24 Eylül 2026
19 C
İstanbul

419 kurum ve partiden ‘Rojava’ya statü’ deklarasyonu

Rojava (Kuzey ve Doğu Suriye) Özerk Yönetimi’nin statüsünün tanınması talebiyle “Rojava’ya statü halklara özgürlük” konulu imza kampanyası başlatıldı.

419 parti, sivil toplum ve demokratik kitle örgütünün imzacısı olduğu deklarasyon, Diyarbakır’da bulunan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde (GGC) açıklandı.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır’ın yanı sıra imzacı parti ve kitle örgütlerinin temsilcileri açıklamaya katıldı.

Deklarasyon metninin Türkçesini TJA aktivisti Zeryam Işık Deniz, Kürtçesini ise tiyatro oyuncusu Özcan Ateş okudu.

Deklarasyon metninde şu ifadelere yer veriliyor:

“Diller, dinler ve kültürler mozaiği olan Ortadoğu’da yaşanan kaos, derinleşerek devam etmektedir. 1. Dünya Savaşı ile bölgenin siyasal, toplumsal ve kültürel realitesi gözetilmeden cetvelle çizilen sınırlar; sorunların çözülmesi bir yana dursun, var olan sorunlara yenilerini eklemiştir.  Son yüzyılda oluşturulan statüko, Ortadoğu’da her geçen gün artarak devam eden çatışmalara ve krizlere neden olmuştur. Geçtiğimiz yüzyıl bize gösterdi ki; coğrafyamızın hakikati ile bağdaşmayan hiçbir şu denklemin başarılı olma olasılığı kalmamıştır. Oluşturulmaya çalışılan denklemler, halklara savaş ve ölümden başka bir şey sunmamıştır.

“Türkiye, Rojava’da inşa edilen modeli ortadan kaldırmak istemektedir”

Halkların özgürlük arayışları, tarih boyunca etnik, dinsel ve mezhepsel savaşların zemini haline getirilerek, boşa çıkarılmaya çalışılmıştır. Tekçi, otoriter, retçi ve anti demokratik yönetim arayışları, var olan sorunları büyütüp derinleştirmekten öteye gitmemiştir. Bugün yine, Ortadoğu’da despotik iktidarların birer birer yıkıldıkları tarihi bir süreçten geçmekteyiz. Ortadoğu’daki krizin çözümü ancak halkların, inançların, kültürlerin ve tüm ötekileştirilen kesimlerin kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir sistemden geçer.

Genel olarak Ortadoğu’da, özelde de Suriye’de yaşanan gelişmeler bir kez daha göstermiştir ki; farklılıkların inkârına dayalı tek ulus yaratma projelerinin ayakta kalma şansı yoktur.  Suriye’deki çözümün yegâne yolu, bütün halkların yaşadıkları coğrafyada kendilerini yönetebilme hakkından geçmektedir.  Son 10 yılda Rojava’da kadınların öncülüğünde inşa edilen yönetim modeli, halklara barış ve huzur ortamı sunmuştur.

Kendi Kürt meselesini yüz yıldır çözemeyen Türkiye, bugün Rojava’da inşa edilen demokratik yönetim modelini ortadan kaldırmak istemektedir. Bu politikaların ne Türkiye’de ne Suriye’de ne de başka bir yerde Kürt sorununun çözümüne fayda sağlamadığı yaşanarak görülmüştür. Tam aksine; Kürt sorununun uluslararası bir hal almasına neden olmuştur.

“Kürt sorununun çözümü, Ortadoğu’da barışı getirecektir”

Aşağıda imzası bulunan siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, demokratik kurum ve kuruluşlar olarak, hem Suriye’de hem de Rojava’da yaşanan gelişmeleri yakından takip etmekteyiz.

Kamuoyuna Rojava Toplumsal Sözleşmesi’nin giriş bölümünü hatırlatıyoruz: ‘Din, dil, ırk, inanç, mezhep ve cinsiyet ayrımının olmadığı, eşit ve ekolojik bir toplumda adalet, özgürlük ve demokrasinin tesisi için. Demokratik toplum bileşenlerinin siyasi-ahlaki yapısıyla birlikte çoğulcu, özgün ve ortak yaşam değerlerine kavuşması için. Kadın haklarına saygı ve çocuk ile kadınların haklarının kökleşmesi için. Savunma, özsavunma, inançlara özgürlük ve saygı için. Bizler demokratik özerk bölgelerin halkları; Kürtler, Araplar, Süryaniler (Asuri ve Arami), Türkmenler ve Çeçenler olarak bu sözleşmeyi kabul ediyoruz.’

Çağrımız şudur ‘Bölgede yaşayan halkların statüsüz yaşamaya tahammülü kalmamıştır. Özelde Kürt sorununun demokratik çözümü, Ortadoğu’da da barışı beraberinde getirecektir.  Bu bağlamda tüm ilgili tarafları Kuzey ve Doğu Suriye Yönetimi’ni tanımaya ve Suriye’deki tüm kesimlerin haklarının korunduğu demokratik bir yönetimin oluşması için destek sunmaya çağırıyoruz.”

