İsrail, Cuma günü İran’ın nükleer programının “kalbini” hedef aldığını söyleyerek İran’a yönelik saldırılar başlattı.
İran devlet medyası saldırıda Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri ve Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami’nin öldüğünü bildirdi.
Buna ek olarak eski İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Feridun Abbasi ve İslami Azad Üniversitesi Rektörü Muhammed Mehdi Tehranchi’nın Tahran’daki saldırıda hayatını kaybettiği belirtildi.
İran Dışişleri Bakanı Birleşmiş Milletler’e (BM) yazdığı mektupta İsrail’in saldırılarını “savaş ilanı” olarak nitelendirdi.
İsrail ordusu İran’ın “İsrail topraklarına doğru yaklaşık 100 SİHA fırlattığını” açıkladı. İsrail basını tüm SİHA’ların durdurulduğunu bildirdi.
İran’a saldırılarının ardından İsrail’de olağanüstü hal ilan edilmişti.
ABD Başkanı Donald Trump İran’ın nükleer anlaşmayı kabul etmezse sonraki saldırıların “daha acımasız” olacağını söyledi.
İsrail’in saldırıları ne zaman başladı, hangi noktalar vuruldu?
İran’ın başkenti Tahran’da yerel saatle 03.30 sıralarında patlamalar meydana geldiği bildirildi.
İran devlet medyası, yerleşim alanlarının vurulduğunu ve Tahran’ın kuzeydoğusunda da patlamalar duyulduğunu söyledi.
BBC bu haberleri bağımsız olarak doğrulayamıyor.
İsrailliler ise aynı saatlerde hava saldırısı sirenleriyle uyandı ve acil durum telefon uyarıları aldı.
İran devlet medyasına göre, ilk saldırılardan birkaç saat sonra başkentin yaklaşık 225 kilometre güneyinde bulunan Natanz nükleer tesisinde bir patlama meydana geldi.
İsrail ordusu İran’ın ana uranyum zenginleştirme tesisi olan Natanz nükleer tesisine “önemli ölçüde zarar verdiğini” açıkladı.
Ajans, İran yetkilileri tarafından kendilerine Buşehr nükleer santralinin hedef alınmadığının bildirildiğini açıkladı.
Buna göre saldırıya uğrayan Natanz tesisinde radyasyon seviyelerinde herhangi bir artış gözlemlenmedi.
İsrail Hava Kuvvetleri (IAF), İran’a ait hava savunma sistemlerini hedefleyen saldırılar kapsamında “onlarca” radar ve karadan havaya füze rampasını imha ettiğini duyurdu.
İsrail ne söyledi?
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Yükselen Aslan Harekatı” adı verilen saldırıların “İsrail’in varlığına yönelik İran tehdidini geri püskürtmeyi amaçlayan hedefli bir askeri operasyon” olduğunu söyledi.
Operasyonun “tehdit ortadan kaldırılıncaya kadar” devam edeceğini söyledi.
“İran son aylarda daha önce hiç atmamış olduğu adımları atarak, zenginleştirilmiş uranyumu silah haline getirmeye çalışıyor.
“Durdurulmazsa, İran çok kısa bir sürede nükleer silah üretebilir. Bir yıl olabilir. Birkaç ay içinde, bir yıldan daha kısa bir sürede olabilir. Bu, İsrail’in varlığı için açık ve mevcut bir tehlikedir” diye ekledi.
Netanyahu, konuşmasında ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’a “İran’ın nükleer silah programına karşı çıktığı” için teşekkür etti.
Saldırıdan kısa bir süre önce, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, askeri yetkililerden oluşan bir toplantıda, “Bu, İsrail Devleti’nin ve Yahudi halkının tarihinde belirleyici bir an” demişti.
“Kritik bir dönüm noktasındayız – bunu kaçırırsak, İran’ın varlığımızı tehdit eden nükleer silahlara sahip olmasını engellemenin hiçbir yolu olmayacak” diye ekledi.
İsrailli bir askeri yetkili BBC’ye yaptığı açıklamada, İran’ın “birkaç gün içinde” nükleer bomba üretebilecek kadar nükleer malzemeye sahip olduğunu söyledi.
Tel Aviv’deki Ben Gurion Havaalanı ikinci bir emre kadar kapatıldı.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir onbinlerce askerin göreve çağrıldığını ve sınır bölgelerinde hazır tutulduğunu belirtti.
Zamir “Öncekilere hiç benzemeyen tarihi bir operasyondayız. Bu, bizi yok etmeye niyetli bir düşmana karşı varoluşsal bir tehdidi önlemek için kritik bir operasyon” dedi.
İran’ın tepkisi ne oldu?
İsrail ordusu sözcüsü Effie Defrin, İran’ın “İsrail topraklarına doğru yaklaşık 100 SİHA fırlattığını” ve bunları engellemek için çalıştıklarını açıkladı.
İsrail basınına göre bu saldırı tümüyle püskürtüldü.
İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney yazılı bir açıklama yaparak İsrail’in “şeytani ve kanlı ellerini İran’a yönelik bir suçta kullandığını” ve “kendisinin de acı bir kader yaşayacağını” belirtti.
Reuters’a göre İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü, ABD ve İsrail’in saldırılar nedeniyle “ağır bir bedel” ödeyeceğini söyledi.
İran Sözcüsü Ebu’l-Fazl Şekarçi, “Silahlı kuvvetler bu Siyonist saldırıya mutlaka karşılık verecektir” dedi ve Washington’ı saldırıya destek olmakla suçladı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Birleşmiş Milletler’e yazdığı mektupta İsrail saldırılarının bir “savaş ilanı” olduğunu söyledi.
Arakçi, Telegram’da paylaştığı mektupta, BM Güvenlik Konseyi’ni “bu konuyu derhal ele almaya” çağırdı ve saldırının “İran’ın egemenliğinin büyük bir ihlali” olduğunu söyledi.
ABD’nin tepkisi ne oldu?
Bir İsrailli yetkili İsrail’in saldırılar konusunda Washington ile koordine olduğunu belirtti ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, saldırılarla ilgilerinin olmadığını ve herhangi bir yardımda bulunmadıklarını söyledi.
ABD için en önemli önceliğin bölgedeki Amerikan güçlerini korumak olduğunu belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump, saldırılarla ilgili açıklamasında, İran ile devam eden nükleer programı görüşmelerini gündeme getirdi ve İran’a çok kez “anlaşma şansı” verdiğini söyledi.
Ama “ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, ne kadar yaklaşırlarsa yaklaşsınlar, bunu başaramadılar” diye ekledi.
Trump, kendisine ait sosyal medya platformu TruthSocial’da yaptığı açıklamada, İsrail tarafından olası bir saldırı konusunda İran’a uyarıda bulunduğunu belirtti.
“İranlı muhafazakarlar cesurca konuştular ama ne olacağını bilmiyorlardı. Şimdi hepsi öldü ve daha da kötüye gidecek! Zaten büyük bir ölüm ve yıkım oldu, ama bu katliamı sona erdirmek için hala zaman var, bir sonraki planlanmış saldırılar daha da acımasız olacak” dedi.
Trump İran’a anlaşma çağrısını yineledi.
ABD Başkanı, saldırının ardından Fox TV’ye verdiği röportajda saldırıdan önce Orta Doğu’daki önemli bir müttefikin bilgilendirildiğini söylemiş ancak bu ülkenin hangisi olduğunu açıklamamıştı.
Beyaz Saray Yönetimi, Başkan Trump’ın Ulusal Güvenlik Konseyi’ni toplayacağını belirtti.
Saldırı haberinin ardından ham petrol fiyatlarında yüzde 10’luk artış oldu.
Yatırımcıların İran ve İsrail arasındaki bir çatışmanın bölgeden enerji arzına darbe vurabileceğinden kaygılı oldukları kaydedildi.


