2 Ekim 2026
14.8 C
İstanbul

TBMM resmi sayfasında ilk kez Kürtçe paylaşım yapılmasının yankıları sürüyor

TBMM resmi sayfasında ilk kez Kürtçe paylaşım yapılmasına siyasi parti temsilcilerinden farklı tepkiler geldi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi’nin akademik açılış törenine konuşmanın ardından TBMM’nin X hesabından Kürtçe paylaşım yapıldı.

“Kürtçe bu toprakların dilidir”

Yeni Yol Grup Başkanı ve Saadet Partisi Genel Başkanı Bülent Kaya X hesabından yaptığı açıklamada “Kürtçe bu toprakların dilidir. Bir kaç kelime konuşulmasını dert etmek yerine keşke bilmeyenler de bir kaç kelime öğrenerek dili komşu, dost. arkadaş ile gönül kapısını açmaya vesile kılsa !” ifadelerini kullandı.

Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç “TBMM Başkanı’nın iki satır Kürtçe şiir okumasıyla Türkiye bölünmez, eleştirmemiz gereken Meclis’te ‘biji serok apo’ sloganlarına tepkisizliğidir”  dedi.

Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve Milli Birlik ve Kardeşkli Demokrasi Komisyon üyelerinin Diyarbakır ziyaretinde TBMM resmi sayfasında Kürtçe bir şiir paylaşılmasına ilişkin açıklama yaptı.

“Kürtçe şiir ile Türkiye bölünmez asıl eleştirilmesi gereken Meclis’te atılan slogandır”

Kılıç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “TBMM Başkanı’nın, Dicle Üniversitesi’nde iki satır Kürtçe şiir okumasıyla Türkiye bölünmez. Bu konuşmanın X’te yer alması da Türkiye’ye zarar veremez. Meclis’in konuşma dili Türkçe’dir, ama X, Meclis değildir. Eleştirmemiz gereken, Sayın Kurtulmuş’un, Meclis çatısı altındaki ‘biji serok apo’ sloganlarına tepkisizliğidir” ifadesini kullandı.

Mehmet Emin Ekmen ile Oktay Vural arasında sosyal medyada ‘Kürtçe’ tartışması

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve komisyon üyesi Mehmet Emin Ekmen TBMM Kürtçe paylaşıma destek veren isimler arasında yer aldı. Ekmen paylaşıma tepki gösterenlere “TBMM hesabında Kürtçe paylaşım tartışmaları bir kez daha gösterdi ki; muhalif olmak demokrat olmak anlamına gelmiyor. Mevcut uygulamalara rahmet okutacak muhalifler var” şeklinde tepki gösterdi.
Ekmen ayrıca başka bir paylaşımda “Solda görülen, ecnebi dillerdeki 6 ayrı paylaşıma itiraz etmeyenler, sağdaki bu toprağın ve vatandaşlarının dili ile yapılan paylaşıma itiraz ediyorlar. Barış kimseye kaybettirmez, size bile!  Çocuklarınız değilse torunlarınızın okuyacağında utanacağı tweetler atmamanızı öneririm” dedi.

TBMM resmi sayfasında ilk kez Kürtçe paylaşım yapılmasının yankıları sürüyor

38 dakika önce

Etiketler Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş Diyarbakır TBMM resmi sayfası Kürtçe Kürtçe öğretmen
A+A-

Haberi dinle

Haber Merkezi- TBMM resmi sayfasında ilk kez Kürtçe paylaşım yapılmasına siyasi parti temsilcilerinden farklı tepkiler geldi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi’nin akademik açılış törenine konuşmanın ardından TBMM’nin X hesabından Kürtçe paylaşım yapıldı.

“Kürtçe bu toprakların dilidir”

Yeni Yol Grup Başkanı ve Saadet Partisi Genel Başkanı Bülent Kaya X hesabından yaptığı açıklamada “Kürtçe bu toprakların dilidir. Bir kaç kelime konuşulmasını dert etmek yerine keşke bilmeyenler de bir kaç kelime öğrenerek dili komşu, dost. arkadaş ile gönül kapısını açmaya vesile kılsa !” ifadelerini kullandı.

Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç “TBMM Başkanı’nın iki satır Kürtçe şiir okumasıyla Türkiye bölünmez, eleştirmemiz gereken Meclis’te ‘biji serok apo’ sloganlarına tepkisizliğidir”  dedi.

Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve Milli Birlik ve Kardeşkli Demokrasi Komisyon üyelerinin Diyarbakır ziyaretinde TBMM resmi sayfasında Kürtçe bir şiir paylaşılmasına ilişkin açıklama yaptı.