İmza atan kurum, örgüt ve partiler

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Kürdistan Komünist Partisi (KKP), İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA), Azadi Parti, Devrimci Demokrat Kürt Derneği (DDKD), Şêx Seîd Derneği, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Gençlik Meclisi, Jineps Gazetesi, Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV), Yeşil Sol Parti, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, Dostluk ve Kültür Derneği, Sosyalistler Partisi (SOLDEP), Partizan, Emek Partisi (EMEP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Devrimci Parti, Doğu Güneydoğu Dernekler Konfederasyonu, Doğu Güneydoğu Dernekler Platformu, Bitlis Konfederasyonu, Ağrı Konfederasyonu, Diyarbakır Dernekler Federasyonu (Amedfed), Batman Batman Dernekler Federasyonu, Mardin Dernekler Federasyonu (Marfed), Muş Dernekler Federasyonu (Muşderfed),  Şirvan Dernekler Federasyonu, Elazığ Karakoçan Dernekler Federasyonu (Kardef), Tüm Ağrılılar Kültür Federasyonu, Iğdır Dernekler Federasyonu, Patnos Dernekler Federasyonu (Padef), Demokratik Van Dernekler Platformu, Silvanlılar Derneği, Ağrılı Genç İş Adamları Derneği, İstanbul Patnoslular Derneği (İspat), Bismil Derneği, Muş Bulanlık Gündüzü Derneği, İstanbul Patnos Kültür Derneği, Van Çatak Derneği, Kayy-Der Kültür Derneği, Van Dernekler Federasyonu, 78’liler Girişimi, Yaşamı Yeniden İnşa Kooperatifi, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Tevgera Jinen Azad (Özgür Kadın Hareketi-TJA), Rosa kadın Derneği, Dicle Diyarbakır Kadın Platformu, Mimoza Kadın Derneği, Kadın Zamanı Derneği, Star Kadın Derneği, Platforma Yekîtî ya Jinen Kürd, Diyarbakır Barış Anneleri İnisiyatifi, Van Barış Anneleri İnisiyatifi, Erdîş Barış Anneleri İnisiyatifi, Tatvan Barış Anneleri İnisiyatifi, Şernêx Barış Anneleri İnisiyatifi, Cizre barış anneleri insiyatifi, Silopiya Barış Anneleri İnisiyatifi, Hezak Barış Anneleri İnisiyatifi, Medîn Barış Anneleri İnisiyatifi, Nisêbîn Barış Anneleri İnisiyatifi, Qoser (Kızıltepe) Barış Anneleri İnisiyatifi, Urfa Barış Anneleri İnisiyatifi, Wêranşar (Viranşehir) Barış Anneleri İnisiyatifi, Batman Barış Anneleri İnisiyatifi, Siirt Barış Anneleri İnisiyatifi, Gever Barış Anneleri İnisiyatifi, Elbak (Başkale) Barış Anneleri İnisiyatifi, Pirsûs (Suruç) Barış Anneleri İnisiyatifi, Turgutlu Barış Anneleri İnisiyatifi, Manisa Barış Anneleri İnisiyatifi, İstanbul Barış Anneleri İnisiyatifi, İzmir Barış Anneleri İnisiyatifi, Adana Barış Anneleri İnisiyatifi, Mersin Barış Anneleri İnisiyatifi, Didim Barış Anneleri İnisiyatifi, Kuşadası Barış Anneleri İnisiyatifi, Salihli Barış Anneleri İnisiyatifi, Ortaklar Barış Anneleri İnisiyatifi, Diyarbakır Tohum Kadın Kooperatifi, Bozova Mezopotamya Kadın Kooperatifi, Pirsûs Kibele Kadın Kooperatifi, Van Evin Kadın Kooperatifi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Merkezi, Kürt Edebiyatçılar Derneği, PENa Kurd, Yekîtiya Weşangerên Kurd, Sözlü Kültür Tarih, Edebiyat Araştırmaları Derneği, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği, Diyarbakır Dicle Kültür Derneği, Mezopotamya Kültür Sanat Derneği, Nisêbîn Rengin Kültür Sanat Derneği, Mersin Sanatolia, İstanbul Gölge Kültür Sanat Merkezi, İstanbul Hevra Müzik Kolektifi, İzmir JÎN ART Mala Çand û Hunerê, Aryen Hûner Derneği, ŞanoVan Sahnesi, Bahar Kültür Merkezi, Ma Müzik, Şaneşin Performans, Şermola Performans, Mordem Sanat, Araf Tiyatro, Şanoya Bajêr a Amedê, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), Urfa Kadim Topraklarda yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Derneği (KAD-DER), Mersin Çukurova Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma  Derneği (ÇUKAY-DER), Adana Akdeniz Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Derneği (AKAY-DER), İzmir Anadolu Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma  Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER), İstanbul Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Derneği (ANYAKAY-DER), Batman Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), Mardin  MEBYA-DER, Şırnak MEBYA-DER, Van MEBYA-DER, MEBYA-DER, TUHAD-FED, Diyarbakır TUHAY-DER, Van TUHAY-DER, Ege TUHAY-DER, Çukurova TUHAY-DER, Marmara TUHAYDER, Antalya TUHAY-DER, Batman TUHAY-DER Temsilciliği, Siirt TUHAY-DER Temsilciliği Mardin TUHAY-DER Temsilciliği, Muş TUHAY-DER Temsilciliği, Ağrı TUHAY-DER Temsilciliği, Ankara TUHAY-DER Temsilciliği, Haber-Sen Bingöl Şubesi, SES Bingöl Şubesi, Eğitim-Sen Bingöl Şubesi, Tarım Orkam-Sen Bingöl Şubesi, BES Bingöl Şubesi, TMMOB Bingöl Şubesi, Şırnak Ekoloji Platformu, Van Ekoloji Derneği, Urfa Ekoloji İnisiyatifi, Diyarbakır Alimler Derneği, İzmir Din Alimleri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, Van Dini Bilimleri Araştırma Derneği (DAD), Muş Din Alimleri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, Yüksekova Alimler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Mersin Din ve İnançları Araştırma Derneği, Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi, DAD Adana Şubesi, DAD Adıyaman Şubesi, DAD Mersin Şubesi, DAD Ankara Şubesi, DAD Gebze Şubesi, DAD İstanbul Şubesi, FETAT-DER Adıyaman Şubesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şubesi, Diyarbakır KESK Şubeler Platformu, Batman KESK Şubeler Platformu, Urfa KESK Şubeler Platformu, Adıyaman KESK Şubeler Platformu, Hakkari Eğitim-Sen Şubesi, Hakkari Ses Şube Temsilciliği, Hakkari Tümbel-Sen Temsilciliği, Hakkari Tarım Orkam-Sen Temsilciliği, Hakkari BES Temsilciliği, DİSK Genel İş Hakkari Şubesi, Ankara 78’liler Hareketi, JinNews, ANKA-DER, Diyarbakır 78’liler Derneği, Eğitim-Sen Dêrsim Şubesi, SES Dêrsim Şubesi, Yapı Yol-Sen Dêrsim Şubesi, ESM Dêrsim Şubesi, Eğitim Sen Antep Şubesi, SES Antep Şubesi, BES Antep Şubesi, Haber-Sen Antep Şubesi, Çukurova Göç ve Mülteci Araştırma Derneği, Eğitim-Sen Adıyaman Şubesi, SES Adıyaman Şubesi, ESM Adıyaman Şubesi, Haber-Sen Adıyaman Şubesi, Tarım Orkam-Sen Adıyaman Şubesi, Eğitim-Sen Şırnak Şubesi, Tüm Bel-Sen Şırnak İl Temsilciliği, SES Şırnak Şubesi, Şırnak Tabip Odası, ÖHD Şırnak İl Temsilciliği, Şırnak Disk-Genel İş Şubesi, ÖHD Adıyaman Şubesi, Mimarlar Odası Mardin Temsilciliği, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Mardin Temsilciliği, Maden Mühendisleri Odası Mardin Temsilciliği, Şehir Plancıları Odası Mardin Temsilciliği, İnşaat Mühendisleri Odası Mardin Temsilciliği, Makina Mühendisleri Odası Mardin Temsilciliği, Elektrik Mühendisleri Odası Mardin Temsilciliği, Jeoloji Mühendisleri Odası Mardin Temsilciliği, Ziraat Mühendisleri Odası Mardin Şubesi, -Sen Mardin Şubesi, SES Mardin Şubesi, Tümbel-Sen Mardin Şubesi, Tarım Orkam-Sen Mardin Şubesi, Şahmeran Mardin Kadın Platformu, Türk Tabipleri Birliği Mardin Şubesi, Mardin Diş Hekimleri Odası, KESK Van Şubeler Platformu, Eğitim-Sen Van Şubesi, SES Van Şubesi, Tümbel-Sen Van Şubesi, Tarım Orkam-Sen Van Şubesi, BES Van Şubesi, Yapı Yol-Sen Van Şubesi, Haber Sen Van Şubesi, BTS Van Şubesi, Kültür Sanat Sen Van Şubesi, Dives Van Temsilciliği, Van Hakkari Tabip Odası, DİSK Genel-İş Van Şubesi, DİSK Emekli Sen Şubesi, Van Diş Hekimleri Odası, TMMOB Van İl Koordinasyon Kurulu, İnşaat Mühendisler Odası Van Şubesi, Ziraat Mühendisler Odası Van Şubesi, Mimarlar Odası Van Şubesi, Şehir Plancıları Odası Van İl Temsilciliği, Harita ve Kadastro Mühendisleri Bölge Temsilciliği, Makine Mühendisler Odası Van İl Temsilciliği, Jeoloji Mühendisleri Odası Van İl Temsilciliği, Kimya Mühendisleri Odası Van İl Temsilciliği, Gıda Mühendisler Odası Van İl Temsilciliği, Elektrik Mühendisleri Odası Van İl Temsilciliği, Çevre Mühendisleri Odası Van İl Temsilciliği, İç Mimarlar Odası Van İl Temsilciliği, Maden Mühendisleri Odası Van İl Temsilciliği, Peyzaj Mimarları Odası Van İl Temsilciliği, Van Şoförler Ve Otomobilciler Odası, Van Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Van Lokantalar, Fırıncılar ve Pastahaneciler Odası, Van Bakkallar, Manavlar ve Kantinciler Odası, Van Marangozlar ve Mobilyacılar Odası, Van Gürpınar Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Van Tarımsal Ürünleri İş Kooperatifi, Gölkent Kamyoncular Kooperatifi, 19 No’lu Şehir içi Yük Nakliye Kooperatifi, 3 No’lu Edremit Minibüsçüler Kooperatifi, Van Halk Otobüsleri Derneği, Van Taksiciler Kooperatifi, Gevaş Esnaf ve Sanatkarlar Odası, ARSİSA Van, Van Kurdî-Geh, Ağrı Eğitim Sen Şubesi, Ağrı SES Şubesi, Ağrı Tüm Bel-Sen temsilciliği, Ağrı Tarım Orkam Sen temsilciliği, Ağrı İnsan Hakları Derneği, Ağrı Disk Genel İş şubesi, Erzurum Eğitim Sen Temsilciliği, Erzurum SES Temsilciliği, Erzurum Tümbelsen Sen Temsilciliği, Genel-İş Batman Şubesi, TEKSTİL Batman Temsilciliği, Petrol-İş Batman Şubesi, Teksif Batman Temsilciliği, KESK Batman Şubeler Platformu, Eğitim Sen Batman Şubesi, SES Batman Şubesi, Tümbel Sen Batman-Siirt Şubesi, BES Batman Temsilciliği, Haber-Sen Batman Temsilciliği, Kültür Sanat-Sen Batman Temsilciliği, Yapı Yol-Sen Batman Temsilciliği, ESM Batman Temsilciliği, DİVES Batman Temsilciliği, BTS Batman Temsilciliği, Tarım Orkam-Sen Batman Temsilciliği, TMMOB Batman İl Koordinasyon Kurulu, Mimarlar Odası Batman şubesi, İnşaat Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği, Elektrik Mühendisleri Odası Batman Temsilciliğ, Makina Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği, Jeofizik Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği, Jeoloji Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği, Peyzaj Mimarları Odası Batman Temsilciliği, Şehir Plancılar Odası Batman