16 Ağustos 2026
21.1 C
İstanbul

Trump: İsrail ve İran arasında ateşkes için uzlaşmaya varıldı

İsrail-İran çatışmasının 12. gününe girerken ABD Başkanı Donald Trump, iki ülkenin ateşkes için anlaştığını duyurdu. İran Dışişleri Bakanı ise ateşkesin ancak İsrail’in saldırılarını durdurması halinde sağlanacağını açıkladı. İsrail ise İran’ın füze saldırısına devam ettiğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, 13 Haziran’da İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaşta ateşkes için anlaşmaya varıldığını duyurdu.

ABD 22 Haziran’da İran’daki nükleer tesisleri vurarak doğrudan savaşa müdahil olmuş; Trump aynı sırada müzakere masasına dönülmesi ve saldırılara son verilmesi çağrıları yapmıştı.

Kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden bir paylaşım yapan Trump, Türkiye saatiyle gece yarısı şu ifadelerle ateşkesi duyurdu:

“İsrail ve İran arasında tam ve eksiksiz bir ateşkes için tamamen anlaşmaya varıldı. (Şu andan itibaren 6 saat içinde, İsrail ve İran son görevlerini tamamladığında!) Resmi olarak İran ateşkesi başlatacak ve 12 saat sonra İsrail ateşkes yapacak. 24. saatte 12 günlük savaş resmen sona erecek. Her bir ateşkes boyunca diğer taraf da barışçıl ve saygılı olarak kalacak.”

Trump, her şey planlandığı gibi gittiği takdirde sona erecek olan savaşın “12 gün savaşı” olarak anılması gerektiğini, yıllar boyunca sürmesi halinde “Tüm Ortadoğu’yu yok edebileceğini” ama bunun olmayacağını da paylaşımına ekledi.

Trump: Ateşkes sonsuza kadar sürecek

Sosyal medya hesabındaki paylaşımın ardından Amerikan NBC News kanalına konuşan Trump, duyurduğu ateşkes için “Bir limiti yok, sonsuza kadar sürecek” dedi.

Trump’ın pek de net olmayan ateşkes açıklamasının ardından ismini açıklamayan Amerikalı yetkililer, ABD basınıyla bazı detaylar paylaştı.

BBC’nin Amerikalı yayın ortağı CBS kanalına da bilgi veren Beyaz Saray yetkilisine göre İsrail, İran saldırılarına son verirse ateşkes yapmayı kabul etti.

İran da, daha fazla saldırı düzenlemeyeceğini üst düzey yetkililer aracılığıyla ABD’ye teyit etti.

Aynı yetkili, Trump’ın Netanyahu’yla Pazartesi öğleden sonra bir telefon konuşması yaparak ateşkesi görüştüğünü; Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Özel Temsilci Steve Witkoff’un da İran yönetimiyle iletişime geçtiğini söyledi.

CBS kanalının aktardığına göre ateşkes görüşmelerinde Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman El Tani de rol oynadı. Buna göre Katar, kendi topraklarındaki ABD üssünün İran tarafından hedef alınmasından sonra, İranlı yetkililerle telefon görüşmeleri yaparak ABD’nin teklifini iletti. Başkan Trump, Katar Emiri’ni arayarak arabuluculuk yaptığı için teşekkür etti.

Bir süre sonra sosyal medya hesabından bir paylaşım daha yapan Trump, İsrail ve İran’ın “neredeyse eş zamanlı olarak kendisine ulaştığını ve barış istediğini” yazdı.

İran saldırılarına devam etti, şartlı ateşkes mesajı verdi

İran Dışişleri Bakanı Sayid Abbas Arakçi, X platformunda bir paylaşım yaparak İsrail’in “illegal saldırılarını durdurması halinde İran’ın misillemeye devam etmeye niyeti olmadığını” yazdı.

Arakçi, İsrail’in saldırılarını durdurması için yerel saatle 4’e kadar süresi olduğunu yazdı. Bu zaman, Trump’ın sözünü ettiği gibi, 6 saat içinde saldırıların bitmesi beklenen zamana tekabül ediyor.

“İran daha önce defalarca açıkça belirtti: İsrail İran’a savaş açtı, savaşı İran başlatmadı. Şu an için ateşkes ya da askeri operasyonların durdurulmasına dair bir anlaşma yok. Ancak İsrail rejimi İran halkına yönelik illegal saldırılarını Tahran saatiyle 4’e kadar durdurursa, bizim de misillemeye daha fazla devam etme niyetimiz yok.”

Arakçi, bu paylaşımın ardından, askeri operasyonların tamamen durdurulması kararının daha sonra verileceğini de ifade etti.

İran’da saat 4’ü geçtikten sonra bir paylaşım daha yapan Arakçi, İran’ın silahlı kuvvetlerinin “Saat 4’e kadar operasyonlarına devam ettiğini” yazdı.