“Kürtçe şiir ile Türkiye bölünmez asıl eleştirilmesi gereken Meclis’te atılan slogandır”

Kılıç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “TBMM Başkanı’nın, Dicle Üniversitesi’nde iki satır Kürtçe şiir okumasıyla Türkiye bölünmez. Bu konuşmanın X’te yer alması da Türkiye’ye zarar veremez. Meclis’in konuşma dili Türkçe’dir, ama X, Meclis değildir. Eleştirmemiz gereken, Sayın Kurtulmuş’un, Meclis çatısı altındaki ‘biji serok apo’ sloganlarına tepkisizliğidir” ifadesini kullandı.

Mehmet Emin Ekmen ile Oktay Vural arasında sosyal medyada ‘Kürtçe’ tartışması

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve komisyon üyesi Mehmet Emin Ekmen TBMM Kürtçe paylaşıma destek veren isimler arasında yer aldı. Ekmen paylaşıma tepki gösterenlere “TBMM hesabında Kürtçe paylaşım tartışmaları bir kez daha gösterdi ki; muhalif olmak demokrat olmak anlamına gelmiyor. Mevcut uygulamalara rahmet okutacak muhalifler var” şeklinde tepki gösterdi.
Ekmen ayrıca başka bir paylaşımda “Solda görülen, ecnebi dillerdeki 6 ayrı paylaşıma itiraz etmeyenler, sağdaki bu toprağın ve vatandaşlarının dili ile yapılan paylaşıma itiraz ediyorlar. Barış kimseye kaybettirmez, size bile!  Çocuklarınız değilse torunlarınızın okuyacağında utanacağı tweetler atmamanızı öneririm” dedi.

“Bu ülkenin bir tek resmî dili vardır, o da Türkçedir”

Eski MHP Genel Başkanı ve İYİ Parti Siyasi İşler Başkanı Oktay Vural, Ekmen’in paylaşımın alıntılayarak, “Zihniyetin çürümüşlüğüne bakın! Ekte yer alan paylaşımda DEVA milletvekili, TBMM’nin Ortadoğu’ya yönelik diplomatik bildiriyle ve yabancı devlet temsilcileriyle yürüttüğü diplomatik temaslarda kullanılan yabancı dilleri, TBMM Resmi hesabında Diyarbakır’daki bir etkinlikte yapılan Kürtçe paylaşımla aynı kefeye koyuyor” şeklinde tepki gösterdi.
Vural, “Ne zamandan beri Diyarbakır “ecnebi memleket” oldu da TBMM Başkanı orada başka bir devletin temsilcisiyle görüşmüş gibi davranıyorsunuz? Bu ülkenin bir tek resmî dili vardır, o da Türkçedir. Anayasa Madde 3: “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir” dedi.

“Kimseninin resmi dille bir derdi yok”
Emin de Vural’a cevap vererek, “Sn. Vural, Devletin Resmi dili Türkçemiz ile kimsenin bir derdi yoktur, olamaz. Anadiliniz Arapça ve anadilim Kürtçe gibi vatandaşlarımızın konuştuğu diller, kamusal alanda görünür olmayı, yaşamayı, yaşatılmayı, diller ve gönüller arasında köprüler kurmayı hak ediyor” ifadelerini kullandı.

“Milletin Meclisi, “bilinmeyen” bir dilde konuşamaz! şiddetle kınıyorum!”

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise X hesabından “Milletin Meclisi, “bilinmeyen” bir dilde konuşamaz! şiddetle kınıyorum! Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin resmi sosyal medya hesabından Kürtçe paylaşım yapılmasını şiddetle kınıyorum” dedi.
Türkoğlu’na yanıt HÜDA PAR milletvekili Faruk Dinç’ten geldi.

HÜDA PAR’li Dinç: Zoni ma piro zaw veşi ow şirini!

HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç şu paylaşımı yaparak İYİ Parti Busa Milletvekiline cevap verdi:

“ ‘Bilinmeyen dil’ dediğiniz, bu ülkenin asli unsurlarından olan bir halkın konuştuğu dildir! Bu millet; Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla ve tüm etnik gruplarıyla büyük bir zenginlik ifade ediyor.

Birkaç radikalin oyunu almak için kullandığınız bu dil, asıl bilinmeyen ve zararlı olan dildir. Onlarca yıldır bu ülkenin öz evlatlarını dil üzerinden düşmanlaştırmaktan hiç yorulmadınız mı?

