28 Ekim 2026
14.6 C
İstanbul

Trump iddia: Netanyahu’ya verdiğim destek seçimde dengeleri değiştirdi

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’deki parlamento seçimlerinde Başbakan Binyamin Netanyahu’ya verdiği desteğin sonuçları değiştirdiğini öne sürdü. Trump, Netanyahu’nun ağır bir yenilgi yerine başa baş bir sonuç, hatta zafer elde etme ihtimalinin kendi desteğinden sonra ortaya çıktığını savundu.

Trump, 28 Ekim Çarşamba günü Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Netanyahu’ya verdiği desteğin ardından seçimdeki tablonun değiştiğini belirtti.

Trump, paylaşımında kendisinden üçüncü şahıs olarak söz ederek şu ifadeleri kullandı:

“Başkan Trump, Bibi Netanyahu’yu desteklediğinde bütün dengeler değişti. Şimdi büyük bir başbakan için kesin bir yenilgi yerine, geriden gelerek elde edilmiş büyük bir beraberlik, hatta Netanyahu için bir zafer söz konusu gibi görünüyor. Bunların hepsi Başkan Trump’ın desteğinden sonra gerçekleşti. Başkan Trump yalnızca Orta Doğu, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri için iyi olanı istiyor.”

Trump’ın paylaşımının tamamını üçüncü şahıs anlatımıyla ve tırnak içinde yazması, başka bir kişinin değerlendirmesini aktarıp aktarmadığı konusunda belirsizlik yarattı. Paylaşımda, sözlerin başka bir kaynaktan alıntılandığına ilişkin açık bir bilgi yer almadı.

Trump: Desteğim Netanyahu’ya çok yardımcı oldu

Trump, Teksas eyaletinde katıldığı bir halk toplantısının ardından gazetecilerin İsrail seçimlerine ilişkin sorularını da yanıtladı.

Seçim sonuçlarına ilişkin ilk bilgileri duyduğunu belirten Trump, Netanyahu’nun iyi bir sonuç elde ettiğini söyledi.

Trump, “Oy verme işleminin ardından açıklanan ilk sonuçlarda Netanyahu’nun çok iyi bir performans gösterdiğini duydum. Desteğimi açıkladığımda bunun ona çok yardımcı olduğunu düşünüyorum” dedi.

Gazeteciler, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Netanyahu ile görüşüp görüşmediğini de sordu. Trump, Netanyahu ile henüz konuşmadığını belirtti.

Seçim öncesinde Netanyahu’ya açık destek vermişti

Trump, İsrail’deki parlamento seçimlerinden dokuz gün önce, 18 Ekim’de Netanyahu’ya açık destek vermiş ve yeniden seçilmesini istediğini belirtmişti. ABD Başkanı, Netanyahu’yu İran’a karşı mücadelede Washington’ın önemli bir ortağı olarak nitelendirmişti.

Trump, Netanyahu’nun yerine başka bir ismin başbakan olması durumunda ABD’nin İran’la mücadelede daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda kalabileceğini de savunmuştu.

Netanyahu da Trump’ın desteğine sosyal medya üzerinden teşekkür etmiş, iki ülkenin İran politikasındaki iş birliğine vurgu yapmıştı.

İki blok arasındaki yarış başa baş

İsrail’de 27 Ekim’de yapılan parlamento seçimlerinde oy sayımı sürerken açıklanan ilk sonuçlar, Netanyahu’nun liderliğindeki blok ile muhalefet arasındaki yarışın başa baş ilerlediğini gösterdi.

Kısmi sonuçlarda Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi en fazla oy alan parti konumundaydı. Ancak birinci parti olmak, hükümeti kurmak için gereken çoğunluğu elde etmek anlamına gelmiyor.

İsrail’de 120 sandalyeli parlamentoda hükümetin kurulabilmesi için en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor. İlk sonuçlar ve projeksiyonlarda iki blok da yaklaşık 51 sandalye düzeyinde görünüyordu.

Arap partilerinin parlamentodaki sandalye sayısının da hükümet kurma görüşmelerinde önem taşıması bekleniyor. Oy sayımının tamamlanmasıyla birlikte sandalye dağılımının netleşmesi ve hükümet kurma sürecine ilişkin görüşmelerin başlaması bekleniyor.

Son Haberler

Ali Falih Zeydi, Şam’a gidiyor

Irak Başbakanı Ali Falih Zeydi, bölgesel gerilimi düşürme ve...

Kürtlere yönelil saldırıya ABD’den tepki

ABD Dışişleri Bakanlığı, Girê Spî’ye dönen Kürt ailelere yönelik...

İsrail’de seçim: Partiler meclis çoğunluğunu sağlayamıyor

İsrail'de 27 Ekim Salı günü yapılan parlamento seçimlerinde sandık...

Ürdün Suriye’nin güneyini vurdu: İki ülkeden farklı açıklama

Suriye'nin güneyindeki Dera ilinde, Ürdün tarafından düzenlenen hava saldırılarına...

Kritik gün, İsrail’de bugün genel seçim yapılacak

Hamas'ın liderliğindeki bazı Filistinli grupların 7 Ekim 2023'te İsrail'de...

Giré Spî’de Kürtler cihadistlerin saldırısına uğradı

Silahlı grupların kontrolünde bulunan Rojava’nın Girê Spî kentinde bazı...

YBŞ, ‘Irak ile anlaşmaya vardık’

YBŞ-YJŞ’den Bağdat’la anlaşma: En büyük zafer halkımızın özgür varlığıdır “Irak...

Türkiye Gündemi

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...

Halk TV nasıl kuruldu, CHP’yle ilişkileri nasıldı, yayın sürecinde neler yaşandı?

Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis operasyonu...

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Bakırhan: Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun çalışması tarihi öneme sahiptir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup...