YBŞ-YJŞ’den Bağdat’la anlaşma: En büyük zafer halkımızın özgür varlığıdır
“Irak ile anlaşmaya vardık
Irak’ın birliğine ve egemenliğine olan inancımız, Şengal’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik kaygımız doğrultusunda; güçlerimizin, yani Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) ve Şengal Kadın Birlikleri’nin (YJŞ), bağımsız askerî yapısının sona erdirilmesi, toplam 4 bin 165 kadın ve erkek savaşçının federal güvenlik sistemine entegre edilmesi ve silahların devletin denetiminde düzenlenmesi konusunda Irak Federal Hükümeti ile anlaşmaya vardığımızı duyuruyoruz.
Şengal Dağı başı dik ayakta kaldı
Bu anlaşma, Şengal’in tarihi ve Êzidî halkımızın Ağustos 2014’te IŞİD silahlı gruplarının elinde yaşadığı soykırım bağlamında ele alınmalıdır. Halkımız o dönemde katliam, kaçırılma, göç ve yok olma tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Ancak Şengal Dağı, halkını, toprağını ve onurunu koruyan Êzidî direnişinin kahramanları ve evlatlarıyla birlikte, soykırıma karşı direniş ve var olma iradesini somutlaştırarak başı dik ayakta kaldı.
YBŞ-YJŞ soykırımın acıları içinde kuruldu
Halkımızı, köklerinden koparılmak istenen toprağımızı ve boyun eğmeyi reddeden onurumuzu korumak amacıyla, kaderimizi belirleyen o anda Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) ve Şengal Kadın Birlikleri (YJŞ), acıların ve yaşam iradesinin içinden doğdu.
Kadın ve erkek savaşçılarımız halkımızı ve toprağımızı korumak için savunma ve kurtuluş mücadelesi yürüttü. Bu mücadelede 530 şehit verdik, yüzlerce savaşçımız yaralandı. IŞİD terör örgütünün yenilgiye uğratılmasının ardından Irak bayrağını Şengal’de ilk dalgalandıranlar biz olduk.
Anlaşma eksiksiz uygulanmalı
Bugün tarihimizin sayfalarını kapatmıyor, direniş yıllarındaki fedakarlıkları da inkâr etmiyoruz. Ancak bize dayatılan soykırım ve savaş döneminden çıkarak devlet kurumları bünyesinde çalışma aşamasına geçiyoruz.
Silahların devletin denetiminde düzenlenmesinin ve güvenlik kararlarının birleştirilmesinin egemenliğin tesis edilmesi, terörün geri dönmesinin önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel olduğunu vurguluyoruz. Bunun koşulu, anlaşmanın uygulanması sırasında savaşçılarımızın haklarının korunması, şehitlerin onuruna saygı gösterilmesi, Şengal’in güvenliğinin sağlanması ve halkının hakları ile özgünlüklerinin güvence altına alınmasıdır.
Şengal Yerel Yönetimi güçlendirilmeli
Devletin gücü yalnızca otoritesini uygulama kapasitesiyle ölçülmez; aynı zamanda yurttaşlarını kucaklama, onların uğradığı kayıpları tanıma ve haklarını güvence altına alma becerisiyle ölçülür.
Bu nedenle anlaşmanın başarıya ulaşması; maddelerinin ciddi biçimde uygulanmasını, soykırımın etkilerinin giderilmesini, kayıpların akıbetinin açıklığa kavuşturulmasını, kurbanların aileleri için adaletin sağlanmasını, göçzedelerin geri dönüşü için koşulların hazırlanmasını, Şengal’in yeniden inşa edilmesini ve bu felaketin bir daha yaşanmamasının güvence altına alınmasını gerektiriyor.
Ayrıca Şengal’de sivil kurumların ve yerel yönetimin rolünün güçlendirilmesinin, tüm bileşenlerin katılımını güvence altına alacak şekilde demokrasinin tesis edilmesinin ve bunun Şengal halkının tamamı için birleştirici bir güce dönüştürülmesinin önemini vurguluyoruz.
Uygulama aşamasında ulusal dayanışma ruhu sürmeli
Irak Başbakanı’na, hükümetin ilgili birimlerine, güvenlik güçlerine, siyasi ve toplumsal taraflara, ilgili komitelere ve heyetlere; soykırımın ilk günlerinden bugüne kadar Êzidî toplumuna destek veren ve müzakerelerin başarıya ulaşmasına, görüşlerin yakınlaştırılmasına ve engellerin kaldırılmasına katkıda bulunan herkese derin teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Bu ulusal dayanışma ruhunun uygulama aşamasında da devam etmesini diliyoruz. Böylece anlaşmanın sürdürülebilirliği güvence altına alınabilir, hedeflerine ulaşılabilir ve Şengal’in tüm halkı için barış, iş birliği ve hizmet temelinde yeni bir ufuk açılabilir.
En büyük başarı, halkımızın özgürce var olmasıdır
Şehit ailelerine, yaralılara, kayıpların yakınlarına, Êzidî halkımıza ve tüm Irak halkına bir kez daha hatırlatıyoruz: Fedakarlıklarımız silahlar uğruna değil; insan, toprak, onur ve yaşam uğruna yapıldı.
Çatışma cephelerindeki görevimizi yerine getirdik. Bugün de yeni bir aşamada sorumluluğumuzu sürdürmeye devam edeceğiz. Irak’ın birliği ve egemenliği, Şengal’in güvenliği, halkının onuru ve bütün evlatları için barışçıl ve adil bir geleceğin inşası her şeyin önünde yer almaktadır.
Şehitlere bağlılığımız, insanların savaşın esiri olarak kalması değildir. Asıl bağlılık, onların uğruna canlarını feda ettikleri değerleri korumaktır. Soykırıma karşı en büyük zafer, halkımızın kendi topraklarında, kendi ülkesi Irak’ta, güvence altına alınmış haklarıyla canlı, özgür ve güven içinde, kendi varlığını koruyarak yaşamaya devam etmesidir.”