Ancak sabah saatlerinde İsrail, İran’ın ülkeye yönelik dört füze saldırısı gerçekleştirdiğini ve bu saldırılarda üç kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bu saldırıların ardından İran devlet televizyonu IRINN, ateşkesin sağlandığını, bunun Katar’daki ABD üssüne yapılan saldırı sayesinde İsrail’e kabul ettirildiğini duyurdu. Haberi okuyan spiker, “Trump’ın saldırı sonrası ateşkes için İran’a yalvardığını” söyledi.

Henüz İsrail’den açıklama yok

İsrail’e son bir saat içinde birkaç kez füze saldırısı yapılırken İran’da şimdilik sessizlik var.

BBC Farsça Servisi’nin ulaştığı Tahran’da yaşayan bazı kişilerin verdiği bilgiye göre de, İsrail saldırıları sebebiyle gece boyunca başkentte duyulan patlama sesleri gece saat 4’ten sonra kesildi.

Henüz İsrail’den resmi bir açıklama gelmedi.

Trump sosyal medya hesabından Türkiye saatiyle geceyarısı 1’de ateşkes paylaşımını yaparken İran’da siren sesleri duyuluyordu. Ardından Tahran’dan kuvvetli patlama sesleri geldi.

İsrail akşam saatlerinde Tahran’ın 7. Bölgesi için “tahliye çağrısı” yapmış ve halkın nereye gidebileceğine dair haritalar paylaşmıştı. İsrail, başkent Tahran’da “askeri üsleri hedef aldığını” duyurdu.

Pazartesi gün içinde İran da balistik füzelerle İsrail’de birden fazla bölgeyi vurarak birçok ev ve işyerinde elektriğin kesilmesine yol açmıştı.

Trump’ın ateşkes açıklaması böyle bir atmosferde, karşılıklı saldırılar aynı yoğunlukta devam ederken geldi.

13 Haziran’da başlayan çatışmalarda İran Sağlık Bakanlığı yaklaşık 500 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Ancak insan hakları grupları İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 950 olduğunu söylüyor. İran’ın füze saldırılarında ise İsrailli yetkililere göre 24 kişi hayatını kaybetti.

“Böyle dönüşler Trump’ın dış politika tarzında belirleyici”

BBC’nin Tel Aviv’de bulunan muhabiri Mark Lowen, saldırılar sürerken, İsrail yönetiminin bölgedeki Arap ülkeleri aracılığıyla İran’a “önümüzdeki birkaç gün içinde savaşı sonlandırmaya niyetli olduğunu” mesajını ilettiğini söylemişti. Lowen’a göre, Netanyahu uzun süreli bir savaş istemediği mesajını vermişti. İran’ın geçen 12 gün içinde İsrail’in hava savunma sistemini defalarca delmiş olması da Netanyahu’yu için savaşı sonlandırmaya teşvik etmiş olabilir.

BBC’nin Beyaz Saray muhabiri Bernd Debusmann Jr da, İran’ın Katar’da bulunan ABD üssüne yaptığı saldırının ardından Trump’ın ortamı yumuşatan bir yaklaşım sergilediği, böylece “barışa giden yolu açmaya çalıştığı” yorumunu yapmıştı.

Trump İran’ın saldırısı sonrası “önceden haber verdiği için İran’a teşekkür etmek istiyorum” mesajı paylaşmış ve artık barış zamanı geldiğini savunmuştu.

Debusmann Jr’a göre bu, bir gün önce “İran’da neden bir rejim değişikliği olmasın?” diyen Trump’ın tonunda ciddi bir değişimin göstergesiydi.

“Böyle dönüşler Trump’ın dış politika ve İran krizine yaklaşım tarzında belirleyici oldu. Yeni gelişmelere göre hızlıca yön değiştirebiliyor ve tahmin edilemez olmaktan gurur duyuyor.”

ABD Başkan Yardımcısı Vance: İran artık nükleer silah yapma kapasitesine sahip değil

Trump’ın ateşkes duyurusundan çok kısa bir süre önce, yardımcısı JD Vance de Fox News kanalına verdiği röportajda, ABD ve İsrail saldırılarında İran’ın nükleer tesislerini ağır hasar gördüğünü savundu.

“İran’ın artık nükleer silah üretme kapasitesi yok çünkü biz hepsini yok ettik,” diyen Vance, İran’ın ileride nükleer silah üretmeye çalışması halinde “yeniden ABD ordusuyla karşı karşıya geleceğini” de sözlerine ekledi.

