2 Ekim 2026
19.5 C
İstanbul

Trump’ın Orta Doğu diplomasisi başladı, ‘Türkiye’ye de uçabilirim’

Trump Orta Doğu’yu ziyaret ediyor: Türkiye’ye uçabilirim

19 dakika önce

Etiketler ABD Başkanı Donald Trump Suudi Arabistan Katar Türkiye Türkiye Destekli Gruplar
A+A-

Haberi dinle

Haber Merkezi – ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu ziyareti esnasında Ukrayna barışı konusunda gelişme kaydedilmesi halinde Türkiye’ye seyahat edebileceğini açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ziyaretinin ilk durağı Suudi Arabistan. Ardından, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni ziyaret etmesi bekleniyor.

Trump, toplam değeri yaklaşık bir trilyon dolar olan çeşitli anlaşma ve yatırımlarla dönmeyi umuyor. Seyahat planına göre, Trump’ın uçağı önce Riyad’a inecek, ardından Doha’ya gidecek ve son olarak Abu Dabi’de gezisini tamamlayacak.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar’ı kapsayan Ortadoğu ziyareti öncesinde açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta Ukrayna’da savaşın sona erdirilmesinde gelişme kaydedilmesi halinde Türkiye’ye seyahat edebileceğini söyledi.

Beyaz Saray’da gazetecilere Türkiye’de yapılması muhtemel Rusya-Ukrayna görüşmeleri hakkında açıklamalarda bulunan Trump, “Oraya aslında uçmayı düşünüyordum. Eğer bir şeyler olabileceğini düşünürsem, sanırım böyle bir olasılık var” diye konuştu.

Donald Trump, ayrıca Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılması gündemde olan görüşmeler hakkında “Her iki liderin orada olacağına inanıyorum” diyerek bu görüşmelerden “iyi sonuçlar çıkacağını düşündüğünü” kaydetti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 30 günlük ateşkesi kabul etmemesi halinde Rusya’ya yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı sorusunu da yanıtlayan Trump, “Benim hissiyatım anlaşacakları yönünde. Hissediyorum. İçimde bir his var” dedi.

Trump “Suudi Arabistan, Katar ve BAE’ye doğru yola çıkıyorum. Ziyaretim tarihi olacak” dedi.

20 Ocak’ta göreve gelen ABD Başkanı Trump İtalya’da Papa Francis’in cenaze törenine katılmak dışında ABD dışına resmi bir ziyaret gerçekleştirmedi, bu ilk resmi ziyaret sayılıyor. İlk döneminde de ilk ziyareti Suudi Arabistan’a olmuştu.

Trump Orta Doğu’da ne istiyor?

Trump’ın bu gezideki büyük ve belirli hedefi henüz belli değil; savunma, güvenlik, silah veya yatırım anlaşmaları yapabilir; aynı zamanda bazı kişisel kazançlar peşinde olabilir ve bir takım ticari ilişkiler kurabilir.

Trump’ın ziyaretine dair tahminler çok, ancak ana odak noktası “para”, diğer taraftan petrol fiyatlarını düşürmek istiyor, bu da Suudi Arabistan’ın planlarıyla uyuşmuyor.

Dış politikada, Trump’ın ekibi farklı sinyaller gönderiyor. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Waltz’ın istifası, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile yakından çalışarak Husiler ve İran’a karşı planlar yapan danışmanın ayrılması, Körfez ülkelerinin endişelerini artırdı.

Trump, nükleer program konusunda açıklık göstermiş olsa da, Tahran’dan uranyum zenginleştirmesinin durdurulmasını istiyor, bu da aralarında anlaşmazlık noktası olabilir. Eğer müzakereler başarısız olursa, savaş çıkması olasıdır.

Diğer yandan Trump, İbrahim Anlaşmalarını genişletmek ve İsrail ile Suudi Arabistan arasında ilişkilerin kurulmasını teşvik etmek istiyor, ancak Gazze savaşı bu adımı bir dereceye kadar durdurdu.

Trump, Orta Doğu’dan sadece silah ve yatırım anlaşmalarıyla ayrılabilir, ancak bölgenin görünümünü değiştirme fırsatı da var. İran ile nükleer ve siyasi bir anlaşma, bölgeye istikrar getirebilir. Gazze ateşkesi konusunda daha fazla baskı yapılabilir ve Filistin’in devlet olma yolunda da bir ufuk açılabilir.

Kısacası, Trump’ın istekleri şunlar:

  • Suudi Arabistan ile 100 milyar dolarlık büyük bir silah ve enerji anlaşması imzalamak.
  • Jeopolitikten ziyade para ve ticarete odaklanmak istiyor.
  • Körfez ülkelerinin ABD’de büyük yatırımlar yapmasını istiyor.
  • Ticari ilişkiler kurmak istiyor.
  • Katar ile yatırım için 200-300 milyar dolarlık bir anlaşma imzalamak.
  • Yapay zeka ve teknoloji yatırımlarına odaklanmak.
  • Petrol fiyatlarını düşürmek ve ülkesinin ekonomisine yardım etmek istiyor.
  • İran’ın nükleer programı gündemindeki konulardan biri olabilir.
  • Körfez ülkeleriyle İran’a karşı stratejik anlaşmalar yapabilir.
  • İbrahim Anlaşmalarını genişletmek istiyor.
  • Filistin devleti konusunda siyasi bir değişiklik talep edebilir.

Arap ülkeleri ne istiyor?

Her üç ülke de Körfez’de ve enerji açısından zengin, üçü de bu altın fırsatı değerlendirmek ve bu ziyaretten bir şeyler elde etmek istiyor. Her üç ülke de Trump ile iyi ilişkiler kurmuş ve ABD’de büyük yatırımlar yapmıştır. En önemlisi, Gazze’den İran ve Ukrayna’ya kadar Trump’ın kurtulmak istediği birçok sorunun arabuluculuğunu yapmışlardır.

Son Haberler

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Barzani Bağdat’ta ‘Egemenlik Günü’ne katıldı: Tam egemen ve federal bir Irak istiyoruz

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Bağdat'ta düzenlenen Egemenlik Günü...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Irak, uluslararası koalisyonun askeri görevinin sona ermesi için önemli aşamaya geldi

Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Irak'ın...

Türkiye Gündemi

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...