24 Eylül 2026
14.2 C
İstanbul

Meclis’e girmeye hak kazanan 600 vekilin tam listesi

24 Haziran Milletvekili Genel Seçimleri’nin resmi olmayan sonuçlarının açıklanmasıyla Parlamento’daki sandalye dağılımı da belli oldu.

Partilere göre, milletvekili dağılımı şöyle gerçekleşti:

AKP: 291

MHP: 49

CHP: 146

İyi Parti: 47

HDP: 67

İşte il il partileri göre Parlamento’ya giden milletvekilleri:

ADANA

AKP: Jülide Sarıeroğlu, Tamer Dağlı, Mehmet Şükrü Erdinç, Ahmet Zenbilci, Abdullah Doğru,

CHP: Ayhan Barut, Orhan Sümer, Müzeyyen Şevkin, Burhanettin Bulut

HDP: Tulay Hatımoğulları Oruç, Kemal Peköz

İyi Parti: İsmail Koncuk, Mehmet Metanet Çulha..

MHP: Muharrem Varlı, Ayşe Sibel Ersoy

ADIYAMAN

AKP: Ahmet Aydın, İbrahim Halil Fırat, Muhammed Fatih Toprak, Yakup Taş,

CHP: Abdurrahman Tutdere

AFYONKARAHİSAR
AKP: Veysel Eroğlu, Ali Özkaya, İbrahim Yurdunuseven

CHP: Burcu Köksal

İYİ Parti: Gültekin Uysal

MHP: Mehmet Taytak

AĞRI
AKP: Ekrem Çelebi

HDP: Berdan Öztürk, Dirayet Dilan Taşdemir, Abdullah Koç

AKSARAY

AKP: İlknur İnceöz, Cengiz Aydoğdu

İYİ Parti: Ayhan Erel

MHP: Ramazan Kaşlı

AMASYA

AKP: Mustafa Levent Karahocagil, Hasan Çilez

CHP: Mustafa Tuncer

Ankara 1. Bölge

AKP: Yıldırım Tuğrul Türkeş, Fatih Şahin, Yalçın Akdoğan, Ali İhsan Arslan

CHP: Tekin Bingöl, Levent Gök, Ali Haydar Hakverdi, Bülent Kuşoğlu, Gamze Taşcıer

MHP: Mevlüt Karakaya

İyi Parti; Koray Aydın, İbrahim Halil Oral

HDP: Filiz Kerestecioğlu Demir

Ankara 2. Bölge

AKP: Mustafa Destici, Lütfiye Selva Çam, Emrullah İşler, Orhan yeğin, Arife Polat Düzgün, Zeynep Yıldız

CHP: Murat Emir, Yıldırım Kaya, MHP: Sadir Durmaz, Nevin Taşlıçay

İyi Parti: Şenol Bal

Ankara 3. Bölge

AKP: Ahmet Naci Bostancı, Asuman Erdoğan, Nevzat Ceylan, Barış Aydın, Hacı Turan

CHP: Ahmet Haluk Koç, Nihat Yeşil,Servet Ünsal

MHP: Yaşar Yıldırım, Erkan Haberal, İyi Parti, Durmuş Yılmaz,Ayhan Altıntaş

ANTALYA

AKP: Mevlüt Çavuşoğlu, Mustafa Köse,Sena Nur Çelik, İbrahim Aydın Atay Uslu, Kemal Çelik

CHP: Deniz Baykal, Çetin Osman Budak, Rafet Zeybek, Aydın Özer, Cavit Arı

HDP: Kemal Bülbül

İYİ Parti: Ferihun Bahşi,Hasan Subaşı, Tuba Vural Çokal

MHP: Abdurrahman Başkan

ARDAHAN:

AKP: Orhan Atalay

CHP: Öztürk Yılmaz

ARTVİN

AKP: Ertunç Erkan Balta

CHP: Uğur Bayraktutan

AYDIN

AKP: Mustafa Savaş, Bekir Kuvvet Erim, Metin Yavuz

CHP: Bülent Tezcan, Hüseyin Yıldız, Süleyman Bülbül

İYİ Parti: Aydın Adnan Sezgin

MHP: Deniz Depboylu

BALIKESİR
AKP: Adil Çelik, Belgin Uygur, Yavuz Subaşı, Mustafa Canbey, Pakize Mutlu Aydemir

CHP: Ahmet Akın, Fikret Şahin, Ensar Aytekin

İYİ Parti: İsmail Ok

BARTIN

AKP: Yılmaz Tunç

CHP: Aysu Bankoğlu

BATMAN

AKP: Ziver Özdemir

HDP: Feleknas Uca, Necdet İpekyüz, Ayşe Acar Başaran, Mehmet Ruştu Tiryaki

BAYBURT

AKP: Fetani Battal

BİLECİK

AKP: Selim Yağcı

CHP: Yaşar Tüzün

BİNGÖL

AKP: Cevdet Yılmaz, Feyzi Berdibek

HDP: Erdal Aydemir

BİTLİS

AKP: Cemal Taşar, Vahit Kiler

HDP: Mahmut Celadet Gaydalı

BOLU

AKP: Arzu Aydın, Fehmi Küpçü

CHP: Tanju Özcan

BURDUR
AKP: Bayram Özçelik, Yasin Uğur

CHP: Mehmet Göker

BURSA
1. Bölge

AKP: Hakan Çavuşoğlu, Mustafa Esgin, Fefik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Ahmet Kılıç

CHP: Lale Karabıyık, Erkan Aydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu,

