8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

17 yılda 53 bin 784 kişi intihar etti

İntiharların önlenmesi için Meclis araştırması isteyen CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, AKP iktidarında son 17 yılda 53 bin 784 kişinin intihar ettiği belirtildi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, artan intihar vakalarının yaşanmaması, acil somut ve sürekli ekonomik tedbirlerin alınması amacıyla Meclis araştırması istedi. Meclis Başkanlığı’na verilen araştırma önergesinde AKP iktidarı döneminde intiharlara dönük çeşitli istatiskleri Bakanlıkların açıklamaktan imtina ettiği belirtildi.

Tanrıkulu’nun çeşitli bakanlıklara konu ile ilgili verdiği soru önergelerine gelen yanıtlara yer verilen önergenin gerekçesinde, şunlar belirtildi: “21 Şubat 2020 tarihinde TBMM Başkanının yanıtlaması istemiyle vermiş olduğum soru önergesinde ise, TBMM Çankaya Kapısı girişinde bir kişinin üzerine benzin dökerek ‘Açım, çocuklarım aç!’ diyerek intihar girişiminde bulunan vatandaşa yönelik verdiğim yazılı soru önergesine 10 Mart 2020 tarihinde TBMM Başkanvekili tarafından verilen yanıtta, kişinin kimlik bilgilerinin tespit edilerek hakkında TBMM Güvenlik Yönetmeliği kapsamında idari işlem yapıldığı, kişinin adli işlem birimine teslim edildiğine dair yanıt verilmiştir. Ancak bahse konu yazılı soru önergesine gelen yanıtta 2002 – 2020 yılları arasında TBMM Yerleşkesi içinde herhangi bir vatandaş tarafından geçinemediği, ekonomik kriz gerekçesiyle kendini yakma girişimi yaşanmadığı ifadesine de yer verildiği göz önüne alındığında, açık açık ailesinin ve kendisinin geçinemediğini söyleyen vatandaşın bile adeta görmezden gelindiği aşikardır!”

EN FAZLA İNTİHAR İSTANBUL’DA

Ekonomik sıkıntılardan dolayı yaşanan intiharların sadece basında yer aldığına yer verilen önergede, Tanrıkulu’nun 23 Ekim 2017 tarihinde verdiği soru önergesine Sağlık Bakanlığı tarafından gelen yanıtta, 2014-2017 yıllarında Türkiye’de 9 bin 479 kişinin intihar ettiği, en fazla intihar olayının İstanbul’da yaşandığına yer verildi. Önergenin gerekçesinde, “Türkiye’de 2014 ve 2017 yılları arasında intihar eden erkek sayısı 7 bin 041 olurken, aynı yıllar arasında intihar eden kadın sayısı ise 2 bin 438 olarak açıklanmıştır. 2002 – 2019 yılları arasında yıllar bazında 22 Mayıs tarihi itibariyle Türkiye genelinde illere göre toplam kaç kişinin işsizlik, geçim derdi ve borçlar sebebiyle kendini yaktığı sorusuna yanıt verilmemiştir” ifadelerine yer verildi.https://83b827a4b1f0a39eb4a09072801081ff.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-38/html/container.html

‘İNTİHARLAR GÖRMEZDEN GELİNİYOR’

Diyarbakır Silvan’da 2020 yılı son ayları içinde 7 ayrı intiharın yaşandığına yer verilen önergede, “Son 14 aydır pandemi ile birlikte artan işsizlik, ekonomik sıkıntılar sebebiyle Türkiye’nin dört bir yanında intihar eden vatandaşlarımıza yönelik haberler medyada çok az yer bulmaktadır. Yaşanan intiharlar ve şüpheli ölümlerin üzeri adeta örtülmek istenircesine AKP Hükümetleri döneminde görmezden gelinmekte ve yok sayılmaktadır. AKP Hükümetlerinde vatandaşların yoksulluğa terk edilmesi ekonomik nedenlerle intiharları gün be gün artırmaktadır. 2002 – 2019 yılları arasında 17 yılda 53 bin 784 kişi intihar ederek yaşamına son vermiştir” denildi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...