Dillerden korkmayın; diller Allah’ın ayetidir. Zarar, dillerden değil; Batı’dan ithal edilen ve bu ülkenin insanlarını birbirine düşüren zehirli anlayıştan gelir.

Bu millet bin yıldır farklı dilleriyle kardeşçe yaşamış, Malazgirt Meydan Muharebesi’nde de Çanakkale Savaşı’nda da omuz omuza bu memleketi savunmuştur. Bu kardeşliği bozan her şey, emperyalizmin sinsi planının ta kendisidir. Zoni ma piro zaw veşi ow şirini!”

TBMM resmi sayfasında ilk kez Kürtçe paylaşım yapılmasının yankıları sürüyor

38 dakika önce

Etiketler Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş Diyarbakır TBMM resmi sayfası Kürtçe Kürtçe öğretmen
A+A-

Haberi dinle

Haber Merkezi- TBMM resmi sayfasında ilk kez Kürtçe paylaşım yapılmasına siyasi parti temsilcilerinden farklı tepkiler geldi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi’nin akademik açılış törenine konuşmanın ardından TBMM’nin X hesabından Kürtçe paylaşım yapıldı.

“Kürtçe bu toprakların dilidir”

Yeni Yol Grup Başkanı ve Saadet Partisi Genel Başkanı Bülent Kaya X hesabından yaptığı açıklamada “Kürtçe bu toprakların dilidir. Bir kaç kelime konuşulmasını dert etmek yerine keşke bilmeyenler de bir kaç kelime öğrenerek dili komşu, dost. arkadaş ile gönül kapısını açmaya vesile kılsa !” ifadelerini kullandı.

Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç “TBMM Başkanı’nın iki satır Kürtçe şiir okumasıyla Türkiye bölünmez, eleştirmemiz gereken Meclis’te ‘biji serok apo’ sloganlarına tepkisizliğidir”  dedi.

Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve Milli Birlik ve Kardeşkli Demokrasi Komisyon üyelerinin Diyarbakır ziyaretinde TBMM resmi sayfasında Kürtçe bir şiir paylaşılmasına ilişkin açıklama yaptı.

“Kürtçe şiir ile Türkiye bölünmez asıl eleştirilmesi gereken Meclis’te atılan slogandır”

Kılıç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “TBMM Başkanı’nın, Dicle Üniversitesi’nde iki satır Kürtçe şiir okumasıyla Türkiye bölünmez. Bu konuşmanın X’te yer alması da Türkiye’ye zarar veremez. Meclis’in konuşma dili Türkçe’dir, ama X, Meclis değildir. Eleştirmemiz gereken, Sayın Kurtulmuş’un, Meclis çatısı altındaki ‘biji serok apo’ sloganlarına tepkisizliğidir” ifadesini kullandı.

Mehmet Emin Ekmen ile Oktay Vural arasında sosyal medyada ‘Kürtçe’ tartışması

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve komisyon üyesi Mehmet Emin Ekmen TBMM Kürtçe paylaşıma destek veren isimler arasında yer aldı. Ekmen paylaşıma tepki gösterenlere “TBMM hesabında Kürtçe paylaşım tartışmaları bir kez daha gösterdi ki; muhalif olmak demokrat olmak anlamına gelmiyor. Mevcut uygulamalara rahmet okutacak muhalifler var” şeklinde tepki gösterdi.
Ekmen ayrıca başka bir paylaşımda “Solda görülen, ecnebi dillerdeki 6 ayrı paylaşıma itiraz etmeyenler, sağdaki bu toprağın ve vatandaşlarının dili ile yapılan paylaşıma itiraz ediyorlar. Barış kimseye kaybettirmez, size bile!  Çocuklarınız değilse torunlarınızın okuyacağında utanacağı tweetler atmamanızı öneririm” dedi.

“Bu ülkenin bir tek resmî dili vardır, o da Türkçedir”

Eski MHP Genel Başkanı ve İYİ Parti Siyasi İşler Başkanı Oktay Vural, Ekmen’in paylaşımın alıntılayarak, “Zihniyetin çürümüşlüğüne bakın! Ekte yer alan paylaşımda DEVA milletvekili, TBMM’nin Ortadoğu’ya yönelik diplomatik bildiriyle ve yabancı devlet temsilcileriyle yürüttüğü diplomatik temaslarda kullanılan yabancı dilleri, TBMM Resmi hesabında Diyarbakır’daki bir etkinlikte yapılan Kürtçe paylaşımla aynı kefeye koyuyor” şeklinde tepki gösterdi.
Vural, “Ne zamandan beri Diyarbakır “ecnebi memleket” oldu da TBMM Başkanı orada başka bir devletin temsilcisiyle görüşmüş gibi davranıyorsunuz? Bu ülkenin bir tek resmî dili vardır, o da Türkçedir. Anayasa Madde 3: “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir” dedi.