İyi Parti: İsmail Tatlıoğlu

MHP: İsmet Büyükataman

Bursa 2. Bölge

AKP: Efkan Ala, Osman Mesten, Vildan Yılmaz Gürel, Zafer Işık, Muhammet Mürfit Aydın, Atilla Ödünç

CHP: Orhan Sarıbal, Yüksel Özkan,

İyi Parti: Ahmet Kamil Erozan

MHP: Mustafa Hidayet Vahapoğlu

ÇANAKKALE
AKP: Bülent Turan,Jülide İskenderoğlu,

CHP: Muharrem Erkek, Özgür Ceylan

ÇANKIRI
AKP: Muhammet Emin Akbaşoğlu, Salim Çivitoğlu

ÇORUM
AKP: Ahmet Sami Ceylan, Oğuzhan Kaya, Erol Kavuncu

CHP: Tufan Köse

DENİZLİ

AKP: Cahit Özkan, Şahit Tin, Ahmet Yıldız, Nilgün Ök

CHP: Gülizar Biçer Karaca, Kazım Arslan, Haşim Teoman Sancar

İyi Parti: Yasin Öztürk

DİYARBAKIR

AKP: Mehmet Mehdi Eker, Ebubekir Bal, Oya Eronat

HDP; Aydın Selçuk Mızraklı, Salihe Aydeniz, İmam Taşçıer, Remziye Tosun, Hişyar Özsoy, Semra Güzel, Garo Paylan, Dersim Dağ, Musa Farisoğulları

DÜZCE

AKP: Fahri Çakır, Ayşe Keşir

MHP: Ümit Yılmaz

EDİRNE

AKP: Fatma Aksal

CHP: Okan Gaytancıoğlu, Erdin Bircan

İYİ Parti: İmren Çakırlar

ELAZIĞ

AKP: Metin Bulut, Sermin Balık, Zülfü Tolga Ağar, Zülfü Demirbağ

CHP: Gürsel Erol

ERZİNCAN

AKP: Süleyman Karaman, Burhan Çakır

ERZURUM

AKP: Recep Akdağ, Zehra Taşkesenlioğlu, Selami Altınok, İbrahim Aydemir

İYİ Parti: Muhammet Naci Cinisli

MHP: Kamil Aydın

ESKİŞEHİR

AKP: Nabi Avcı, Harun Karacan, Emine Nur Günay

CHP: Utku Çakırözer, Jale Nur Süllü,

İYİ Parti: Arslan Kabukcuoğlu, Metin Nurullah Sazak

GAZİANTEP

AKP Abdülhamit Gül, Ahmet Uzer, Mehmet Erdoğan, Abdullah Nejat Koçer, Derya Bakbak, Ali Şahin, Müslüm Yüksel, Mehmet Sait Kirazoğlu

CHP: Bayram Yılmazkaya, İrfan Kaplan

HDP: Mahmut Toğrul

İYİ Parti: İmam Hüseyin Filiz

MHP: Ali Muhittin Taşdoğan, Sermet Atay

GİRESUN:

AKP: Cemal Öztürk, Kadir Aydın, Sabri Öztürk

CHP: Necati Tığlı

GÜMÜŞHANE

AKP: Hacı Osman Akgül, Cihan Pektaş

HAKKARİ:

HDP: Leyla Güven, Sait Dede, Özgür Zeydanoğlu

HATAY

AKP: Hacı Bayram Türkoğlu, Hüseyin Yayman, Abdülkadir Özel, Hüseyin Şanverdi

CHP: Mehmet Güzelmansur, Suzan Şahin, Serkan Topal, İsmet Tokdemir

HDP: Barış Atay Mengüllüoğlu,

MHP: Lütfi Kaşıkçı, İbrahim Gül

IĞDIR

HDP: Habip Eksik

MHP: Yaşar Karadağ

ISPARTA

AKP: Süreyya Sadi Bilgiç, Recep Özel, Mehmet Uğur Gökgöz

İYİ Parti: Aylin Cesur

İstanbul 1. Bölge
AKP: Berat Albayrak, Nurettin Canikli, Mustafa Ataş, Erol Kaya, Vedat Demiröz, Ravza Kavakcı Kan,Osman Boyraz, İsmet Uçma, Mihrimah Belma Satır, Ahmet Berat Çonkar, Hulusi Şentürk, Müşerref Pervin Tuba Durgut, Eyüp Özsoy, Serkan Bayram, Fatih Süleyman Denizolgun

CHP: İbrahim Özden Kaboğlu, Mehmet Akif Hamzaçebi, Gamze Akkuş İlgezdi, Onursal Adıgüzel, Fethi Açıkel, Gürsel Tekin, İlhan Kesici, Oğuz Kaan Salıcı, Mahmut Tanal, Saliha Sera Kadıgil Sütlü, Hüseyin Emre Bağce, HDP: Pervin Buldan, Musa Piroğlu, Erkan Baş, Erol Katırcıoğlu

MHP: Edip Semih Yalçın, İzzet Ulvi Yönter

İyi Parti: Hayrettin Nuhoğlu, Ahmet Çelik, Yavuz Ağıralioğlu

İstanbul 2. Bölge

AKP: Süleyman Soylu, Fatma Betül Sayan Kaya, Volkan Bozkır, Abdullah Güler, Hasan Turan, Serap Yaşar, Aziz Babuşcu, Şirin Ünal, Canan Kalsın, Ahmet Hamdi Çamlı, Markar Eseyan, Mustafa Demir, İffet Polat