Temsilciliği, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği, Ziraat Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği, Eğitim-Sen Siirt Şubesi, SES Siirt Şubesi, BTS Siirt Şubesi, Tümbel Sen Siirt Şubesi, BES Siirt Şubesi, DİSK Genel İş Siirt Şubesi, Yapı Yo Sen Siirt Şubesi, TMMOB Siirt, Eğitim Sen Bedlîs Şubesi, SES Bedlîs Şubesi, Tümbel Sen Bedlîs Şubesi, Serhat Kültür Merkezi, Mardin 78’liler Derneği, Ağrı Makine Mühendisleri Temsilciliği, Muş Makine Mühendisleri Temsilciliği, Göç İzleme Derneği İstanbul, Komeleya Lêkolînên Wêje Dîrok Çandên Devkî (SOZ DER), Enstîtuya Kurdî ya Amedê , Enstîtuya Kurdî ya Stenbolê, Komeleya Lêkolînên Çand û Ziman a Avestayê, Komeleya Parastin û Pêşvebirina Zimanê Kurdî (KURDÎGEH), Komeleya Lêkolînên Çand û Ziman a Botan, Komeleya Lêkolînên Çand û Ziman a Feradê , Komeleya Lêkolînên Ziman û Çandê ya Arî-Derê, Komeleya Lêkolînên Ziman û Çandên Mezopotamyayê , Komeleya Navenda Lêkolînên Ziman, Çand û Hunerê ya Arsîsayê, Komeleya Wêjekarên Kurd, Komeleya Ziman û Çandê ya Birca Belek, Komeleya Ziman, Çand û Hunerê ya ANKA, Komeleya Zimanê Kurdî (CUDÎ-DER), Komeleya Ziman û Wêjeyê (MEDYA-DER), Kovara Destar, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar(ÖDAV), İHD Qers, TMMOB Urfa İl Koordinasyon Kurulu, Eğitim Sen Urfa Şubesi, SES Urfa Şubesi, Tümbel Sen Urfa Şubesi, Haber Sen Urfa Şubesi, ESM Urfa Şubesi, BES Urfa Şubesi, Yapı Yol-Sen Urfa Şubesi, Tarım Orkam-Sen Urfa Şubesi, Van Star Kadın Derneği, KESK Van Kadın Meclisi, İHD Van Kadın Meclisi, Van Kadın Platformu, Disk Genel İş Muş Şubesi, Muş SES Şubesi, İzmir Dêrsim Kültür ve Dayanışma Derneği, Kılavuz İşçi Kültür ve Dayanışma Derneği, Partizan İzmir, TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Mimarlar Odası Diyarbakır Şubesi, Ziraat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Şehir Plancıları Odası Diyarbakır Şubesi, Harita Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Maden Mühendisleri Oası Diyarbakır Şubesi, Makina Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Elektrik Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, İç Mimarlar Odası Diyarbakır Şubesi, Peyzaj, Mimarları Odası Diyarbakır Temsilciliği, Kimya Mühendisleri Odası Diyarbakır Temsilciliği, Jeoloji Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Eğitim-Sen Diyarbakır 1 No’lu Şube, Eğitim-Sen Diyarbakır 2 No’lu Şube, Eğitim-Sen Diyarbakır 3 No’lu Şube, SES Diyarbakır şubesi, Haber- Sen Diyarbakır Şubesi, Tümbel- Sen Diyarbakır Şubesi, BES Diyarbakır Şubesi, Tarım Orkam-Sen Diyarbakır Şubesi, Yapı yol- Sen Diyarbakır Şubesi, ESM Diyarbakır Şubesi, BTS Diyarbakır Şubesi, Kültür Sanat Sen Diyarbakır Temsilciliği, Genel-İş Diyarbakır 2 No’lu Şube, Genel-İş Diyarbakır 1 No’lu Şube, Emekli Meclisleri Sendikası Diyarbakır Şubesi, Yeni Yaşam Derneği, Amed Spor Taraftarlar Derneği, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu, TES-DER Temizlik ve Sosyal İşverenler Derneği, Diyarbakır Çocuk Çalışmaları Derneği, Çocuklar İçin Adalet Derneği (ÇİAD), Mezopotamya Psikologları Derneği, Dicle Görme Engelliler Derneği, DİREM Diyarbakır Rehabilitasyon Merkezleri Derneği, DİSK Dev Sağlık İş Sendikası Diyarbakır Bölge Şube Başkanlığı, Diyarbakır 1. Sanayi Sitesi Başkanlığı, Diyarbakır Diş Hekimleri Odası, Diyarbakır Ekoloji Derneği, Diyarbakır SSPE Derneği, Diyarbakır Veteriner Hekimleri Odası, Doğu Anadolu Sanayici ve İşadamları Derneği (DOSİAD), LOTUS Genç Alan Derneği, Toplumsal Barış Ve Diyalog Derneği (TOD-DER), Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği, Ortadoğu Sanayici ve Girişimci İş Adamları Derneği (OSGİAD), Rengarenk Umutlar Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER), Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği Diyarbakır Şubesi (TÜFAD), Yenişehir Ziraat Odası Başkanlığı, Bornava Dêrsimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, İzmir Viranşehir Ceylanpınlar Kültür ve Dayanışma Derneği, İzmir Mardinliler Federasyonu, İzmir Kulplular Kültür ve Dayanışma Derneği, Ege Tatvanlılar Derneği, Boryanllıar Kültür ve Dayanışma Derneği, Hakkariler Kültür ve Dayanışma Derneği, İzmir Siirt Eruh Derneği, İzmir Mardin Yeşilkurs Köyleri Dayanışma Derneği, İzmir Kızıltepe Kültür ve Dayanışma Derneği, İzmir Ceylanpınar Yardımlaşma ve Dayanışman Derneği, Ege Muş İş İnsanı ve Girişimci Derneği (MİGİDER), İzmir Malazgirtliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, İnsanlığa Hizmet İçin Varız Derneği, İzmir Mardin Savurlar Kültür ve Dayanışma Derneği, İzmir Konfederasyonu, Mardin Ömerli Fıstıklılar Derneği, Narlıdere Diyarbakırlılar Yardımlaşma ve Dayanışmanın Derneği, İzmir Narlıdere Ağrılılar Derneği, Narlıdere Alevi Bektaşı Kültürü Tanıtma Derneği, Suruçlular Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, İzmir Midyat Kutlubey Yardımlaşma Derneği.”