Henüz Trump’ın ateşkes duyurusu gelmemişken İran Meclis Başkanı Muhammed Bekir Kalibaf da, Tahran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’yla (IAEA) ile işbirliğini sonlandırmayı düşündüğünü açıkladı. Kalibaf, buna gerekçe olarak “Kurumun tarafsızlıktan ve profesyonellikten uzak olmasını” gösterdi

Bölge ülkeleri hava sahalarını açtı

Katar’daki ABD üssüne yönelik İran saldırısının ardından Trump’ın kullandığı yumuşak ton, gerilimin de azalmasıyla sonuçlandı. Saldırıdan saatler sonra Katar’daki alarm hali sona erdi ve Katar hava sahası yeniden sivil uçuşlara açıldı.

Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn de hava sahalarının sivil uçuşlara açıldığını duyurdu.

Son Haberler

Trump: Yakında Hürmüz Boğazı’nı ABD toprağı ilan edeceğim

ABD Başkanı Donald Trump, "İran'ı tamamen mağlup ettikten sonra, çok geçmeden Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan edeceğim" dedi. ABD Başkanı Trump, New York'ta Nassau Polis Akademisi'nde katıldığı bir etkinlikte, İran gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'nda tam bir abluka uyguladığını ifade ederek, "İran'ı tamamen mağlup ettikten sonra, çok geçmeden Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan edeceğim" diye konuştu. Hürmüz Boğazı'ndan ABD'nin istemediği hiçbir geminin geçemediğini kaydeden Trump, ayrıca İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini sözlerine ekledi.

AKP’nin 25. kuruluş yıldönümünde Erdoğan: ‘Bu partiyi millet kurdu’

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 25. kuruluş yıldönümü cumhurbaşkanı ve...

Sipan Hemo, Türkiye’nin ‘terör’ listesinden çıkarıldı

Suriye Savunma Bakan Yardımcısı ve eski SDG Komutanı Sipan...

Fidan: İsrail adım atmazsa Türkiye, Katar ve Mısır radikal adımlar atabiliriz

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçişte Filistin tarafının taahhütlerini yerine getirmesine rağmen İsrail'in adım atmaması halinde Türkiye, Katar ve Mısır'ın "radikal adımlar" atabileceğini söyledi. Fidan, "Bu bizim milletimize ve Filistinlilere karşı bir borcumuz" dedi. Fidan, Mısır ziyareti kapsamında Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze Barış Planı'nın uygulanması için Türkiye, Mısır ve Katar'ın ABD ile birlikte arabuluculuk faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Fidan, Filistin tarafının süreçte önemli fedakarlıklarda bulunduğunu, buna karşın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetinin barış anlaşmasına yönelik irade göstermediğini ifade etti. Fidan, "İkinci aşamaya geçişte, Filistin tarafının taahhütlerini tutmasına rağmen İsrail'in bundan sonra adım atmaması, biz diğer arabulucuları ortaklaşa bir radikal adım atmaya itebilir bu süreçle alakalı. Bu konuda Amerika'nın İsrail'e yönelik gerekli baskıyı tabii ki uygulamasını bekliyoruz. Yoksa Türkiye, Katar ve Mısır olarak bu konuda atmamız gereken tabii ki radikal adımlar olacak. Bu bizim milletimize ve Filistinlilere karşı bir borcumuz" ifadelerini kullandı. "Netanyahu İsrail'i uluslararası izolasyona mahkum ediyor" Netanyahu hükümetinin politikalarının yalnızca Gazze ve Ortadoğu için değil, uluslararası toplum açısından da bir güvenlik sorununa dönüştüğünü söyleyen Fidan, daha ciddi tedbirlerin alınması konusunda Mısır ile mutabık kaldıklarını belirtti. Fidan, "Bu sorun sadece Gazze'yi, Ortadoğu'yu ve bölgeyi ilgilendiren bir sorun değil bütün uluslararası toplumu ilgilendiren bir güvenlik sorunu haline dönmüştür Netanyahu ve arkadaşlarının izlediği tahrik edici, provoke edici, insanlık onurunu ayaklar altına alan politika" diye konuştu. Türkiye ve Mısır, Libya konusunda ortak hareket edecek Libya’ya gerçekleştirdiği son ziyareti de değerlendiren Fidan, Türkiye ile Mısır’ın Libya’nın birliği, bütünlüğü, egemenliği ve bölünmezliği konusunda ortak görüşte olduğunu ve bu yaklaşımı ortak harekete dönüştürme kararı aldıklarını açıkladı. Sudan’daki çatışmaların sona erdirilmesi için de Mısır, Suudi Arabistan ve diğer bölge ülkeleriyle birlikte çalıştıklarını belirten Fidan, Sudan’daki krizin Mısır açısından mülteci ve güvenlik tehdidi oluşturduğuna dikkat çekti.

Hürmüz’de nöbet değişimi: USS George Washington Ortadoğu yolunda!

Pentagon'un, İran'la gerginlik devam ederken, Ortadoğu'da görev yapan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin yerini alması için USS George Washington uçak gemisini göndermeye hazırlandığı iddia edildi. Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, Pentagon, bölgedeki uçak gemilerinden birini rotasyona sokmaya hazırlanıyor. ABD ordusu, 250 günden fazla süredir Ortadoğu'da görevde olan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin yerini USS George Washington uçak gemisinin alması yönünde son hazırlıklarını yapıyor. ABD'li yetkililer, önceden planlanmış bir rotasyon planı kapsamında USS George Washington'ın Ortadoğu'ya gönderileceğini ve USS Abraham Lincoln'un bir süre gerekli bakımlarının yapılacağını ileri sürdü. Halen Pasifik bölgesinde görev yapan USS George Washington'ın yakın zamanda bölgeye doğru yola çıkmasının beklendiği kaydedildi. USS Abraham Lincoln, 250 günü aşan uzun görev süresi dolayısıyla ABD Kongresi içinde tartışmalara neden olmuş ve bazı Kongre üyeleri, gemideki yaşam koşullarından endişe ettiklerini açıklamıştı. USS Abraham Lincoln, Kasım 2025'te planlı bir göreve başlamış ve ABD'nin İran'a karşı savaşının öncesinde ocak ayında Ortadoğu'ya yönlendirilmişti. Söz konusu uçak gemisi, önce, ABD’nin İran'a yönelik saldırılarında görev almış, daha sonra da ABD’nin İran limanlarına uyguladığı ablukaya katılmıştı.

Rojin Kabaiş’in babasına silahla tehdit: ‘Şikayetini çek, yoksa sen de kızının yanına gidersin’

Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş’e dün WhatsApp ve BİP üzerinden silah fotoğrafının da bulunduğu tehdit mesajları gönderildi. Kabaiş, mesajların ardından emniyete giderek şikayetçi oldu. Diyarbakır merkezli 8 ilde, dijital platformlarda örgütlenerek, kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ailesine yönelik tehdit ve şantaj eylemlerinde bulundukları gerekçesiyle 2 kişinin tutuklandığı operasyonun ardından baba Nizamettin Kabaiş’e silah fotoğrafıyla birlikte, “Şikayetini çek, yoksa sen de Rojin’in yanına gidersin” mesajları gönderildi. Kabaiş, emniyete giderek şikayetçi oldu. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarda, dijital platformlarda ‘C47’ ve ‘C99’ kod isimleriyle örgütlenen, yasa dışı sorgu panelleri üzerinden siber zorbalık, şantaj ve taciz odaklı kapalı gruplar oluşturan şebeke tespit edildi. Yapılan incelemelerde şüphelilerin, ölümleri şüpheli bulunan Rojin Kabaiş, Hiranur Nilgün Aygar ve Kıvanç Uman’ın ailelerini hedef alarak yabancı numaralar ve yasa dışı panel bağlantıları üzerinden tehdit ve şantaj eylemlerinde bulundukları belirlendi. Diyarbakır merkezli 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında ‘Tehdit’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’ ve ‘Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri hile ile çalma’ suçlarından işlem başlatıldı. 10 Ağustos’ta emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si tutuklandı. “Şikayetini çek, yoksa sen de Rojin’in yanına gidersin” Tutuklamaların ardından Nizamettin Kabaiş’e dün WhatsApp ve BİP üzerinden silah fotoğrafının da bulunduğu tehdit mesajları gönderildi. Kabaiş, mesajların ardından emniyete giderek şikayetçi oldu. Tehditlerin aylardır sürdüğünü belirten Kabaiş, “Daha önce de yabancı numaralardan çok tehdit mesajları geliyordu. Allah devletten razı olsun, operasyon yaptı ve ailemizi tehdit eden 2 kişi yakalandı. Dün Van’da savcıyla görüştükten sonra eve geldiğimde tekrar mesaj attılar. Bu sefer Türkiye numarası üzerinden WhatsApp ve BİP uygulaması üzerinden mesaj attılar. Silah fotoğrafını ve ‘Eğer şikayetini geri çekmezsen bir tane mermi kafanda olur. Şikayetini çekmediğinde olacakları düşün. Şikayetini çekmezsen evi tarayacağım. Nizamettin şikayetini çek, kurtul; yoksa sen de Rojin’in yanına gidersin, olan sana olur’ mesajları atıp tehdit ettiler” dedi. “Tehditlerinden korkmuyorum” Can güvenliklerinden endişe duyduklarını ifade eden Kabaiş, “Bizim can güvenliğimiz yok. Benim için hiçbir sıkıntı yok ama çocuklarım korkuyor. Ben onların tehditlerinden korkmuyorum ve davamdan da vazgeçmeyeceğim. Rojin’in dosyası aydınlanana kadar peşini bırakmayacağım. Onlar ne kadar silah ve mermi fotoğrafı yollasalar bile umurumda değil. Öldüreceklerse gelsin öldürsünler. 7-8 aydır tehdit mesajları gönderiyorlar. Devletten bu kişilerin yakalanmasını ve ceza verilmesini istiyorum. Ben şikayetimi de geri çekmeyeceğim. Daha fazla mücadele edeceğim. Çünkü kızım masumdu. Emniyete gittim ve şikayetçi oldum” diye konuştu.

Amedspor Başkanı Eren açıkladı: Diagne kalmak istiyor, Çekdar için ayrılık gündemde

Amedspor Başkanı Nahit Eren, Süper Lig öncesi takımın hedeflerinden transfer çalışmalarına, sponsorluk ve kombine satışlarından taraftarların tutumuna kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Eren, Mbaye Diagne’nin takımda kalmak istediğini belirtirken, Çekdar Orhan’ın yeni yapılanmada düşünülmediğini ve ayrılık görüşmelerinin sürdüğünü söyledi. Süper Lig’de mücadele edecek Amedspor, sezonun ilk maçında sahasında Erzurumspor FK’yı ağırlamaya hazırlanıyor. Kadrosuna 16 yeni oyuncu katan yeşil-kırmızılı ekipte hazırlıklar sürerken, kulüp Başkanı Nahit Eren takımın hedefleri ve gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu Hedef: Süper Lig’de kalıcı olmak Amedspor’un öncelikli hedefinin Süper Lig’de kalıcı olmak olduğunu belirten Eren, bunun yanı sıra üst sıraları zorlamak istediklerini söyledi. MA'da yer alan habere göre yeni bir ligde ve büyük bütçeli takımlarla mücadele edeceklerini belirten Eren, taraftarlardan sabırlı olmalarını istedi. Eren, Amedspor’un en büyük avantajlarından birinin geniş taraftar kitlesi olduğunu vurgulayarak, sezon boyunca taraftar desteğinin önemine dikkat çekti. Her maç farklı sponsor Sponsorluk çalışmalarının sürdüğünü belirten Eren, Amedspor’un forma sponsorluğu konusunda farklı bir model uygulayacağını açıkladı. Buna göre kulüp, her maçta farklı bir yerel firmanın sponsorluğuyla sahaya çıkmayı planlıyor. Eren, ilk maç için yaklaşık 7-8 firmanın sponsorluk talebinde bulunduğunu söyledi. Eren, bu modelle sponsorluk yükünü tek bir firmaya bırakmak yerine kentteki şirketlerin Amedspor’a ortak destek vermesini amaçladıklarını ifade etti. Kombinelerin yüzde 50’si satışa sunuldu Kombine satışlarına ilişkin de bilgi veren Eren, Amedspor’un Türkiye’de en fazla kombine satan kulüpler arasında olduğunu söyledi. Toplam bilet kapasitesinin yalnızca yüzde 50’sinin kombine satışına açıldığını belirten Eren, bu biletlerin 3-4 gün içinde tükendiğini, Batı ve VIP tribünlerinde ise sınırlı sayıda bilet kaldığını kaydetti. Altyapıya yatırım Amedspor’un uzun vadede Süper Lig’de kalıcı olabilmesi için altyapıya yatırım yapacaklarını belirten Eren, bu kapsamda 11 ilde yaklaşık 9 bin çocuğa ulaştıklarını söyledi. Çalışmalar kapsamında 50 oyuncunun seçildiğini, bunlardan 10’unun Amedspor altyapısına kazandırıldığını belirten Eren, genç oyuncuların gelecekte A takımda forma giymesini hedeflediklerini ifade etti. Eren’den taraftara çağrı: “Küfür istemiyoruz” Geçen sezon taraftar olayları nedeniyle kulübün yüksek miktarda para cezalarıyla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Eren, yeni sezonda taraftarların daha dikkatli olması çağrısında bulundu. Eren, özellikle küfürlü ve cinsiyetçi tezahüratların Amedspor Stadyumu’nda görmek istemedikleri davranışlar olduğunu söyledi. Taraftarlardan bilet numaralarına göre oturmalarını, merdiven boşluklarını kapatmamalarını ve sahaya yabancı madde atmamalarını isteyen Eren, Süper Lig’de cezaların daha ağır olduğunu belirtti. Çekdar için ayrılık görüşmeleri sürüyor Amedspor’da en çok merak edilen konulardan biri olan Çekdar Orhan’ın geleceğine ilişkin de konuşan Eren, yeni yapılanmada oyuncuya görev düşünülmediğini açıkladı. Çekdar’ın kulüple sözleşmesinin bulunduğunu ve takımda kalmak istediğini belirten Eren, ancak kendisine yeni bir kulüp bulması yönünde talep iletildiğini söyledi. Eren, Çekdar’la görüşmelerin sürdüğünü ve ayrılığın iki tarafın da menfaatlerini gözeten bir şekilde gerçekleşmesini istediklerini belirtti. Çekdar’ın şu anda antrenmanlarda yer almadığını ve kendisine yeniden izin verildiğini kaydeden Eren, ayrılık ihtimalinin yüksek olduğuna işaret etti. Diagne kalmak istiyor, talipleri var Mbaye Diagne’nin ise halen sözleşmeli oyuncu olduğunu ve takımın ikinci kampına katıldığını belirten Eren, deneyimli golcünün takımda kalmak istediğini söyledi. Eren, Diagne’ye başka kulüplerden teklifler geldiğini ancak transfer sürecinin devam etmesi nedeniyle oyuncunun geleceği konusunda kesin bir şey söylemenin erken olduğunu ifade etti. “Çok disiplinli ve sert bir hocamız var” Amedspor’un oyun anlayışına da değinen Eren, teknik direktörün disiplinli ve mücadele gücü yüksek bir futbol anlayışını benimsediğini söyledi. Takımdaki her oyuncunun 90 dakika boyunca mücadele etmesini beklediklerini belirten Eren, sonuçtan bağımsız olarak sahadaki mücadele ruhunun taraftar için de önemli olduğunu vurguladı. Sosyal medya kullanıcılarına mesaj Sosyal medyada futbolculara yönelik sert eleştirilerin kulübe zarar verdiğini belirten Eren, taraftarlardan daha sabırlı olmalarını istedi. Amedspor’un kısa sürede Süper Lig’e yükselmesinin önemli bir başarı olduğunu belirten Eren, kulübün hedefinin ligde kalıcı olmak ve üst sıraları zorlamak olduğunu söyledi. Eren, Amedspor’un Süper Lig’deki mücadelesini taraftarlarla birlikte sürdüreceklerini belirterek, “Amedspor’u ayakta tutacak olan duygudan kopmayalım” mesajı verdi.