CHP: Kadri Enis Berberoğlu, Aykut Erdoğdu, Ahmet Ünal Çeviköz, Mustafa Sezgin Tanrıkulu, Yüksel Mansur Kılınç, Yunus Emre, Gökan Zeybek, Ali Şeker

HDP: Ahmet Şık, Oya Ersoy, Hüda Kaya

MHP: Celal Adan, Cemal Çetin

İyi Parti: Ümit Özdağ

Fatih Mehmet Şeker

İstanbul 3. Bölge

AKP: Numan Kurtulmuş, Mehmet Muş, Akif Çağatay Kılıç, Mehmet Doğan Kubat, Tülay Kaynarca, Halis Dalkılıç, Emine Sare Aydın Yılmaz, Nevzat Şatıroğlu, Zafer Sırakaya, Rümeysa Kadak, Ahmet Mücahit Arınç, Mustafa Yeneroğlu, Erkan Kandemir, Şamil Ayrım, Alev Dedegil

CHP: Engin Altay, Erdoğan Toprak, Mehmet Bekaroğlu, Zeynel Emre, Sibel Özdemir, Özgür Karabat, Turan Aydoğan, Emine Gülizar Emecan, Nazır Cihangir İslam

HDP: Zeynel Özen, Dilşat Canbaz Kaya, Hakkı Saruhan Oluç, Ali Kenanoğlu, Züleyha Gülüm

MHP: Feti Yıldız, İsmail Faruk Aksu, Arzu Erdem, İyi Parti, Abdul Ahat Andican, Ümit Beyaz, Hayati Arkaz

İZMİR
İzmir 1. Bölge

AKP: Binali Yıldırım, Mahmut Atillah Kaya, Ceyda Bölünmez Çankırı, Cemal Bekle

CHP: Murat Bakan, Selin Sayek Böke, Özcan Purçu,Kani Beko, Mehmet Ali Çelebi, Tacettin Bayır, Ednan Arslan

HDP: Serpil Kemalbay Pekgözegü

İyi Parti: Dursun Müsavat Dervişoğlu

MHP: Hasan Kalyoncu

İzmir 2. Bölge

AKP:

Hamza Dağ, Fehmi Alpay Özalan, Necip Nasır, Yaşar Kırkpınar

CHP: Kemal Kılıçdaroğlu,Ünal Çeriköz, Kamil Okyay Sındır, Atila Setel, Sevda Erdan Kılıç, Mahir Polat, Bedri Serter

HDP: Murat Çepni

İyi Parti: Altun Çıray

MHP: amer Osmanağaoğlu

KAHRAMANMARAŞ
AKP: Mahir Ünal, Ahmet Özdemir, Celalettin Güvenç, İmran Kılıç, Mehmet Cihat Sezal, Habibe Öçal

İYİ Parti: Faruk Atlı

MHP: Sefer Aycan

KARABÜK

AKP: Cumhur Ünal, Niyazi Güneş

CHP: Hüseyin Avni Aksoy

KARAMAN

AKP: Recep Şeker, Selman Oğuzhan Eser

CHP: İsmail Atakan Ünver

KARS

AKP: Ahmet Arslan, Yunus Kılıç

HDP: Ayhan Bilgen

KASTAMONU

AKP: Hakkı Köylü, Metin Çelik

CHP: Hasan Baltacı

KAYSERİ

AKP: Mehmet Özhaseki, Mustafa Elitaş, Taner Yıldız, İsmail Emrah Karayel, İsmail Tamer, Hülya Nergis

CHP: Çetin Arık

İYİ Parti: Dursun Ataş

MHP: İsmail Özdemir, Mustafa Baki Ersoy

KIRIKKALE

AKP: Ramazan Can

CHP: Ahmet Önal

MHP: Halil Öztürk

KIKRLARELİ
CHP: Türabi Kayan, Vecdi Gündoğu

AKP: Selahattin Minsolmaz

KIRŞEHİR
AKP Mustafa Kendirli

CHP: Metin İlhan

KİLİS
AKP: Mustafa Hilmi Dülger, Ahmet Salih Dal

KOCAELİ
AKP: Fikri Işık, İlyas Şeker, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Mehme Akif Yılmaz, Sami Çakır, Cemil Yaman, Emine Zeybek

CHP: Fatma Kaplan Hürriyet, Haydar Akar, Tahsin Tarhan

MHP: Saffet Sancaklı

İyi Parti: Lütfü Türkkan

HDP: Ömer Faruk Gergerlioğlu

KONYA
AKP: Ahmet Sorgun, Tahir Akyürek, Orhan Erdem, Leyla Şahin Usta, Ziya Altunyaldız, Haci Ahmet Özdemir, Gülay Samancı, Adullah Ağralı, Selman Özboyacı, Halil Etyemez

CHP: Abdullatif Şener, Abdulkadir Karaduman,

MHP: Mustafa Kalaycı, Esin Kara,

İyi Parti: Farettin Yokuş

KÜTAHYA
AKP: Ahmet Tan, İshak Gazel, Ceyda Çetin Erenler

CHP: Ali Fazıl Kasap

MHP: Ahmet Erbaş

MALATYA
AKP: Bülent Tüfenkci, Öznur Çalık, Ahmet Çakır, Hakan Kahtalı

CHP: Veli Ağbaba

MHP: Mehmet Celal Fendooğlu

MANİSA
AKP: Murat Baytur, Uğur Aydemir, İsmail Bilen, Semra Kaplan Kıvırcık, Mehmet Özkan

