9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

24 Haziran Türkiye Seçimlerinde “İlk”ler

Türkiye’de bugün cumhurbaşkanı ve 600 milletvekilini seçmek için 56 milyon 322 bin 632 seçmen, 95 yıl sonra ilk kez yürütmeyi ve yasamayı aynı anda seçmek için sandık başına gidiyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu günden bu yana gerçekleştirdiği cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve genel seçimlerde yeni bir döneme giriliyor.

16 Nisan 2017 halkoylamasıyla kesinleşen yeni hükümet sistemi kapsamında bir dizi değişiklik bugün ilk kez uygulanıyor. 600 milletvekili ile oluşacak 27. Dönem Meclis’ini ve 13. cumhurbaşkanını seçmek için yapılacak seçimler ve yeni sistemin ilkleri şöyle:

Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri birlikte yapılacak

Bugün ilk kez cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri birlikte yapılacak. Cumhurbaşkanı adaylarının ilk kez halk oyuna sunulduğu 28 Ağustos 2014 seçiminin ardından bu kez cumhurbaşkanı adayları, 16 Nisan referandumu ile değişen hükümet yönetim sistemi kapsamında bu kez milletvekili adaylarıyla birlikte sandığa girecek.

Geçen seçimden farklı olarak, 16 Nisan referandumu ile gerçekleşen Anayasa değişikliği, partili cumhurbaşkanına imkân tanıdığı için bazı cumhurbaşkanı adayları, aynı zamanda partisinin genel başkanı olarak kendi belirlediği milletvekili aday listeleriyle seçmenin önüne çıkacak.

“İlk ittifak”

Bazı partiler ilk kez yasal olarak pusulada görülecek şekilde ittifakla seçime giriyor. AK Parti, MHP ile Cumhur İttifakı; CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi Millet İttifakı çatısı altında seçime girecek. BBP adayları AK Parti listesinde, DP adayları İYİ Parti listesinde olacak. Hüda-Par, HDP ve Vatan Partisi seçime ittifak yapmadan giriyor.

“Partiler yüzde 1 bile alsa, oyuna göre milletvekili çıkarabilecek”

Seçim sistemine göre bir partinin Meclis’e milletvekili sokabilmesi için Türkiye çapında oyların yüzde 10’undan fazlasını alması gerekiyor. Ancak partiler arası ittifak yasal hale geldiği için ittifaktan tek parti bile yüzde 10’u geçse, çatısı altındaki partiler de barajı geçmiş sayılacak ve yüzde 1 bile alsa, oyuna göre milletvekili çıkarabilecek.

Başbakanlık

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde hükümet artık cumhurbaşkanının Meclis içi ve dışından atayacağı bakanlardan oluşacak. Başbakanlık makamı olmayacak.

İlk kadın aday: Meral Akşener

İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener, ilk kadın cumhurbaşkanı adayı olarak halkın karşısına çıkacak.

Cezaevinde ilk aday: Demirtaş

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, cezaevinden cumhurbaşkanı adayı olan ilk isim olarak 24 Haziran’da yarışacak. Sosyal medya hesabı üzerinden mesajlarla kampanya yapan Demirtaş’ın TRT’nin cezaevinde kayda aldığı propaganda konuşmasının yayınlanması da bir ilk olarak tarihe geçti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda sonuçlanmazsa ikinci tur 8 Temmuz’da yapılacak.

“İttifak oyları dağılımı”

Sandıklar açıldığında ilk cumhurbaşkanlığı oyları, sonra partilerin aldıkları oylar sayılacak. Vekil dağılımları yine D’hondt sistemi ile hesaplanacak ancak öncelikle ittifaklar bağımsız parti gibi dikkate alınıp ildeki milletvekili sayısı partilere dağıtılacak.

İttifaka düşen milletvekili sayısı, ittifak içindeki partilerin oylarına göre dağıtılarak ittifak partilerinin vekillik dağılımları belirlenecek.

“İttifak oyları”

Oy pusulasında ittifak yapan partilerin yer aldığı ortak bir “ittifak alanı” bulunuyor. İttifakın ortak oylarından, ittifaktaki partilere, yasada belirtilen yönteme göre hesaplanan pay düşüyor. Bu pay, ilçe seçim kurullarında sandık tutanaklarının birleştirilmesi sırasında hesaplanarak, partilerin kendi oylarına eklenecek.

Hesaplama ise; Milletvekili seçiminde ittifakın oyları, ittifaktaki partilere, partilerin kendi oyları oranında dağıtılacak.

“Yürütmede ilk”

Cumhurbaşkanı seçilen isim yemin ettiği gün göreve başlayacak. Milletvekillerinin yemin etmesi ile 27. Dönem Meclis’i göreve başlayacak. Ardından cumhurbaşkanı yemin edecek. Bu süreçte Başbakan Binali Yıldırım yemin tarihine kadar görevini sürdürecek.

Yeni yürütme modeli cumhurbaşkanının yemin töreninden sonra hayata geçirilecek. Cumhurbaşkanı, Meclis dışından isterse milletvekillerinden Bakanlar Kurulu oluşturacak, Bakanlar Kurulu Meclis’ten güvenoyu almayacak. Cumhurbaşkanı, başbakan ve Bakanlar Kurulu’nun tüm yetkilerini ve kararname çıkarma yetkilerini kullanmaya başlayabilecek.

Cumhurbaşkanı, ilk iş olarak Bakanlar Kurulu’nun yapısını değiştirecek. Başbakanlık ortadan kalkacak.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...