“Kimseninin resmi dille bir derdi yok”
Emin de Vural’a cevap vererek, “Sn. Vural, Devletin Resmi dili Türkçemiz ile kimsenin bir derdi yoktur, olamaz. Anadiliniz Arapça ve anadilim Kürtçe gibi vatandaşlarımızın konuştuğu diller, kamusal alanda görünür olmayı, yaşamayı, yaşatılmayı, diller ve gönüller arasında köprüler kurmayı hak ediyor” ifadelerini kullandı.

“Milletin Meclisi, “bilinmeyen” bir dilde konuşamaz! şiddetle kınıyorum!”

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise X hesabından “Milletin Meclisi, “bilinmeyen” bir dilde konuşamaz! şiddetle kınıyorum! Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin resmi sosyal medya hesabından Kürtçe paylaşım yapılmasını şiddetle kınıyorum” dedi.
Türkoğlu’na yanıt HÜDA PAR milletvekili Faruk Dinç’ten geldi.

HÜDA PAR’li Dinç: Zoni ma piro zaw veşi ow şirini!

HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç şu paylaşımı yaparak İYİ Parti Busa Milletvekiline cevap verdi:

“ ‘Bilinmeyen dil’ dediğiniz, bu ülkenin asli unsurlarından olan bir halkın konuştuğu dildir! Bu millet; Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla ve tüm etnik gruplarıyla büyük bir zenginlik ifade ediyor.

Birkaç radikalin oyunu almak için kullandığınız bu dil, asıl bilinmeyen ve zararlı olan dildir. Onlarca yıldır bu ülkenin öz evlatlarını dil üzerinden düşmanlaştırmaktan hiç yorulmadınız mı?

Dillerden korkmayın; diller Allah’ın ayetidir. Zarar, dillerden değil; Batı’dan ithal edilen ve bu ülkenin insanlarını birbirine düşüren zehirli anlayıştan gelir.

Bu millet bin yıldır farklı dilleriyle kardeşçe yaşamış, Malazgirt Meydan Muharebesi’nde de Çanakkale Savaşı’nda da omuz omuza bu memleketi savunmuştur. Bu kardeşliği bozan her şey, emperyalizmin sinsi planının ta kendisidir. Zoni ma piro zaw veşi ow şirini!”

“Kürt ile Türk’ü Kürtçe ile Türkçe’yi hasımlaştıran anlayışlardan beri durmak lazım”

AK Partili Mehmet Metiner ise Kürtçenin ‘bilinmeyen’ bir dil olarak tanımlayan açıklamalara tepki gösterdi.

Metiner “Kürtçe bilinmeyen bir dil değildir. Kürtçe tıpkı Türkçe gibi aziz bir dildir. Türkçe nasıl ki Türk kardeşlerimizin aziz dili ise Kürtçe de Kürt kardeşlerimizin aziz dilidir. Türk ile Kürt nasıl kardeş ise Türkçe ile Kürtçe de kardeştir. Kürt ile Türk’ü Kürtçe ile Türkçe’yi hasımlaştıran anlayışlardan beri durmak lazım. Unutmayalım: Biz hem Türküz hem Kürdüz hem Arabız… Hem Sünniyiz hem Aleviyiz… Biz birlikte Türkiye’yiz. Kürt de biziz Türk de biz. Türkçe de bizim Kürtçe de” ifadelerini kullandı.

Son Haberler

Barzani Bağdat’ta ‘Egemenlik Günü’ne katıldı: Tam egemen ve federal bir Irak istiyoruz

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Bağdat'ta düzenlenen Egemenlik Günü...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Irak, uluslararası koalisyonun askeri görevinin sona ermesi için önemli aşamaya geldi

Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Irak'ın...

Irak’ta tarihi dönemeç: ABD askerlerini tamamen çekiyor

ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesiyle ülkenin güvenlik dengelerinde ve bölgedeki...

Türkiye Gündemi

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...

DEM Parti kongreye gidiyor: Kapsamlı değişim neden sonraki döneme bırakıldı?

DEM Parti, iki yıldır devam eden çözüm sürecinin gölgesinde...