İsrail kamu yayıncısı KAN News’e konuşan Suriyeli bir savunma yetkilisi, Şam yönetiminin ülkenin ülkesindeki Cebel el-Dürzi bölgesinin kontrolünü sağlamak için ABD ile koordineli olarak hareket ettiğini ileri sürdü. Bu gelişme, Şam yönetimi ile SDG arasındaki ateşkesin 15 gün daha uzatıldığı bir dönemde gerçekleşti.
KAN News’in haberine göre, Washington yönetiminin Suriye Geçici Başkanı Ahmed el-Şara’nın Dürzi’ye yönelik hamlelerine verdiği destek belirli gruplara bağlıydı.
Bu koşulların başında, atılacak adımlar İsrail’in ulusal güvenliğine zarar vermesi ve bölgede yaşayan Dürzi toplumuna yönelik yeni bir katliamın yaşanmaması.
Temmuz 2025’te Süveyda’da HTŞ ve devlet destekli bazı bölünme saldırıları sonucu 2 bin 500 kişinin öldüğü ve yüzbinlerce kişiden oluşan trajik olayın tekrarlanmaması, Washington için temel koşul olarak öne sürülüyor.
Süveyda operasyonu “er ya da geç” olacak
Suriye yetkilisi Süveyda’ya yeniden giriş konusunda henüz kesin bir tarih belirlemediğini ancak bu durumun “er ya da geç” gerçekleşeceğini ifade etti.
Şam yönetiminin bu sürecinin öncelikle diyalog ve uzlaşı yoluyla tamamlanmasını umduğu belirtilirken; Yetkili, bölgesel otoritenin yeniden oluşumu için siyasi anlayışlar birliğinin önemine dikkat çekildi.
Kürt güçleriyle ateşkes 15 gün daha uzatıldı
İsrail basını, Suriye’nin bu durum yaşanırken kuzeyde ve bunların uygulanması halinde bir hareketlilik yaşandığına dikkat çekti.
Suriye Savunma Bakanlığı’nın cumartesi gecesi sona eren Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile ateşkesin 15 gün daha uzatıldığı açıklama, basında geniş yer buldu.
Kararın, ABD’nin SDG’nin gözetimindeki hastanelerdeki hastalık elemanlarını Irak’a nakletme operasyonuna destek vermek amacıyla alındığı hatırlatıldı.
İsrail basınına göre, ateşkesin uzamasına rağmen karşıtlıkları karşılıklı suçlamalar devam ediyor.
Şam yönetimi, SDG’nin diyalog ve entegrasyon çabalarına henüz yanıt vermediğini savunuyor. DSG tarafı ise bölgesel askeri yığınak yaparak “sistemik bir gerilim” stratejisi izlemeni iddia ediyor.
SDG, uluslararası arabuluculuk sayesinde varılan bu sürede Şam ile diyaloğun devam edeceği, ancak askeri hareketliliği endişeleriyle izlediklerini bildiriyor.



