26 Ekim 2026
19.8 C
İstanbul

Brezilya’da Lula yeniden devlet başkanı seçildi

Brezilyalılar, yeni devlet başkanlarını seçmek için 25 Ekim Pazar günü sandık başına gitti. Başa baş geçen yarışı, görevdeki Lula da Silva’nın kazandığı ve yeniden devlet başkanı seçildiği ilan edildi.

Görevdeki 80 yaşındaki solcu Luiz Inácio Lula da Silva ile 45 yaşındaki sağcı senatör Flávio Bolsonaro arasında yarış başa baş sürdü.

Brezilya Yüksek Seçim Kurulu, oyların yüzde 98,7’sinin sayıldığını ve Lula’nın matematiksel olarak seçimi kazandığını duyurdu.

Lula oyların yüzde 51,75’ini alırken, Bolsonaro yüzde 48,25’ini aldı. Brezilya’da 160 milyon kayıtlı seçmen bulunuyor.

Sonuçların gelmesiyle Lula taraftarları Sao Paulo sokaklarında kutlamalar yapmaya başladı.

Böylece Lula da Silva, dördüncü kez bu göreve seçilmiş oldu.

Flávio Bolsonaro, 2022’deki son seçimi kaybettikten sonra darbe planlamak suçundan 27 yıl hapis cezasına çarptırılan eski sağcı Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu.

Bolsonaro, 4 Ekim’deki ilk tur oylamada birinci sırada yer almasının ardından bu seçimin favorisi olarak görülüyordu.

ABD Başkanı Donald Trump ilk turdaki sonucu “çok büyük” bir zafer olarak nitelendirmişti. Lula ise ABD’yi “seçimlere müdahale etmekle” suçlamıştı.

İlk turda Bolsonaro’nun oyları beklenenin üzerinde gelmişti. Bu da ikinci turda Bolsonaro’yu avantajlı hale getirmişti çünkü ilk turda elenen diğer bazı adaylar sağcı alternatiflerdi.

Latin Amerika’nın büyük bölümü Trump yönetimiyle uyumlu sağcı devlet başkanlarını seçmiş durumda. Brezilya’da ise ikinci tur, Latin Amerika’nın en büyük ülkesi ve ekonomisinin bu yola girmesine engel olmuş görünüyor.

ABD’ye ‘seçimlere müdahale’ suçlaması

Bolsonaro’nun ilk turdaki zaferinden sonta Lula’nın destekçileri, katılım oranını artırmak amacıyla onun lehine büyük mitingler düzenledi.

24 Ekim Cumartesi günü Lula, Rio de Janeiro’daki Copacabana Plajı’nda toplanan büyük kalabalığa, bu seçimin bir “egemenlik” meselesi olduğunu ve insanların Brezilya bayrağını öpen kişiyle Amerikan bayrağını öpen kişi arasında seçim yapacağını söyledi.

Lula yönetimi, ABD’yi Brezilya seçimlerine müdahale etmekle suçladı. Washington ise bu iddiayı “temelsiz” olarak nitelendirdi.

Lula, “basit bir nedenle” seçimi kazanacağı iddiasında bulundu: “Halkın değişim istediği doğru, ancak halk ilerlemek istiyor. Geriye gitmek istemiyorlar.”

Luiz Inaciao Lula da Silva kimdir?

Luiz Inacio Lula da Silva, 27 Ekim 1945’te kuzeydoğudaki Pernambuco eyaletine bağlı Garanhuns’ta doğdu. Halihazırda Sao Paulo’da yaşayan Lula’nın biri üvey beş çocuğu var. Yakın bir zaman önce Janja adıyla bilinen üçüncü eşi Rosangela da Silva ile evlendi.

Lula 1960’lar ve 1970’lerde bir metal işçisi ve aktif bir sendikacıydı. Öncesinde bir kuru temizleme şirketinde çalıştı ve ayakkabı boyacılığı yaptı.

1980’de İşçi Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı. 1987 ve 1991’de Sao Paulo’dan federal meclise seçildi.

1989’da İşçi Partisi’nden ülkenin ilk işçi sınıfı adayı olarak başkanlık seçimine girdi. Dört başarısız denemeden sonra ilk kez 2002’de devlet başkanı seçildi.

2003’te yoksulluğu azaltmaya yönelik sosyal programını uygulamaya başladı. 2006’da oyların yüzde 60’ından fazlasını alarak yeniden seçildi.

2010’da İsrail’i ziyaret eden ilk devlet başkanı oldu.

Aynı yıl Time Dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçildi.

2011’de gırtlak kanseri nedeniyle kemoterapi gördü.