CHP: Özgür Özel, Ahmet Vehbi Bakıroğlu, Bekirevirgen

İyi Parti: Tamer Akkal

MHP: Erkan Akçay

MARDİN
HDP: Mithat Sancar, Pero Dundar, Tuma Çelik, Ebrü Günay

AKP: Şeyhmus Dinçel, Cengiz Demirkaya

MERSİN
AKP: Lütfi Elvan, Ali Cumhur Taşkın, Zeynep Gül Yılmaz, Hacı Özkan

CHP: Cengiz Gökçel, Alpay Antmen, Ali Mahir Başarır

HDP: Fatma Kurtulan, Rıdvan Turan

İyi Parti: Behiç Çelik, Zeki Hakan Sıdalı

MHP: Olcay Kılavuz, Baki Şimşek

MUĞLA
CHP: Mürsel Alban, Suat Özcan, Burak Erbay, Süleyman Girgin

AKP: Mehmet Yavuz Demir, Yelda Erol Gökcan

İyi Parti: Metin Ergun

MUŞ
HDP: Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Mensur Işık

AKP: Mehmet Emin Şimşek

NEVŞEHİR
AKP: Mustafa Açıkgöz, Yücel Menekşe

CHP: Faruk Sarıaslan

NİĞDE
AKP: Yavuz Ergun, Selim Gültekin

CHP: Ömer Fethi Gürer

ORDU
AKP: Şenel Yediyıldız, Ergün Taşcı, Metin Gündoğdu

CHP: Seyit Torun, Mustafa Adıgüzel

MHP: Cemal Enginyurt

OSMANİYE
AKP: Mücahit Durmuşoğlu, İsmail Kaya

MHP: Devlet Bahçeli

CHP: Baha Ünlü

RİZE
AKP: Hayati Yazıcı, Osman Aşkın Bak, Muhammed Avcı

SAKARYA
AKP: Ali İhsan Yavuz, Recep Uncuoğlu, Kenan Sofuoğlu, Çiğdem Erdoğan Atabek

CHP: Engin Özkoç

İyi Parti: Ümit Dikbayır

SAMSUN
AKP: Ahmet Demircan, Yusuf Ziya Yılmaz, Çiğdem Karaaslan, Fuat köktaş

Orhan Kırcalı

CHP: Kemal Zeybek, Neslihan Hancıoğlu

MHP: Erhan Usta

İyi Parti: Bedri Yaşar

SİİRT
AKP: Osman Ören

HDP: Meral Danış Beştaş, Sıdık Taş

SİNOP
AKP: Nazım Maviş

CHP: Barış Karadeniz

SİVAS
AKP: İsmet Yılmaz, Mehmet Habib Soluk, Semiha Ekinci

CHP: Ulaş Karasu

MHP: Ahmet Özyürek

ŞANLIURFA
AKP: Ahmet Fakıbaba, Mehmet Kasım Gülpınar, Halil Özcan, Zemzem Gülender Açanal, Mehmet Ali Cevheri, İbrahim Halil Yıldız, Halil, Özşavlı, Ahmet Akay,

HDP: Nimetullah Erdoğmuş, Ayşe Sürücü, Nusrettin Maçin

MHP: İbrahim Özyavuz

CHP: Aziz Aydınlık

ŞIRNAK
HDP: Hasan Özgüneş, Nuran İmir, Hüseyin Kaçmaz

AKP: Rizgin Birlik

TEKİRDAĞ
AKP: Mustafa Şentop, Mustafa Yel, Çiğdem Koncagül

CHP: Faik Öztrak, İlhami Özcan Aygun, Candan Yüceer

İyi Parti: Enez Kaplan

TOKAT
AKP: Yusuf Beyazıt, Mustafa Arslan, Özlem Zengin

CHP: Kadim Durmaz

MHP: Yücel Bulut

TRABZON
AKP: Muhammet Balta, Adnan Günnar, Bahar Ayvazoğlu, Salih Cora

CHP: Ahmet Kaya

İyi Parti: Hüseyin Örs

TUNCELİ
CHP: Polat Şaroğlu

HDP: Alican Önlü

UŞAK
AKP: Mehmet Altay, İsmail Güneş

CHP: Özkan Yalım

VAN
AKP: Osman Nuri Gülaçar, İrfan kartal, Abdulahat Arvas

HDP: Sezail Temelli, Bedia Özgökçe Ertan, Murat Sarısaç, Muazzez Orhan

Tayip Temel

YALOVA
AKP: Ahmet Büyükgümüş, Meliha Akyol

CHP: Özcan Özel

YOZGAT
Bekir Bozdağ

Yusuf Başer

MHP: İbrahim Ethem Sadef

CHP:Ali Keven

ZONGULDAK
AKP: Polat Türkmen, Ahmet Çolakoğlu, Hamdi Uçar

CHP: Ünal Demirtaş, Deniz Yavuzyılmaz

Son Haberler

Mekke Savunma İttifakı’nın ilk genel sekreteri belli oldu

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ve Suudi Arabistan ile imzalanan...

Kobani’de 2 günlük yas ilan edildi

Rojava’nın Kobani kentinde cezaevi yangını sonucunda hayatını kaybeden 9...

Halepçe’de geniş çaplı IŞİD operasyonu: 22 gözaltı

Kürdistan Bölgesi Asayişi, Halepçe’nin Xurmal nahiyesinde düzenlediği operasyonda bir...

