8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

“8 yılda 502 işçi intihara sürüklendi”

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin yayınladığı rapora göre son 8 yılda en az 502 işçi, iş yeri şartları nedeniyle intihara sürüklendi.

İSİG Meclisi 8 yılda yaşanan işçi “intiharlarına” ilişkin yayımlanan raporda işe bağlı olarak ortaya çıkan intiharların 1980’li yılların ikinci yarısından itibaren Japonya’da görülmeye başlandığı ve “karojisatsu” kavramı ile tanımlandığı belirtildi.

Karojisatsu kavramı ise, “İşçinin fazla-aşırı çalışması sonucunda muhakeme yeteneğini kaybetmesi ve genellikle depresyona girmesi sonucunda meydana gelen intihar girişimi” olarak tanımlandı.

Raporın devamında şu bilgiler yer aldı:

Türkiye’de işçi intiharları

Bu noktada Türkiye’deki işçi intiharlarının işkollarına, nedenlerine vb. bakmak önemli. Böylece önümüzdeki dönem düşünsel, yazınsal çalışmalar ve pratik bir mücadeleyi oluşturmak açısından ilk adımları atabiliriz…İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği

Öncelikle bir kavram karmaşası oluşturmaması açısından konuyu nasıl ele aldığımızı açıklamak gerekiyor. Yasalarımıza göre işyeri içinde gerçekleşen her intihar, nedeni ne olursa olsun ‘iş cinayeti’ kapsamındadır. Ancak bugüne kadar hukuken çalışma koşullarından kaynaklanan bir intihar diye tanımlanan ölüm olmamıştır. Bizler ise hem yasal mevzuata uyarak işyeri içinde (işe bağlı olan-olmayan) gerçekleşen hem de işyeri dışında salt işe bağlı intiharları da raporumuza aldık. Genel olarak da ‘işyeri intiharı’ kavramını kullandık. (Yoksa evde, işyeri dışında yüzlerce işçi intihar ediyor. Ancak çok az bir kısmının iş ile bağlantılı olduğunu saptayabildik) Buna göre;

2013 yılında en az 15 işçi, 2014 yılında en az 25 işçi, 2015 yılında en az 59 işçi, 2016 yılında en az 89 işçi, 2017 yılında en az 86 işçi, 2018 yılında en az 73 işçi, 2019 yılında en az 80 işçi, 2020 yılında en az 75 işçi işyeri içinde (işyeri dışında ise işe bağlı olarak) intihar ederek yaşamını yitirdi… Yıllara göre güvencesizliğin derinleşmesine paralel olarak işyeri intiharlarında bir artış olmuştur.İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği

 Son sekiz yılda gerçekleşen 502 emekçi intiharının istihdam biçimlerine göre dağılımı ise şöyle;

218’i işçi ve 84’ü memur olmak üzere 302 ücretli çalışan,

111’i esnaf ve 21’i çiftçi olmak üzere 132 kendi nam ve hesabına çalışan,

Yine ataması yapılmayan öğretmenler de dahil olmak üzere benzer koşullardaki 68 işsiz işçi intihar etmiştir…İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği

Son sekiz yılda intihar eden emekçilerin çalıştıkları işkollarına ise şöyle;

148 emekçi ticaret/büro/eğitim işkolunda, 48 işçi savunma/güvenlik işkolunda, 33 işçi inşaat işkolunda, 32 emekçi tarım işkolunda, 32 işçi metal işkolunda, 28 işçi sağlık işkolunda, 24 işçi belediye/genel işler işkolunda, 21 işçi taşımacılık işkolunda, 19 işçi konaklama/eğlence işkolunda, 12 işçi gıda işkolunda, 11 işçi gemi/tersane işkolunda, 10 işçi ağaç işkolunda, 9 işçi kimya işkolunda, 8 işçi bankacılık işkolunda, 5 işçi tekstil işkolunda, 5 işçi iletişim işkolunda, 4 işçi enerji işkolunda, 3 işçi madencilik işkolunda, 1 işçi basın işkolunda, 1 işçi çimento işkolunda intihar ederek hayatına son verdi. 48 işçinin çalıştığı işkolunu yeterli bilgi olmadığı için belirleyemedik…İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği

Son sekiz yıldaki intiharların nedenlerini ise dört bölüme ayırdık. Buna göre;

127 işçi borçları nedeniyle,

68 işçi işsizlik nedeniyle,

53 işçi mobbing nedeniyle intihar ederek hayatına son verdi.

254 işçinin neden intihar ettini ise yeterli bilgi olmadığı için bilmiyoruz…İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği

Son sekiz yılda intihar eden işçilerin 30’u kadın ve 472’si erkek…İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği

Son sekiz yılda yaş gruplarına göre intiharların dağılımı ise şöyle;

15-17 yaş arası 6 işçi,

18-27 yaş arası 77 işçi,

28-50 yaş arası 330 işçi,

51-64 yaş arası 68 işçi,

65 yaş üstü 5 işçi intihar ederek hayatına son verdi.

Elimizde yeterli bilgi olmadığı için intihar eden 16 işçinin yaşını bilmiyoruz…İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği

Son sekiz yılda işçi intiharlarının şehirlere göre dağılımı: 65 ölüm İstanbul’da; 40 ölüm Kocaeli’de; 34 ölüm İzmir’de; 32 ölüm Antalya’da; 25 ölüm Adana’da; 24 ölüm Aydın’da; 19 ölüm Denizli’de; 17 ölüm Kayseri’de; 15 ölüm Bursa’da; 14 ölüm Muğla’da; 12’şer ölüm Mersin ve Samsun’da; 11 ölüm Ankara ve Tekirdağ’da; 10 ölüm Hatay’da; 8’er ölüm Çanakkale, Çorum, Antep ve Sakarya’da; 7’şer ölüm Diyarbakır ve Konya’da; 6’şar ölüm Balıkesir ve Kırşehir’de; 5’er ölüm Bilecik, Düzce, Erzincan ve Mardin’de; 4’er ölüm Bingöl, Bolu, Manisa, Urfa ve Van’da; 3’er ölüm Adıyaman, Edirne, Elazığ, Kırıkkale, Kütahya, Niğde, Sivas, Şırnak ve Uşak’ta; 2’şer ölüm Afyon, Aksaray, Amasya, Burdur, Erzurum, Eskişehir, Kars, Muş ve Trabzon’da; 1’er ölüm Artvin, Bartın, Batman, Giresun, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kilis, Nevşehir, Ordu, Osmaniye, Siirt, Sinop, Tokat, Tunceli ve Yalova’da; 2 ölüm ABD’de meydana geldi…

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...