Tahran yönetimi bu yılın sonuna kadar Hint Okyanusu’nda yeni bir askeri üs inşa etmeyi planladıklarını duyurmasının ardından ABD, İran ile ciddi bir gerginlik yaşama ihtimaliyle karşı karşıya bulunuyor
ABD merkezli Gatestone Enstitüsü’nde kıdemli çalışanlardan biri olan Con Coughlin enstitünün yayınladığı bir raporda İran’ın duyurusunun, Tahran yönetiminin ABD hegemonyası ile mücadele etme kampanyasının bir parçası olarak Çin ile bölgede askeri bir işbirliği yapılmasını da kapsayacak 400 milyar dolar değerinde bir ticaret anlaşması imzalamak üzereyken geldiğini belirtti.
New York Times gazetesi tarafından ayrıntıları yayınlanan anlaşmada, İran’ın önümüzdeki 25 yıl içerisinde Çin’den yaklaşık 400 milyar dolar değerinde bir yatırım alabileceği ifade ediliyor.
Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin üst düzey yardımcılarından birine göre önümüzdeki mart ayında imzalanması planlanan anlaşma aynı zamanda daha sıkı bir askeri işbirliği ve silah geliştirmenin yanı sıra, “terörizm, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı ve sınır ötesi suçlarla orantısız bir mücadeleye” girişmek için tatbikat ve istihbarat bilgilerinin karşılıklı paylaşılmasını da içeriyor.
Alman haber ajansı DPA’ya göre Coughlin sözlerinin devamında Tahran ve Pekin arasındaki yeni işbirliği döneminin bir parçası olarak Batı güvenlik yetkililerinin, bu anlaşmanın iki ülkenin Hint Okyanusu’ndaki varlıklarını güçlendirmek için bir ittifak kurmasına zemin hazırlayabileceğine ve böylece her iki ülkenin de Washington’un çıkarlarına meydan okuyup Orta Doğu’nun güvenliğini tehdit edebileceğine dair endişelerini dile getirdiğini belirtti.
İran şu ana kadar yeni üssü nerede inşa edeceğine dair herhangi bir beyanda bulunmadı. Halihazırda Afganistan’a çeşitli mal sevkiyatları yapmak için başka faaliyetlerin arasında kullanılan Çabahar limanı, İran’ın Hint Okyanusu’ndaki en yakın olan üssü olarak biliniyor.
Pekin ile müzakere edilen anlaşmanın bir parçası olarak Çin’in Çabahar limanı da dahil olmak üzere İran’ın birçok limanına erişmesine izin verilecek. Diğer taraftan Çinlilerin Çabahar limanı yakınlarında yeni bir askeri üs inşa etmeyi planladığına dair şayialar ortalıkta dolanıyor.
Bunun gibi bir üs inşa etmek Çin donanmasının, bölgede bulunan ABD donanmasının faaliyetlerini, özellikle de dünya çapında en önemli ekonomik su yollarından biri sayılan Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemileri korumak için daimi olarak Bahreyn’de konuşlu olan Beşinci Filo’yu izlemesini sağlayacak.
İran ve Çin askeri faaliyetlerinin bölgede herhangi bir şekilde artış göstermesinin, ABD ve İngiltere’nin Diego Garcia adası üzerinde ortaklaşa yürüttüğü üs üzerinde de bir etkisi olacak. Adada yer alan üs, Pentagon’un bölgedeki en önemli askeri varlıklarından birisi sayılıyor.
Bu yılın başında Washington, İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’ye düzenlediği suikastin ardından Tahran ile arasındaki tansiyonun çok fazla yükselmesiyle Diego Garcia’ya B-52 tipi nükleer kapasiteli bombardıman uçağı göndermişti.
Hint Okyanusu’nda yeni bir İran-Çin askeri ittifakı kurulma olasılığı, İran’ın bölgede nüfuzunu yayma girişimleri karşısında endişe duyan ABD ordusu tarafından son derece ciddiye alınacak bir gelişme olarak sayılıyor.
ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Kenneth F. McKenzie geçtiğimiz günlerde İran’ın Orta Doğu bölgesinin güvenliği ve istikrarı için en büyük tehdit olduğuna dair uyarıda bulunmuştu. Mckenzie konuya dair yaptığı açıklamada “İran istikrarsızlığı körüklüyor ve bölgenin dört bir yanında güvenliği zayıflatmaya kararlı… Diğer ülkeleri kendi hedeflerine doğru itmek için şiddeti ve bölge genelinde çıkarları adına kendisine hizmet eden kişileri kullanıyor” açıklamasında bulunmuştu.
Coughlin gelecekte Tahran ve Pekin arasında kurulacak herhangi bir askeri ittifakın sadece İran’ın bölgedeki kötü niyetli faaliyetlerini artırma ısrarını pekiştireceği ve bunun da ABD ile gerginliği tırmandıracağı görüşünde.