 

Son Haberler

İstifa sonrası Mansur Yavaş’tan ilk açıklama: ‘Şaşkınlıkla izliyorum!’

CHP'den istifa ettiğini ve yoluna bağımsız devam edeceğini duyuran...

İki askeri üs Irak’a devredilecek

Irak Başbakanı Ali Falih Zeydi ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep...

Mekke Savunma İttifakı’nın ilk genel sekreteri belli oldu

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ve Suudi Arabistan ile imzalanan...

Kobani’de 2 günlük yas ilan edildi

Rojava’nın Kobani kentinde cezaevi yangını sonucunda hayatını kaybeden 9...

Halepçe’de geniş çaplı IŞİD operasyonu: 22 gözaltı

Kürdistan Bölgesi Asayişi, Halepçe’nin Xurmal nahiyesinde düzenlediği operasyonda bir...

Suudi Arabistan, Irak’tan düzenlenen SİHA saldırısından sonra önemli boru hattını kapattı

Ortadoğu'daki çatışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte Suudi Arabistan, Irak'tan fırlatılan insansız...

İç Güvenlik Komutanlığı’ndan Kobani cezaevindeki olaylara ilişkin açıklama

Halep İç Güvenlik Güçleri Komutanlığı, Koban’deki cezaevinde çıkan yangında 7 tutuklunun hayatını kaybettiğini ve onlarca mahkûmun yaralandığını açıkladı. Komutanlık, olayın çıkış nedeni ve  sorumluların belirlenmesi için soruşturma başlatıldığını bildirdi. Halep İç Güvenlik Güçleri Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Dün Kobani kentinde yaşanan gelişmelerin ardından bazı kişiler kentteki cezaevinde kargaşa karışıklık çıkardı. Bazı koğuşlarda yangın çıktı. Çıkan yangın kısa sürede cezaevine yayıldı ve 7 mahkûmun hayatını kaybetmesine, onlarca mahkûmun ise dumandan zehirlenme, boğulma ve yanma nedeniyle yaralanmasına yol açtı” denildi.  “Olayla ilgili soruşturma başlatıldı” Halep İç Güvenlik Güçleri Komutanlığı açıklamasının devamında, “Olayın nedenlerini ve ayrıntılarını ortaya çıkarmak, sorumlulukları belirlemek amacıyla soruşturma başlatıldı. Olayda dahli olduğu tespit edilen herkes hakkında sert yasal işlemler uygulanacak” açıklamasında bulundu. Cezaevinin yönetimiyle ilgili açıklamada, “Kobani Cezaevi'nin yönetimi henüz resmi hükümet kurumlarına devredilmedi. Devir ve teslim süreci de yargısal ve hukuki bir prosedür kapsamında yürütülüyor” denildi. İç Güvenlik Güçleri ayrıca, “Cezaevinin dosyası yetkili yargı makamları tarafından gerekli prosedürler kapsamında ele alınıyor. Devrin, yeniden entegrasyon planı çerçevesinde yasal olarak tamamlanabilmesi için karar ve gerekli işlemlerin çıkarılması bekleniyor. Olaydan önce fiili devrin tamamlanmamış olmasının nedeni de buydu” ifadelerine yer verdi. Açıklamada, ilgili kurumların olayın seyrini ayrıntılı şekilde takip ettiği ve hukuki soruşturmanın tamamlanmasının hemen ardından sonuçların kamuoyuna açıklanacağı belirtildi. Gerilim, geçtiğimiz hafta sonu Sipan Hizni adlı bir gencin öldürülmesinin ardından başladı. Bunun üzerine Kobani, Kamışlo ve Rojava’nın birçok kentinde halk protestoları ve gösteriler düzenlemeye başladı. Güvenlik güçlerinin müdahale etmesi sonucu onlarca gösterici gözaltına alındı. Cezaevindeki protestolar, güvenlik güçlerinin gösteriler sırasında gözaltına alınan gençlerden bir bölümünü Halep kentindeki cezaevlerine nakletme kararı aldığı sırada, saat 02.00 sıralarında başladı.

Türkiye Gündemi

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...

DEM Parti kongreye gidiyor: Kapsamlı değişim neden sonraki döneme bırakıldı?

DEM Parti, iki yıldır devam eden çözüm sürecinin gölgesinde...