Türkiye Gündemi

AKP’nin 25. kuruluş yıldönümünde Erdoğan: ‘Bu partiyi millet kurdu’

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 25. kuruluş yıldönümü cumhurbaşkanı ve...

Fidan: İsrail adım atmazsa Türkiye, Katar ve Mısır radikal adımlar atabiliriz

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçişte Filistin tarafının taahhütlerini yerine getirmesine rağmen İsrail'in adım atmaması halinde Türkiye, Katar ve Mısır'ın "radikal adımlar" atabileceğini söyledi. Fidan, "Bu bizim milletimize ve Filistinlilere karşı bir borcumuz" dedi. Fidan, Mısır ziyareti kapsamında Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze Barış Planı'nın uygulanması için Türkiye, Mısır ve Katar'ın ABD ile birlikte arabuluculuk faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Fidan, Filistin tarafının süreçte önemli fedakarlıklarda bulunduğunu, buna karşın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetinin barış anlaşmasına yönelik irade göstermediğini ifade etti. Fidan, "İkinci aşamaya geçişte, Filistin tarafının taahhütlerini tutmasına rağmen İsrail'in bundan sonra adım atmaması, biz diğer arabulucuları ortaklaşa bir radikal adım atmaya itebilir bu süreçle alakalı. Bu konuda Amerika'nın İsrail'e yönelik gerekli baskıyı tabii ki uygulamasını bekliyoruz. Yoksa Türkiye, Katar ve Mısır olarak bu konuda atmamız gereken tabii ki radikal adımlar olacak. Bu bizim milletimize ve Filistinlilere karşı bir borcumuz" ifadelerini kullandı. "Netanyahu İsrail'i uluslararası izolasyona mahkum ediyor" Netanyahu hükümetinin politikalarının yalnızca Gazze ve Ortadoğu için değil, uluslararası toplum açısından da bir güvenlik sorununa dönüştüğünü söyleyen Fidan, daha ciddi tedbirlerin alınması konusunda Mısır ile mutabık kaldıklarını belirtti. Fidan, "Bu sorun sadece Gazze'yi, Ortadoğu'yu ve bölgeyi ilgilendiren bir sorun değil bütün uluslararası toplumu ilgilendiren bir güvenlik sorunu haline dönmüştür Netanyahu ve arkadaşlarının izlediği tahrik edici, provoke edici, insanlık onurunu ayaklar altına alan politika" diye konuştu. Türkiye ve Mısır, Libya konusunda ortak hareket edecek Libya’ya gerçekleştirdiği son ziyareti de değerlendiren Fidan, Türkiye ile Mısır’ın Libya’nın birliği, bütünlüğü, egemenliği ve bölünmezliği konusunda ortak görüşte olduğunu ve bu yaklaşımı ortak harekete dönüştürme kararı aldıklarını açıkladı. Sudan’daki çatışmaların sona erdirilmesi için de Mısır, Suudi Arabistan ve diğer bölge ülkeleriyle birlikte çalıştıklarını belirten Fidan, Sudan’daki krizin Mısır açısından mülteci ve güvenlik tehdidi oluşturduğuna dikkat çekti.