Suudi Arabistan, Irak’tan düzenlenen SİHA saldırısından sonra önemli boru hattını kapattı

Ortadoğu'daki çatışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte Suudi Arabistan, Irak'tan fırlatılan insansız...

İç Güvenlik Komutanlığı’ndan Kobani cezaevindeki olaylara ilişkin açıklama

Halep İç Güvenlik Güçleri Komutanlığı, Koban’deki cezaevinde çıkan yangında 7 tutuklunun hayatını kaybettiğini ve onlarca mahkûmun yaralandığını açıkladı. Komutanlık, olayın çıkış nedeni ve  sorumluların belirlenmesi için soruşturma başlatıldığını bildirdi. Halep İç Güvenlik Güçleri Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Dün Kobani kentinde yaşanan gelişmelerin ardından bazı kişiler kentteki cezaevinde kargaşa karışıklık çıkardı. Bazı koğuşlarda yangın çıktı. Çıkan yangın kısa sürede cezaevine yayıldı ve 7 mahkûmun hayatını kaybetmesine, onlarca mahkûmun ise dumandan zehirlenme, boğulma ve yanma nedeniyle yaralanmasına yol açtı” denildi.  “Olayla ilgili soruşturma başlatıldı” Halep İç Güvenlik Güçleri Komutanlığı açıklamasının devamında, “Olayın nedenlerini ve ayrıntılarını ortaya çıkarmak, sorumlulukları belirlemek amacıyla soruşturma başlatıldı. Olayda dahli olduğu tespit edilen herkes hakkında sert yasal işlemler uygulanacak” açıklamasında bulundu. Cezaevinin yönetimiyle ilgili açıklamada, “Kobani Cezaevi'nin yönetimi henüz resmi hükümet kurumlarına devredilmedi. Devir ve teslim süreci de yargısal ve hukuki bir prosedür kapsamında yürütülüyor” denildi. İç Güvenlik Güçleri ayrıca, “Cezaevinin dosyası yetkili yargı makamları tarafından gerekli prosedürler kapsamında ele alınıyor. Devrin, yeniden entegrasyon planı çerçevesinde yasal olarak tamamlanabilmesi için karar ve gerekli işlemlerin çıkarılması bekleniyor. Olaydan önce fiili devrin tamamlanmamış olmasının nedeni de buydu” ifadelerine yer verdi. Açıklamada, ilgili kurumların olayın seyrini ayrıntılı şekilde takip ettiği ve hukuki soruşturmanın tamamlanmasının hemen ardından sonuçların kamuoyuna açıklanacağı belirtildi. Gerilim, geçtiğimiz hafta sonu Sipan Hizni adlı bir gencin öldürülmesinin ardından başladı. Bunun üzerine Kobani, Kamışlo ve Rojava’nın birçok kentinde halk protestoları ve gösteriler düzenlemeye başladı. Güvenlik güçlerinin müdahale etmesi sonucu onlarca gösterici gözaltına alındı. Cezaevindeki protestolar, güvenlik güçlerinin gösteriler sırasında gözaltına alınan gençlerden bir bölümünü Halep kentindeki cezaevlerine nakletme kararı aldığı sırada, saat 02.00 sıralarında başladı.

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Sîpan Hiznî’nin katledilmesi ve cezaevine yönelik müdahale açık bir provokasyondur

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu tarafından Rojava'da yaşananlara ilişkin...

Türkiye Gündemi

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...

DEM Parti kongreye gidiyor: Kapsamlı değişim neden sonraki döneme bırakıldı?

DEM Parti, iki yıldır devam eden çözüm sürecinin gölgesinde...

Son iki ayda 2034 hesaba erişim engeli

Türkiye İletişim Başkanı Burhanettin Duran, son iki ayda dezenformasyon yaydığı belirtilen 2 bin 34 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini açıkladı. Duran, bu hesaplardan 699'unun FETÖ ile iltisaklı, bin 335'inin ise provokasyon üreten ve dezenformasyon yayan hesaplar olduğunu belirtti. Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen kapsamlı dijital takip, teknik analiz ve kurumlar arası koordinasyon çalışmalarının ilgili tüm kurumlarla eş güdüm içerisinde ve kesintisiz şekilde devam ettiğini ifade etti. Türkiye'nin terör propagandası, provokasyon, dezenformasyon ve dijital mecralar üzerinden yürütülen psikolojik harekât girişimlerine karşı mücadelesini devletin tüm imkân ve kabiliyetlerini seferber ederek kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Duran, son iki ayda yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda Cumhuriyet başsavcılıkları ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından ortak çalışma yürütüldüğünü belirterek şunları kaydetti: “Başta FETÖ iltisaklı olmak üzere milli güvenliğimizi ve toplumsal birliğimizi hedef alan terör ve suç örgütleriyle bağlantılı olduğu tespit edilen 699 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirleri derhal uygulanmıştır. Ayrıca gerçekleştirilen kapsamlı teknik incelemeler ve dijital ağ analizleriyle provokasyon üreten, kardeşliğimizi ve toplumsal huzurumuzu hedef alan, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekât faaliyetleri yürüttüğü belirlenen 1335 sosyal medya hesabı hakkında da başta Adalet ve İçişleri bakanlıklarımız olmak üzere ilgili kurumlarımızın koordinasyonuyla gerekli hukuki ve idari işlemler tesis edilmiş ve söz konusu hesaplara erişim engeli kararları uygulanmıştır. Bu süreçte toplam 2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirilmiştir.” “Gerekli tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirmeyi sürdüreceğiz” Burhanettin Duran, yürütülen çalışmaların terör örgütlerinin artık yalnızca sahada değil, dijital platformlarda da organize, koordineli ve sistematik şekilde faaliyet yürüttüğünü ortaya koyduğunu ifade etti. Duran, sosyal medya ve dijital mecraların propaganda, manipülasyon, algı operasyonları ve dezenformasyon yoluyla toplumsal huzuru, milli birliği ve kamu düzenini hedef alan bir araç olarak kullanıldığını belirtti. Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde terörle mücadelesini sahada, sınır ötesinde ve dijital alanda aynı kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Duran, şöyle devam etti: “Devletimiz açısından dijital güvenlik, milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Terör örgütlerinin sosyal medya ve dijital platformları propaganda, eleman temini, finansman, dezenformasyon ve psikolojik harekât amacıyla kullanmalarına kesinlikle müsaade edilmeyecektir.” Burhanettin Duran, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, ilgili tüm kurumlarımızla birlikte dijital ekosistemi anlık ve çok boyutlu şekilde takip etmeyi, milli güvenliğimizi, toplumsal huzurumuzu ve birlik beraberliğimizi hedef alan her türlü tehdidi tespit ederek gerekli tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızı dezenformasyonun oluşturduğu bilgi kirliliğinden korumak, doğru ve güvenilir bilgiyle buluşturmak ve dijital mecraların terör örgütleri tarafından bir propaganda alanına dönüştürülmesine engel olmak konusunda mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Dijital alan sahipsiz değildir. Türkiye, milli güvenliğini hedef alan hiçbir dijital operasyona izin vermeyecektir.”