Son iki ayda 2034 hesaba erişim engeli

Türkiye İletişim Başkanı Burhanettin Duran, son iki ayda dezenformasyon yaydığı belirtilen 2 bin 34 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini açıkladı. Duran, bu hesaplardan 699'unun FETÖ ile iltisaklı, bin 335'inin ise provokasyon üreten ve dezenformasyon yayan hesaplar olduğunu belirtti. Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen kapsamlı dijital takip, teknik analiz ve kurumlar arası koordinasyon çalışmalarının ilgili tüm kurumlarla eş güdüm içerisinde ve kesintisiz şekilde devam ettiğini ifade etti. Türkiye'nin terör propagandası, provokasyon, dezenformasyon ve dijital mecralar üzerinden yürütülen psikolojik harekât girişimlerine karşı mücadelesini devletin tüm imkân ve kabiliyetlerini seferber ederek kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Duran, son iki ayda yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda Cumhuriyet başsavcılıkları ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından ortak çalışma yürütüldüğünü belirterek şunları kaydetti: “Başta FETÖ iltisaklı olmak üzere milli güvenliğimizi ve toplumsal birliğimizi hedef alan terör ve suç örgütleriyle bağlantılı olduğu tespit edilen 699 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirleri derhal uygulanmıştır. Ayrıca gerçekleştirilen kapsamlı teknik incelemeler ve dijital ağ analizleriyle provokasyon üreten, kardeşliğimizi ve toplumsal huzurumuzu hedef alan, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekât faaliyetleri yürüttüğü belirlenen 1335 sosyal medya hesabı hakkında da başta Adalet ve İçişleri bakanlıklarımız olmak üzere ilgili kurumlarımızın koordinasyonuyla gerekli hukuki ve idari işlemler tesis edilmiş ve söz konusu hesaplara erişim engeli kararları uygulanmıştır. Bu süreçte toplam 2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirilmiştir.” “Gerekli tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirmeyi sürdüreceğiz” Burhanettin Duran, yürütülen çalışmaların terör örgütlerinin artık yalnızca sahada değil, dijital platformlarda da organize, koordineli ve sistematik şekilde faaliyet yürüttüğünü ortaya koyduğunu ifade etti. Duran, sosyal medya ve dijital mecraların propaganda, manipülasyon, algı operasyonları ve dezenformasyon yoluyla toplumsal huzuru, milli birliği ve kamu düzenini hedef alan bir araç olarak kullanıldığını belirtti. Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde terörle mücadelesini sahada, sınır ötesinde ve dijital alanda aynı kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Duran, şöyle devam etti: “Devletimiz açısından dijital güvenlik, milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Terör örgütlerinin sosyal medya ve dijital platformları propaganda, eleman temini, finansman, dezenformasyon ve psikolojik harekât amacıyla kullanmalarına kesinlikle müsaade edilmeyecektir.” Burhanettin Duran, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, ilgili tüm kurumlarımızla birlikte dijital ekosistemi anlık ve çok boyutlu şekilde takip etmeyi, milli güvenliğimizi, toplumsal huzurumuzu ve birlik beraberliğimizi hedef alan her türlü tehdidi tespit ederek gerekli tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızı dezenformasyonun oluşturduğu bilgi kirliliğinden korumak, doğru ve güvenilir bilgiyle buluşturmak ve dijital mecraların terör örgütleri tarafından bir propaganda alanına dönüştürülmesine engel olmak konusunda mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Dijital alan sahipsiz değildir. Türkiye, milli güvenliğini hedef alan hiçbir dijital operasyona izin vermeyecektir.”

Mazlum Kobani: “Kürtçe için büyük bir adım atıldı”

Mazlum Abdi, “Yeni süreçte Türkiye ile olan ilişkilerimiz de düzeltilmeli ve yeniden ele alınmalı. Bugün de Türkiye ile aramızda temaslar ve diyalog kanalları mevcuttur. Artık bu sürecin doğal ve yapıcı bir zeminde ilerlemesi gerekir” ifadelerini kullandı. Feshedildiği duyurulan Demokratik Suriye Güçleri’nin (SDG) Genel Komutanı ve Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi, Rojava ve Suriye’ye dair değerlendirmelerde bulundu.SDG’nin akıbetine ilişkin konuşan Abdi, “Şimdi Suriye ordusun bir parçası olarak bu bölgeyi savunmaya devam edecek” ifadelerini kullandı. Abdi, Yeni Yaşam’a verdiği röportajda Türkiye ile ilişkilere dair önemli mesajlar vererek Türkiye ile görüştüklerini belirtti. Abdi, “Yeni süreçte Türkiye ile olan ilişkilerimiz de düzeltilmeli ve yeniden ele alınmalı. Bugün de Türkiye ile aramızda temaslar ve diyalog kanalları mevcuttur” dedi. Abdi’nin açıklamalarında öne çıkanlar şöyle: “‘Teslim oldular, ortada bir şey kalmadı,’ ya da aksi yönde ‘bir şey değişmedi,’ diyenler bir yanılgı içindeler. Bunun doğru anlaşılması gerekiyor. DSG, varılan mutabakat doğrultusunda planlı ve kademeli bir süreç ile orduya katıldı. Şimdi Suriye ordusun bir parçası olarak bu bölgeyi savunmaya devam edecek. “Kürtçe için büyük bir adım atıldı” Kürt dili için resmi olarak gelinen aşamaya Suriye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana bakılacaksa, büyük bir adım atıldı. İlk defa Kürtçe resmi olarak eğitimde kabul edildi ve sadece Kürtçe dersi değil, diğer bazı derslerin de Kürtçe verilmesi müfredata dahil edildi, çocukların eğitimi kabul edildi. Atılan adımlar olumludur, ilktir, ama bizim için yeterli değil, Kürt halkı olarak bunun için mücadele etmemiz gerekiyor. “Yeni bir sürece giriyoruz” Yeni bir sürece giriyoruz… Doğru, açık konuşmak gerekirse yürütülen bu süreçte Şam’da olmayı kabul etmemizin nedeni bu süreci başarıya ulaştırmak, entegrasyonu sağlamak, Kürtlerin en güçlü şekilde devlette yerini almasını sağlamak. Asıl amacımız ve hedefimiz budur. Ancak bizim talebimiz daha kapsamlı bir kapsayıcılıktır, yani sadece Kürt bölgeleriyle sınırlı kalmayıp Suriye genelinde tüm alanlarda pozitif ve yapıcı bir rol oynamak istiyoruz. “Türkiye ile ilişkilerimiz yeniden ele alınmalı” Yeni süreçte Türkiye ile olan ilişkilerimiz de düzeltilmeli ve yeniden ele alınmalı. Bugün de Türkiye ile aramızda temaslar ve diyalog kanalları mevcuttur. Artık bu sürecin doğal ve yapıcı bir zeminde ilerlemesi gerekir. Bu çerçevede Türkiye ile yürütülecek yapıcı ilişkiler hem tüm Suriye’nin hem de Kürt halkının çıkarına olacaktır. Tüm bileşenlerin Suriye devletine katılması gerekir, herkes içinde yer almalı, bunun yolu açılmalı. Suriye devletinin önündeki en temel görev, Dürzilerin, Alevilerin, Kürtlerin ve diğer tüm halkların devletin içinde güçlü bir şekilde yer almasıdır. Efrin ve Serêkaniyê meselesi Efrin için artık gereken şey, şu anda Cizîrê bölgesi, Kobani için varılan mutabakatın Efrin için de geçerli olmasıdır. Örneğin eğitim meselesi, buradaki eğitim sistemi nasılsa Efrin’de de öyle olmalı. Halkın asayişte, yerel idarede yer alması ile ilgili Efrin’de bazı sorunlar var, çözülmesi için çalışılıyor. Serêkaniyê’ye henüz bir dönüş gerçekleşmedi. Daha önce bazı gruplar, entegrasyon karşıtı kesimler ve devletle varılan mutabakata karşı olanlar engeller çıkardılar, halkın dönmesini istemediler. Fakat gerekli tedbirler alındı ve Serêkaniyê halkının dönüşü adım adım, planlı bir şekilde devam ettirilecek ve bu süreç tamamlanacak. “Tekrar mücadele etmeliyiz” Bir süreçti, bu şekilde sonlandırdık, belki her istediğimize tam olarak ulaşamadık, halkımızın talepleri bu derecede değildi ama yine de kazanımlar var. Bir temel var, bu temel üzerine birlikte yola çıktığımız ve mücadele ettiğimiz amaçlar üzerinden tekrar mücadele etmeliyiz. Halkımız daha önce olduğu gibi yeni süreçte de yöneticilerine inanmalı. Birlikte başarı için yürüyelim.”  