2018’de üst düzey siyasetçilerin, hükümet yetkililerinin ve iş insanlarının suçlandığı yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklandı ve hapse girdi. O yıl seçimlere katılması yasaklandı.

Lula, Kasım 2019’da 580 gün sonra hapisten çıktı. Mart 2021’de bir Federal Yüksek Mahkeme Yargıcı Lula hakkındaki mahkumiyet kararını bozdu. Siyasi haklarını geri kazanan Lula, Temmuz 2022’de İşçi Partisi’nden yeniden başkanlığa aday oldu.

Son Haberler

Netanyahu’dan İran’a uyarı, ‘nükleer patlama’ görselli paylaşım

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yarın yapılacak genel seçimler öncesinde...

Trump’tan Obama’ya: Cahil bir başkandın İran’a milyarlarca dolar verdin

ABD Başkanı Donald Trump, eski Başkan Barack Obama’nın hafta...

Trump: İran’a yeni bir askeri operasyon olabilir

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'un İran'a karşı yeni bir...

Fidan: Mekke İttifakı bölgesel güvenlik, barış ve refah için kuruldu

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı’nda...

‘Alihan Kuriş’ soruşturmasında 19 kişi daha tutuklandı

Alihan Kuriş'in liderliğinde "çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve...

Viyan Hababi: YBŞ Şengal’de kalacak

Ezidilerin savunmasını yapan  Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) Genel Komutanlık Üyesi Viyan Hababi, Irak hükümetiyle yürütülen görüşmelerin en üst düzeyde devam ettiğini belirterek, “YBŞ ve YJŞ (Şengal Kadın Birlikleri) savaşçıları Şengal’de kalacak” dedi. Hababi, taraflar arasında belirli bir uzlaşının sağlandığını ancak henüz resmi bir anlaşmanın imzalanmadığını ifade etti. Rojnews’e konuşan YBŞ Genel Komutanlık Üyesi, “YBŞ ve YJŞ savaşçılarının Şengal’de kalacağı ve kendi topraklarını koruyacağı konusunda bir anlayışa ulaştık” diye konuştu. “Bağdat’la görüşmeler sürüyor” Şengal’in geleceği, Irak’ın gündemindeki en önemli konular arasında yer alıyor. 12 Eylül’de Ezidi temsilciler ve Şengal savunma güçleri, Irak Başbakanı Ali Zeydi ile bir araya geldi. Son olarak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım Abudi, MERI Forumu’nda Şengal savunma güçleriyle uzlaşıya vardıklarını açıklamıştı. Hababi, çözüm amacıyla yürütülen görüşmelerin şubat ayından bu yana devam ettiğini belirtti. “Biz Iraklı bir gücüz” Hababi, en başından beri kendilerini Iraklı bir güç olarak tanımladıklarını vurgulayarak şunları söyledi: “Bizim Irak’a yönelik herhangi bir tehdidimiz yok. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız ve bu ülkenin bir gücüyüz. Ancak en başından beri Irak’tan talebimiz, savunma gücümüzün genel bir çatı altında, kendi yerinde kalarak toplumumuzu korumasıydı. Görüşmelerin amacı, güçlerimizin Irak ordusuna entegre edilmesi ancak özerkliğini korumasıydı.” “Savaşçılarımız Şengal’den ayrılmayacak” Viyan Hababi, Irak hükümetiyle uzlaşılan başlıklara ilişkin ise şu bilgileri paylaştı: “Genel bir çatı oluşturulacak ve bu yapı Irak hükümetinin bir bakanlığına bağlı olacak. Ancak Êzidî toplumunun özerkliği göz önünde bulundurulacak. Irak hükümetiyle YBŞ ve YJŞ savaşçılarının Şengal’de kalması konusunda anlaştık. Temel görevimiz topraklarımızı, yurdumuzu ve toplumumuzu korumaktır. Bazı çevreler aramızda ve Irak ordusu arasında çatışma çıkmasını istedi ancak biz kan dökülmesini önleyerek bunun önüne geçtik.” YBŞ komutanı Habibi, görüşmelerin bir sonuca ulaşması halinde kamuoyunu resmi bir açıklamayla bilgilendireceklerini söyledi.

Tom Barrack, Ahmed Şara ve Şeybani ile görüştü

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ve Irak Özel Temsilcisi...

Türkiye Gündemi

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...

Halk TV nasıl kuruldu, CHP’yle ilişkileri nasıldı, yayın sürecinde neler yaşandı?

Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis operasyonu...

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Bakırhan: Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun çalışması tarihi öneme sahiptir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup...