8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

KCK yöneticisi Cemil Bayık’tan Ortadoğu açıklaması: ‘Artık hiç birşey eskisi gibi olmayacak’

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, örgüte yakın bir televizyon kanalına verdiği Kürtçe röportajda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yeğeni DEM Parti Urfa Milletvekili Ömer Öcalan’ın PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmesine ilişkin “4 yıldan fazla bir süredir Önder Apo ile bir görüşme gerçekleşmiyordu. Durumunun ve sağlığının nasıl olduğunu kimse bilmiyordu. Şu an bir görüşme gerçekleşti, haber aldık, selamlarını yolladı. Bu selamın, çok iyi bir etkisi oldu; herkes çok mutlu oldu. Yıllar sonra selam ve haber almak, elbette ki hem hareketimizde hem halkımızda hem de dostlarımızda bir sevinç yarattı” diyen Bayık, görüşmenin yapılma nedenine ilişkin “Hem hareketin hem halkın mücadelesi hem de uluslararası alanda yürütülen mücadele, Türk devleti üzerinde bir baskı oluşturdu. Ayrıca, Ortadoğu’da bazı gelişmeler yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

Öcalan ile görüşme sonrası verilen “görüş yasağı” ve Türkiye’nin Kürdistan Bölgesi ile Rojava’ya düzenlediği bombardımanlara dair konuşan Bayık, Türkiye’nin “Kürt sorununu çözmek istemediğini” savundu.

Bayık, “Öcalan’a sadece ceza vermediler, Rojava’ya saldırdılar ve Türkiye’de, Bakur’da (Kuzey) belediyeleri gasp ediyorlar. Amaçları çözüm olsaydı böyle şeyler yapmazlardı. Bunu neden yapıyorlar? Çünkü Türkiye şu an bir krizde. Hem yürütülen mücadele hem Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, Türkiye’de bir kriz yaratıyor. Türk devleti de bu krizden çıkmak istiyor, ama ne şekilde çıkacakları konusunda net değiller” dedi.

Çözüm süreci tartışmaları

Türkiye’de gündemde olan yeni çözüm süreci tartışmalarını değerlendiren Bayık, şunları ifade etti:

“Son yaşananları şuan kimse adlandıramaz. Neden? Çünkü konuşma başka, pratik başka bir şeydir. Konuşma ve pratik birbirini tamamlamazsa, kimse yaşananları adlandıramaz. Konuşma ile herkes kandırılabilir ama pratikte ne kadar kandırmak isterseniz isteyin, başaramazsınız. Gerçekleri saklayamazsınız, muhakkak ortaya çıkar.

Herkes şunu görüyor: Erdoğan ve Bahçeli’nin konuşmaları başka, yaşanan pratikler ise çok başka, tam tersidir. Bu durum da herkeste bir çelişki yaratıyor.”

“Ortadoğu, artık eskisi gibi olmayacak”

Türkiye’nin amacının, “PKK’yi bitirmek, ‘yeni Osmanlı’ siyasetini yürütmek ve Ortadoğu’da hegemonyasını güçlendirmek olduğunu” savunan Bayık, şöyle konuştu:

“Türkiye emperyal bir siyaseti esas almıştı. Bu yüzden Libya’ya güçlerini gönderdiler, Akdeniz’de, Kafkasya’da, Suriye’de, Irak’ta bazı sonuçlar almak istediler. Bu anlamda birçok adım attılar. Bu amaçlarına ulaşmak için de Türkiye’nin ne kadar imkânı varsa, harcadılar. Fakat ne kadar çalışsalar da istedikleri sonuçları alamadılar. Bu da Türkiye’de büyük bir kriz yarattı.

Türkiye’de gelişen siyasi, ekonomik, toplumsal ve kültürel krizin nedeni bu siyasettir. Çünkü bu siyasetle emperyal amaçlarına ulaşacaklarını hesaplıyorlardı. Bu yüzden tüm imkanlarını harcadılar. Amaçlarına ulaşamadıklarında ise bu krizler ortaya çıktı ve Türkiye’yi büyük bir sıkıntıya soktu. Bunun yanı sıra, Ortadoğu’da Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adıyla bir proje yürütülüyor.

Bunu kimin yürüttüğü belli; Amerika, İngiltere, İsrail yürütüyor. Gün geçtikçe Ortadoğu’daki savaş da büyüyor. Ortadoğu’da değişimler yaşanıyor ve Ortadoğu, artık eskisi gibi olmayacak.”

“Türkiye Kürt sorununu çözmek zorunda”

Kürt sorununun çözülmesi gerektiğini belirten Bayık, “Türkiye, bir kez daha Ortadoğu siyasetinde rol almak istiyorsa, Kürt sorununu siyasi ve demokratik yollarla çözmek zorunda. Ancak o zaman Ortadoğu’da bir rol oynar. Fakat baktığımızda, Kürt sorununu siyasi ve demokratik yollarla çözmek gibi bir amaçları olmadığını görüyoruz” dedi.

Kürt sorununun nasıl çözüleceğine yönelik soruyu yanıtlayan Bayık, “Önder Apo da belirtti, Kürt halkı da belirtti. Sorunu çözmek istiyorlarsa, Öcalan’a yönelik mutlak tecridi kaldırmakla başlamalılar. İmralı sistemine son vermeliler. Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgür yaşam koşullarını kabul etmeliler. Bunları kabul ettiklerinde, o zaman rolünü oynayabilir. Eğer bu şartlar yerine getirilirse, Önder Apo’nun rolünü oynayabilmesi için adım atılırsa, o zaman da sorunu çözer, biz de halkımız da kabul ederiz” ifadelerini kullandı.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...