Mazlum Kobani: “Kürtçe için büyük bir adım atıldı”

Mazlum Abdi, “Yeni süreçte Türkiye ile olan ilişkilerimiz de düzeltilmeli ve yeniden ele alınmalı. Bugün de Türkiye ile aramızda temaslar ve diyalog kanalları mevcuttur. Artık bu sürecin doğal ve yapıcı bir zeminde ilerlemesi gerekir” ifadelerini kullandı. Feshedildiği duyurulan Demokratik Suriye Güçleri’nin (SDG) Genel Komutanı ve Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi, Rojava ve Suriye’ye dair değerlendirmelerde bulundu.SDG’nin akıbetine ilişkin konuşan Abdi, “Şimdi Suriye ordusun bir parçası olarak bu bölgeyi savunmaya devam edecek” ifadelerini kullandı. Abdi, Yeni Yaşam’a verdiği röportajda Türkiye ile ilişkilere dair önemli mesajlar vererek Türkiye ile görüştüklerini belirtti. Abdi, “Yeni süreçte Türkiye ile olan ilişkilerimiz de düzeltilmeli ve yeniden ele alınmalı. Bugün de Türkiye ile aramızda temaslar ve diyalog kanalları mevcuttur” dedi. Abdi’nin açıklamalarında öne çıkanlar şöyle: “‘Teslim oldular, ortada bir şey kalmadı,’ ya da aksi yönde ‘bir şey değişmedi,’ diyenler bir yanılgı içindeler. Bunun doğru anlaşılması gerekiyor. DSG, varılan mutabakat doğrultusunda planlı ve kademeli bir süreç ile orduya katıldı. Şimdi Suriye ordusun bir parçası olarak bu bölgeyi savunmaya devam edecek. “Kürtçe için büyük bir adım atıldı” Kürt dili için resmi olarak gelinen aşamaya Suriye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana bakılacaksa, büyük bir adım atıldı. İlk defa Kürtçe resmi olarak eğitimde kabul edildi ve sadece Kürtçe dersi değil, diğer bazı derslerin de Kürtçe verilmesi müfredata dahil edildi, çocukların eğitimi kabul edildi. Atılan adımlar olumludur, ilktir, ama bizim için yeterli değil, Kürt halkı olarak bunun için mücadele etmemiz gerekiyor. “Yeni bir sürece giriyoruz” Yeni bir sürece giriyoruz… Doğru, açık konuşmak gerekirse yürütülen bu süreçte Şam’da olmayı kabul etmemizin nedeni bu süreci başarıya ulaştırmak, entegrasyonu sağlamak, Kürtlerin en güçlü şekilde devlette yerini almasını sağlamak. Asıl amacımız ve hedefimiz budur. Ancak bizim talebimiz daha kapsamlı bir kapsayıcılıktır, yani sadece Kürt bölgeleriyle sınırlı kalmayıp Suriye genelinde tüm alanlarda pozitif ve yapıcı bir rol oynamak istiyoruz. “Türkiye ile ilişkilerimiz yeniden ele alınmalı” Yeni süreçte Türkiye ile olan ilişkilerimiz de düzeltilmeli ve yeniden ele alınmalı. Bugün de Türkiye ile aramızda temaslar ve diyalog kanalları mevcuttur. Artık bu sürecin doğal ve yapıcı bir zeminde ilerlemesi gerekir. Bu çerçevede Türkiye ile yürütülecek yapıcı ilişkiler hem tüm Suriye’nin hem de Kürt halkının çıkarına olacaktır. Tüm bileşenlerin Suriye devletine katılması gerekir, herkes içinde yer almalı, bunun yolu açılmalı. Suriye devletinin önündeki en temel görev, Dürzilerin, Alevilerin, Kürtlerin ve diğer tüm halkların devletin içinde güçlü bir şekilde yer almasıdır. Efrin ve Serêkaniyê meselesi Efrin için artık gereken şey, şu anda Cizîrê bölgesi, Kobani için varılan mutabakatın Efrin için de geçerli olmasıdır. Örneğin eğitim meselesi, buradaki eğitim sistemi nasılsa Efrin’de de öyle olmalı. Halkın asayişte, yerel idarede yer alması ile ilgili Efrin’de bazı sorunlar var, çözülmesi için çalışılıyor. Serêkaniyê’ye henüz bir dönüş gerçekleşmedi. Daha önce bazı gruplar, entegrasyon karşıtı kesimler ve devletle varılan mutabakata karşı olanlar engeller çıkardılar, halkın dönmesini istemediler. Fakat gerekli tedbirler alındı ve Serêkaniyê halkının dönüşü adım adım, planlı bir şekilde devam ettirilecek ve bu süreç tamamlanacak. “Tekrar mücadele etmeliyiz” Bir süreçti, bu şekilde sonlandırdık, belki her istediğimize tam olarak ulaşamadık, halkımızın talepleri bu derecede değildi ama yine de kazanımlar var. Bir temel var, bu temel üzerine birlikte yola çıktığımız ve mücadele ettiğimiz amaçlar üzerinden tekrar mücadele etmeliyiz. Halkımız daha önce olduğu gibi yeni süreçte de yöneticilerine inanmalı. Birlikte başarı için yürüyelim.”  