BM’den Türkiye’deki ‘Çözüm Süreci’ yasasına destek: Barış adımlarını teşvik ediyoruz

Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) "Çözüm Süreci"ne ilişkin yasa tasarısının kabul edilmesini memnuniyetle karşıladı. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Rûdaw'a yaptığı özel açıklamada, PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik atılan tüm adımları desteklediklerini belirtti. Türkiye'de Kürt sorununun çözümüne yönelik atılan tarihi adımlar ve TBMM'den geçen yeni yasa, uluslararası arenada yankı bulmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler, Türkiye hükümetinin Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile çatışmaları sona erdirmeye yönelik çabalarını izlediklerini ve olumlu karşıladıklarını duyurdu. BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Türkiye'deki sürece ilişkin yaklaşımı hakkında Rûdaw'ın yönelttiği soruyu yanıtladı. Rûdaw muhabirinin, "Genel Sekreter'in Türkiye'de Kürt barışı ve müzakere süreciyle ilgili kabul edilen yasa ve işlerin nasıl ilerleyeceği konusunda bir açıklaması var mı?" sorusuna yanıt veren Haq, şu ifadeleri kullandı: "Sürecin ilerlemesine paralel olarak durumu değerlendiriyoruz. Ancak elbette, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışı sağlamak için ileriye dönük attığı tüm adımları teşvik ediyoruz." Meclis'ten 467 'Evet' ile geçti BM'nin destek açıklaması, Ankara'da yaşanan sıcak gelişmelerin hemen ardından geldi. 10 Ağustos 2026 Pazartesi günü, Kürt sorununun çözümünü amaçlayan 12 maddelik Çözüm Süreci yasa tasarısı TBMM Genel Kurulu'nda oylandı. Oylamaya 592 milletvekilinden 563'ü katılım gösterdi. Tasarı; 467 'evet' oyuna karşılık 87 'hayır' oyu ile meclisten geçerek yasalaştı. Oylamada 7 milletvekili ise çekimser kaldı. Meclis Başkanlığı, oylamanın hemen ardından tasarının resmi olarak yasalaştığını duyurdu. PKK'nin silahsızlanması için 10 maddelik yol haritası Yasanın onaylanarak yürürlüğe girmesiyle eş zamanlı olarak Türk medyasında da sürecin nasıl işleyeceğine dair detaylar yer bulmaya başladı. Meclisten geçen yasanın en önemli sacayaklarından biri olarak değerlendirilen süreç kapsamında, PKK'nin silah bırakma aşamalarını içeren 10 maddelik bir yol haritası kamuoyuyla paylaşıldı. Sürecin ilerleyen günlerde bu plan dahilinde hız kazanması bekleniyor.

‘Çerçeve yasa’ pazartesi günü TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek Rûdaw Rûdaw

TBMM Genel Kurulu’nun çalışma saatleri ve gündemi yeniden düzenlendi. Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin 10 Ağustos Pazartesi günü Genel Kurul’da görüşülmesi bekleniyor. TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da AKP’nin Meclis gündemi ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin grup önerisi görüşülerek kabul edildi. Kabul edilen önerge doğrultusunda, "şehit anne ve babalarına asgari gelir güvencesi sağlanması, malul sayılmayan gazilere aylık ve sosyal haklar verilmesi, bakıma muhtaç gazilere evde bakım desteği sağlanması ile 15 Temmuz gazileri, er gaziler, korucular, askeri öğrenciler ve sivillere" yönelik çeşitli düzenlemeler içeren 289 sıra sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” gündemin ikinci sırasına alındı. Teklif, 48 saat geçme şartı aranmaksızın “Kanun Teklifleri ile Komisyondan Gelen Diğer İşler” bölümünün ikinci sırasına yerleştirildi. Bu bölümdeki diğer tekliflerin sırası da buna göre yeniden düzenlendi. “Temel kanun” olarak görüşülecek Teklif, TBMM İçtüzüğü’nün 91’inci maddesi kapsamında “temel kanun” olarak ele alınacak. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerde siyasi parti grupları adına yapılacak konuşma süreleri, en fazla iki konuşmacı tarafından kullanılacak. Çerçeve yasa pazartesi gündemde TBMM Genel Kurulu, 10 Ağustos Pazartesi günü saat 11.00’de toplanacak. Genel Kurul’da, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin görüşülmesi bekleniyor.

‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nı imzalamaktan onur duyuyorum’

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı imzalamaktan onur duyduğunu ifade etti. Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasına ilişkin açıklamada bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman ile "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı imzalamaktan "onur" duyduğunu belirten Şerif, üç kardeş ülkenin inanç, dostluk ve barış ile güvenlik konusundaki ortak kararlılıkla birleştiğini vurguladı. Şerif, "Haremeyn'in gölgesinde imzalanan bu tarihi anlaşmanın, gelecek nesiller için bir barış kalkanı olarak kalmasını ve üç kardeş ülkenin yanı sıra ümmete de refah getirmesini diliyorum." ifadelerini kullandı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalamıştı. Her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma ile üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının, hepsine karşı yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün üçlü savunma anlaşması imzalıyor

Fransız AFP haber ajansına konuşan Suudi Arabistan yönetiminden iki...

KONGRA-GEL Eşbaşkanı Kartal’dan çerçeve yasaya dair açıklama

KONGRA-GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal, "Eksiklerle birlikte süreçte önemli bir aşama. Yeni bir kapı aralanıyor; Kürt sorununun demokratik alanda çözümüne ilişkin tarihi bir fırsat. Korkusunu yenmiş, Kürtlerin haklarının tanındığı bir yasa gelmesini beklerdik. Bu haliyle devlet korkularını yenememiş; siyasi partiler ve kamuoyunun hassasiyetleri gözetilerek hazırlanan bir yasa. Ancak bu durumun önümüzdeki süreçte çıkarılacak diğer yasalar ve atılacak adımlarla aşılması gerekiyor” açıklamasında bulundu. “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin milletvekillerin imzasıyla Meclis’e sunuldu. "Eksikliklere rağmen önemli bir aşama" Kürdistan Halk Kongresi (KONGRA-GEL) Eşbaşkanı Remzi Kartal, Meclis’e sunulan çerçeve yasayı değerlendirdi. Kartal, bianet’e yaptığı açıklamada yasal düzenlemeyi "eksikliklerine rağmen süreç açısından önemli bir aşama" olarak nitelendirdi. Yasayı tarihi bir fırsat olarak gördüklerini belirten Kartal, düzenlemenin devletin çekincelerini ve kamuoyu hassasiyetlerini yansıttığını ifade etmekle birlikte, sürece yapıcı yaklaştıklarını vurguladı. "Devlet korkularını yenememiş" Çerçeve yasanın eksikliklerine dikkat çeken Remzi Kartal, beklentilerinin Kürtlerin haklarını tam anlamıyla tanıyan bir düzenleme olduğunu belirterek şunları söyledi: "Eksiklerle birlikte süreçte önemli bir aşama. Yeni bir kapı aralanıyor; Kürt sorununun demokratik alanda çözümüne ilişkin tarihi bir fırsat. Korkusunu yenmiş, Kürtlerin haklarının tanındığı bir yasa gelmesini beklerdik. Bu haliyle devlet korkularını yenememiş; siyasi partiler ve kamuoyunun hassasiyetleri gözetilerek hazırlanan bir yasa. Ancak bu durumun önümüzdeki süreçte çıkarılacak diğer yasalar ve atılacak adımlarla aşılması gerekiyor." "100 yıllık sorunda demokratik zemin esas alınıyor" Sürecin tarihsel boyutuna değinen Kartal, Kürt sorununun yüzyıllık, PKK mücadelesinin ise yarım asırlık bir geçmişi olduğunu hatırlatarak, demokratik siyaset alanının önündeki engellerin kaldırılması gerektiğine işaret etti. Yasada yer alan süre şartlarına dair hukuki çekincelerini de dile getiren Kartal, itiraz sürelerinin daha makul seviyelere çekilmesi gerektiğini savundu: "Yasaya ayrıca bir esneklik de konulmuş. 5 ve 15 yıllık süreler için 2 yıldan sonra, 20 yıllık cezalar için ise 3 yıldan sonra itiraz başvurusu yapılabileceği belirtilmiş. Yani 15 yıl yerine 2 yıl, 20 yıl yerine 3 yıl sonunda yapılacak başvurularla sonuç alınabilmesinin daha isabetli olacağını düşünüyoruz." "Gelişler ve koordinasyon Öcalan üzerinden yürütülmeli" Yurt dışından ve dağdan dönüşlerin takvimi ve koordinasyonuyla ilgili de konuşan Kartal, sürecin ana muhatabının Abdullah Öcalan olduğunu söyledi:  "Genel anlamda bu yasayı değerli buluyor ve yapıcı yaklaşıyoruz. Yurt dışından gelişler ancak Önder Apo’nun çağrısı ve koordinesiyle olacak. Dağdan gelişler de buna göre şekillenecek. Genel koordinasyonun Önder Apo tarafından yürütülmesi gerekiyor; çünkü devletle müzakere eden ve Kürt tarafını temsil eden kendisidir."

İşte çözüm sürecinde bütün Türkiye’nin beklediği tarihî kanun teklifinin tam metni!

İşte çözüm sürecinde bütün Türkiye'nin beklediği tarihî kanun teklifinin...