.

ENKS’den de eleştiri

Rudaw’a konşan Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlık Divanı üyesi ve Suriye Kürdistan Birlik Partisi Sekreteri Süleyman Oso ise, son süreçte yapılan açıklamaların Kürtler arasındaki diyalog görüşmelerine hizmet etmediğini söyledi.

Oso, müzakerelerin devamı için de bu dilin terk edilmesini beklediklerini belirtti.

ENKS olarak diyalog görüşmelerine başlanmasını istediklerini dile getiren Süleyman Oso, “Fakat bizi başlangıç noktasına götürmeyeceklerine dair garanti de vermelidirler” diye konuştu.

ENSK Başkanlık Divanı üyesi Oso, Newroz’dan bu güne kadar birçok üyelerinin Rojava asayiş güçleri tarafından sebepsiz yere gözaltına alındığını da aktardı.

ABD arabuluculuk yapıyor

Rojava’da ABD’nin arabuluculuğunda ENKS ve PYNK arasındaki görüşmelerin başlamasının üzerinden bir yıl geçti.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Yardımcısı David Brownstein, Mart ayının sonlarında Kamışlo’da Ekito Bayramı kutlamalarına katıldığı sırada, Kürt partilerin askeri güç, ekonomi, kalkınma ve istikrar planlarına katkı sunma konularında anlaşmaya varmak için müzakereleri desteklediğini söyledi.

Sorun ve ihtilafların “müzakere masasında” çözülmesini talep eden Brownstein, ABD yönetiminin Suriye halkının özgürlük ve demokrasi haklarını ve BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı uyarınca siyasi geçişe ulaşmayı desteklediğini söyledi.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Kobani’nin de desteklediği diyalog görüşmeleri kapsamında ENKS ile PYNK, geçen yıl Haziran ortalarında iki taraf için bağlayıcı ortak bir siyasi görüşe ulaşarak, yönetimde ortaklık ve Kürt mercileri ile Duhok Anlaşması’nın güvenlik ve savunma alanlarında geriye kalan maddelerinin tamamlanması konularında ilk uzlaşıyı sağlamış ve bunu kamuoyuna da duyurmuştu.

Bu adımlar, tarafların yayınladığı sonuç bildirgesine göre ortak siyasi anlaşmanın imzalanması hedefiyle diyalog ve müzakerelerin sürdürülmesinde temel adımlar kabul edilmişti.

ENKS, PYD ve Demokratik Toplum Hareketi 2014’te Erbil 1 ve Erbil 2 anlaşmalarını, 2015’te ise Duhok 1 anlaşmasını imzalamıştı.

ABD ve Fransa’nın aralarında yer aldığı Avrupalı ülkeleri de Kürtler arasındaki ihtilafların çözümü ve bakış açılarının yakınlaştırılmasını destekliyor.

Rudaw, iznews

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...