Özgür Özel: Benim gönül dünyamda Kemal Bey’e yer kalmamış

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile tokalaşma görüntülerine dair, "Bir selamı almamak, bir eli havada bırakmak zaten benim tabiatımda olan bir şey değil. Doğru bir şey değil. Benim gönül dünyamda Kemal Bey'e toplu iğnenin başı kadar yer kalmamış. Bu mesele öyle affedilir bir mesele de değil” dedi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, katıldığı bir TV yayınında gündem başlıklarına dair soruları cevapladı. Özgür Özel, YENİ Parti'ye üye sayısının 615 bini geçtiğini 620 bine ulaştığını söyledi. “İsmet Paşa'nın asker kaçağı olduğunu iddia etmek aynı şey” Yayında Özel’, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile adli yıl açılışında tokalaşması soruldu. Özel’in bu nedenle eleştirildiğini hatırlatan sunucuya Özel’İn cevabı şöyle oldu: "Bu hafta iki kez tokalaşma oldu. İkisi de gündem oldu. Bir tanesi rahmetli Cevdet Selvi'nin cenazesinde. Bir tanesi adli yıl açılışında. Bir cenazede tokalaşmamak yanımda eşini kaybetmiş ağlayan Cevdet Selvi'nin eşi ablamız orada dururken o cenazeye siyasi gerilim yansıtmak cenazeye, cenaze sahiplerine saygısızlıktır. Böyle bir şey olmaz. Ayrıca karşınızda birisi elini uzatmış onun elini bir cenazede havada bırakmak benim asla kabul edebileceğim bir şey değil. Doğru da bir yaklaşım değil. Adli yıl açılışında da ben 10 dakika kadar önceden gittim. Oturuyorum. Kemal Bey de gelmiş yerine geçerken beni gördü. Bana doğru geldi. Şimdi bana doğru geliyor. Yani benden 30 yaş büyük bir insan. Elini uzatmış. sonuçta adli yıl açılışı Türkiye'nin protokolü orada. Ben de kalktım. Kalkarken daha toparlanırken bir fotoğraf ondan sonra efendim işte 'Özgür Özel gülümsedi mi' Bakıyorum gülümsemiş miyim diye. Hiç öyle gülümseyecek halim yok benim Kemal Bey ama 'Özgür Özel gülümsedi mi?' Efendim 'Eğildi mi?' Ayağa kalkarken ki o bir anlık şey. Buna bir sürü laf. Neler yazmadılar? Mesela diyor ki 'Özgür Özel butlana meşruiyet mi veriyor?' Ya Özgür Özel'in butlana meşruiyet verdiğini iddia etmekle İsmet Paşa'nın asker kaçağı olduğunu iddia etmek aynı şeydir. Demişler ya vaktiyle 'askerliğini nerede yapmış?' Adam Garp Cephesi kumandanı. İsmet Paşa'ya 'asker kaçağı' demekle Özgür Özel'e 'Kemal Kılıçdaroğlu yetkisini tanıyor mu, meşruiyet veriyor' mu demek aynı şey. “Gitmedim, konuşmadım, kabul etmedim” Bir kere ben bu butlana uğramazdım. Bana açık açık 'Otobüsün üstünden in, Ankara'ya dön, partinin başında paşa paşa otur, partinin başında kal' dediler. Yani 'Ekrem'i unut, Ekrem'e sahip çıkma, arkadaşlarına yapılan haksızlıklara sahip çıkma, şehir şehir mitingler yapma, bu iktidarı rahatsız etme' dediler. Ben bunu kabul etmedim. Elimin tersiyle ittim. Muhalefette kal hep kal diyorlar. Birincisi bu. İkincisi; bu mutlak butlan kararı çıktı. Ne teklifler ne teklifler... Yani ilk günlerde zaten dedim ki 'Kurultay tarihi ilan etmeden görüşmem, konuşmam.' Bir telefon görüşmesi yaptım. Dedim ki 'Karara ne diyorsunuz?' Dedi ki 'Yargı kararıdır.' 'Ne yapacaksınız?' 'Konuşalım.' 'Efendim bana 40 gün içinde kurultay kararı veriyorsanız, partiyi bir seçilmişe teslim edecekseniz sizinle konuşurum' dedim. Gitmedim, konuşmadım, kabul etmedim. Devamında örneğin belediye başkanlarımız gittiler, görüşme yaptılar acaba bir kurultay imkanı olur mu diye. Orada görüştükleri partinin işte örneğin Bülent Kuşoğlu, 'Özgür Bey cumhurbaşkanı adayı olabilir. Neden olmasın' gibi laflar. Hiç duymadım bile. Çünkü öyle bir niyetim, hevesim yok. Öyle tekliflerin aslında Türkiye'ye karşı yapılmış teklifler olduğunu biliyorum. Sonra yine yansıdı, ben de söylemiştim, doğrulandı da kimsenin de bir şey dediği yok. 