Özgür Özel: Benim gönül dünyamda Kemal Bey’e yer kalmamış

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile tokalaşma görüntülerine dair, "Bir selamı almamak, bir eli havada bırakmak zaten benim tabiatımda olan bir şey değil. Doğru bir şey değil. Benim gönül dünyamda Kemal Bey'e toplu iğnenin başı kadar yer kalmamış. Bu mesele öyle affedilir bir mesele de değil” dedi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, katıldığı bir TV yayınında gündem başlıklarına dair soruları cevapladı. Özgür Özel, YENİ Parti'ye üye sayısının 615 bini geçtiğini 620 bine ulaştığını söyledi. “İsmet Paşa'nın asker kaçağı olduğunu iddia etmek aynı şey” Yayında Özel’, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile adli yıl açılışında tokalaşması soruldu. Özel’in bu nedenle eleştirildiğini hatırlatan sunucuya Özel’İn cevabı şöyle oldu: "Bu hafta iki kez tokalaşma oldu. İkisi de gündem oldu. Bir tanesi rahmetli Cevdet Selvi'nin cenazesinde. Bir tanesi adli yıl açılışında. Bir cenazede tokalaşmamak yanımda eşini kaybetmiş ağlayan Cevdet Selvi'nin eşi ablamız orada dururken o cenazeye siyasi gerilim yansıtmak cenazeye, cenaze sahiplerine saygısızlıktır. Böyle bir şey olmaz. Ayrıca karşınızda birisi elini uzatmış onun elini bir cenazede havada bırakmak benim asla kabul edebileceğim bir şey değil. Doğru da bir yaklaşım değil. Adli yıl açılışında da ben 10 dakika kadar önceden gittim. Oturuyorum. Kemal Bey de gelmiş yerine geçerken beni gördü. Bana doğru geldi. Şimdi bana doğru geliyor. Yani benden 30 yaş büyük bir insan. Elini uzatmış. sonuçta adli yıl açılışı Türkiye'nin protokolü orada. Ben de kalktım. Kalkarken daha toparlanırken bir fotoğraf ondan sonra efendim işte 'Özgür Özel gülümsedi mi' Bakıyorum gülümsemiş miyim diye. Hiç öyle gülümseyecek halim yok benim Kemal Bey ama 'Özgür Özel gülümsedi mi?' Efendim 'Eğildi mi?' Ayağa kalkarken ki o bir anlık şey. Buna bir sürü laf. Neler yazmadılar? Mesela diyor ki 'Özgür Özel butlana meşruiyet mi veriyor?' Ya Özgür Özel'in butlana meşruiyet verdiğini iddia etmekle İsmet Paşa'nın asker kaçağı olduğunu iddia etmek aynı şeydir. Demişler ya vaktiyle 'askerliğini nerede yapmış?' Adam Garp Cephesi kumandanı. İsmet Paşa'ya 'asker kaçağı' demekle Özgür Özel'e 'Kemal Kılıçdaroğlu yetkisini tanıyor mu, meşruiyet veriyor' mu demek aynı şey. “Gitmedim, konuşmadım, kabul etmedim” Bir kere ben bu butlana uğramazdım. Bana açık açık 'Otobüsün üstünden in, Ankara'ya dön, partinin başında paşa paşa otur, partinin başında kal' dediler. Yani 'Ekrem'i unut, Ekrem'e sahip çıkma, arkadaşlarına yapılan haksızlıklara sahip çıkma, şehir şehir mitingler yapma, bu iktidarı rahatsız etme' dediler. Ben bunu kabul etmedim. Elimin tersiyle ittim. Muhalefette kal hep kal diyorlar. Birincisi bu. İkincisi; bu mutlak butlan kararı çıktı. Ne teklifler ne teklifler... Yani ilk günlerde zaten dedim ki 'Kurultay tarihi ilan etmeden görüşmem, konuşmam.' Bir telefon görüşmesi yaptım. Dedim ki 'Karara ne diyorsunuz?' Dedi ki 'Yargı kararıdır.' 'Ne yapacaksınız?' 'Konuşalım.' 'Efendim bana 40 gün içinde kurultay kararı veriyorsanız, partiyi bir seçilmişe teslim edecekseniz sizinle konuşurum' dedim. Gitmedim, konuşmadım, kabul etmedim. Devamında örneğin belediye başkanlarımız gittiler, görüşme yaptılar acaba bir kurultay imkanı olur mu diye. Orada görüştükleri partinin işte örneğin Bülent Kuşoğlu, 'Özgür Bey cumhurbaşkanı adayı olabilir. Neden olmasın' gibi laflar. Hiç duymadım bile. Çünkü öyle bir niyetim, hevesim yok. Öyle tekliflerin aslında Türkiye'ye karşı yapılmış teklifler olduğunu biliyorum. Sonra yine yansıdı, ben de söylemiştim, doğrulandı da kimsenin de bir şey dediği yok. 