'Grup başkanı olarak kal. Sen Türkiye'yi gez, biz genel başkan olarak kalalım, seçime böyle gidelim.' Dedim 'Felaket olur, felaket.' Bunlar meşruiyet vermek. Yoksa 80 yaşındaki adam gelmiş, otururken ayağa kalkmışım, elini uzatmış, elimi uzatmışım. Bir selamı almamak, bir eli havada bırakmak benim tabiatımda olan bir şey değil. Doğru bir şey değil. Benim gönül dünyamda Kemal Bey'e toplu iğnenin başı kadar yer kalmamış. Neden kalmamış biliyor musun? Ben o kadar kolay affederim ki. Bana yapılanı kolay affederim. Ama namusuma, şerefime, memlekete bu yapılanı ömrüm boyunca ne ben ne arkadaşlarım affedecek. Çünkü ülkenin birinci partisini, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız, AK Parti kurulduğundan beri ilk kez yenmişiz. Denemişsin, 14 kere yenilmişsin. İlk kez çıkmışız ve yenmişiz Tayyip Erdoğan'ı. 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız. Belediyelerin nüfusunun yüzde 65'ini almışız. Ege'de tek belediye bırakmamışız. Türkiye'de belediye almadığımız bölge kalmamış. Böyle bir dönemde AK Parti bir oyun kurguluyor. İşte bir siyasi kişiyi önce İstanbul başsavcısı, sonra bakan yapıyor. CHP'ye saldırılıyor ve Cumhuriyet tarihinde ilk kez Medeni Kanun davalarının görüleceği yerde gidip dava açıyorlar ve boşanma davası için konulmuş mutlak butlan kuralıyla bir partiye bir muamele yapıyorlar ve bunu kabul edip seçilmediğin partinin başına geçiyorsun." “Çerçeve yasaya evet oyu” Özgür Özel, Meclis’te "çerçeve yasa"ya YENİ Parti’nin "evet" oyu vermesine ilişkin de şöyle konuştu: "Çok kısa ve net. Bir terör örgütü silah bırakacağım diyor. Devlet, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın yürüttüğü bir çalışmayla görüşmeleri yapmış. Daha sonra dediğimiz gibi bu meseleyi meclise getirin demişiz. Mecliste bir komisyon kurulmuş, kapalı toplantılarda devletin bütün organları gelmiş, bilgi vermiş ve deniyor ki 'Bu kanun çıktığı takdirde terör örgütü hem burada silah bırakacak hem Suriye'de işte YPG artık Suriye ordusuna katılıp varlığını bitirecek. Kuzey Irak'taki varlık bitecek. PKK ve uzantıları silah bırakacak, terör bitecek.' Devletin yönetmeye talip bir parti. Bu kadar bilgiden, bilgilendirmeden sonra bunu sadece şu anda iktidarda AK Parti var, bu AK Parti oyunudur diye bakamaz. Biz doğru bir hattan baktık ve dedik ki bu ihtimali Türkiye'ye ıskalatamayız. Çünkü bundan sonra şehit gelmemesi, annelerin gözünün yaşının bir daha akmaması ve teröre trilyon dolar gitmiş, iki trilyon dolar, bakın trilyon TL demiyorum, trilyon dolar, milyar dolar, dünyada kaç tane dolar milyarderi var? Trilyon dolar gitmiş teröre. O para Türküyle, Kürtüyle, Lazıyla, Çerkesiyle, göçmeniyle bu memleketin hepimize birden harcansa, evlatlarımızın geleceği için harcansa kim tutar bizi? Bu yüzden ilkesel olarak bu ihtimale hayır diyemezdik ve bakın biz o kararı verdik. Geçen gün Suriye'de YPG açıklamayı yaptı işte 'Suriye ordusuna katıldı.' Ben buna mı karşı çıkacağım? Bakın YPG diye bir şey kalmadı. Şimdi Suriye'de de, Irak'ta da, İran'da da, burada da Kürtlerin bulundukları ülkenin devletine entegre olmaları, oranın eşit vatandaşları olmaları, öyle hissetmeleri, barış içinde yaşamaları, Türkiye'de Kürtlerle Türklerin nerede olursa olsun kardeşçe yaşamaları, bir daha böyle şeylerin yaşanmaması önemli bir şeydir. Biz buna ya da bu ihtimale hayır diyemezdik kurumsal olarak. Yarın devleti yönetecek partiyiz biz. Yani devlet geliyor size ve diyor ki 'Bakın bu mağaraları boşalttılar, böyle boşaltacaklar, teslim edecekler. Suriye'yi lağvedecekler, Kuzey Irak'ı şöyle yapacaklar.' Biz buna hayır olmaz diyemeyiz.”