'Grup başkanı olarak kal. Sen Türkiye'yi gez, biz genel başkan olarak kalalım, seçime böyle gidelim.' Dedim 'Felaket olur, felaket.' Bunlar meşruiyet vermek. Yoksa 80 yaşındaki adam gelmiş, otururken ayağa kalkmışım, elini uzatmış, elimi uzatmışım. Bir selamı almamak, bir eli havada bırakmak benim tabiatımda olan bir şey değil. Doğru bir şey değil. Benim gönül dünyamda Kemal Bey'e toplu iğnenin başı kadar yer kalmamış. Neden kalmamış biliyor musun? Ben o kadar kolay affederim ki. Bana yapılanı kolay affederim. Ama namusuma, şerefime, memlekete bu yapılanı ömrüm boyunca ne ben ne arkadaşlarım affedecek. Çünkü ülkenin birinci partisini, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız, AK Parti kurulduğundan beri ilk kez yenmişiz. Denemişsin, 14 kere yenilmişsin. İlk kez çıkmışız ve yenmişiz Tayyip Erdoğan'ı. 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız. Belediyelerin nüfusunun yüzde 65'ini almışız. Ege'de tek belediye bırakmamışız. Türkiye'de belediye almadığımız bölge kalmamış. Böyle bir dönemde AK Parti bir oyun kurguluyor. İşte bir siyasi kişiyi önce İstanbul başsavcısı, sonra bakan yapıyor. CHP'ye saldırılıyor ve Cumhuriyet tarihinde ilk kez Medeni Kanun davalarının görüleceği yerde gidip dava açıyorlar ve boşanma davası için konulmuş mutlak butlan kuralıyla bir partiye bir muamele yapıyorlar ve bunu kabul edip seçilmediğin partinin başına geçiyorsun." “Çerçeve yasaya evet oyu” Özgür Özel, Meclis’te "çerçeve yasa"ya YENİ Parti’nin "evet" oyu vermesine ilişkin de şöyle konuştu: "Çok kısa ve net. Bir terör örgütü silah bırakacağım diyor. Devlet, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın yürüttüğü bir çalışmayla görüşmeleri yapmış. Daha sonra dediğimiz gibi bu meseleyi meclise getirin demişiz. Mecliste bir komisyon kurulmuş, kapalı toplantılarda devletin bütün organları gelmiş, bilgi vermiş ve deniyor ki 'Bu kanun çıktığı takdirde terör örgütü hem burada silah bırakacak hem Suriye'de işte YPG artık Suriye ordusuna katılıp varlığını bitirecek. Kuzey Irak'taki varlık bitecek. PKK ve uzantıları silah bırakacak, terör bitecek.' Devletin yönetmeye talip bir parti. Bu kadar bilgiden, bilgilendirmeden sonra bunu sadece şu anda iktidarda AK Parti var, bu AK Parti oyunudur diye bakamaz. Biz doğru bir hattan baktık ve dedik ki bu ihtimali Türkiye'ye ıskalatamayız. Çünkü bundan sonra şehit gelmemesi, annelerin gözünün yaşının bir daha akmaması ve teröre trilyon dolar gitmiş, iki trilyon dolar, bakın trilyon TL demiyorum, trilyon dolar, milyar dolar, dünyada kaç tane dolar milyarderi var? Trilyon dolar gitmiş teröre. O para Türküyle, Kürtüyle, Lazıyla, Çerkesiyle, göçmeniyle bu memleketin hepimize birden harcansa, evlatlarımızın geleceği için harcansa kim tutar bizi? Bu yüzden ilkesel olarak bu ihtimale hayır diyemezdik ve bakın biz o kararı verdik. Geçen gün Suriye'de YPG açıklamayı yaptı işte 'Suriye ordusuna katıldı.' Ben buna mı karşı çıkacağım? Bakın YPG diye bir şey kalmadı. Şimdi Suriye'de de, Irak'ta da, İran'da da, burada da Kürtlerin bulundukları ülkenin devletine entegre olmaları, oranın eşit vatandaşları olmaları, öyle hissetmeleri, barış içinde yaşamaları, Türkiye'de Kürtlerle Türklerin nerede olursa olsun kardeşçe yaşamaları, bir daha böyle şeylerin yaşanmaması önemli bir şeydir. Biz buna ya da bu ihtimale hayır diyemezdik kurumsal olarak. Yarın devleti yönetecek partiyiz biz. Yani devlet geliyor size ve diyor ki 'Bakın bu mağaraları boşalttılar, böyle boşaltacaklar, teslim edecekler. Suriye'yi lağvedecekler, Kuzey Irak'ı şöyle yapacaklar.' Biz buna hayır olmaz diyemeyiz.”