İsrail’in İran’daki nükleer tesislere ve füze üslerine saldırmasının ardından iki ülke arasındaki karşılıklı saldırılar altıncı gününde devam ediyor.
18 Haziran sabahının erken saatlerinden itibaren iki ülkenin saldırıları sürdü.
İsrail ordusu, Tahran çevresine yönelik bir dizi hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.
Reuters haber ajansı da İran medyasına dayanarak, başkent Tahran ile batısındaki Kerec kentinde patlamaların duyulduğunu bildirdi.
Santrifüjler, uranyumu zenginleştirmek için kullanılan makinelerdir. Zenginleştirilmiş uranyum, hem nükleer santrallerde enerji üretiminde hem de nükleer bomba yapımında kullanılabilir.
Ordu ayrıca sosyal medyada Farsça yaptığı bir paylaşımla, Tahran’ın 18. bölgesindeki sivillere seslenerek, bölgede saatler içinde yeni saldırıların olacağını ve derhal tahliye etmeleri gerektiğini söyledi.
Reuters haber ajansının İran medyasına dayandırdığı bilgiye göre İsrail, Tahran’ın doğusunda yer alan ve İran Devrim Muhafızları’yla bağlantılı olduğu bilinen İmam Hüseyin Üniversitesi’ni hedef aldı.
İsrail ayrıca, başkent Tahran yakınlarındaki Hucir füze üretim tesisine de saldırı düzenledi.
Bu tesisin, İran’ın balistik füze altyapısında önemli bir rol oynadığı ve daha önce Ekim ayında da İsrail tarafından hedef alındığı bildirildi.
Bu gelişmeler yaşanırken, İran’dan İsrail’e yeni bir füze saldırısı daha düzenlendi.
İran Devrim Muhafızları, İsrail’in Tel Aviv kentindeki bazı mahalleler için tahliye emri verdi. Bu bilgi, İran medyası tarafından duyuruldu.
İsrail ordusu, halkı sığınaklara gitmeleri konusunda uyardı. Ülkenin birçok yerinde sirenlerin çaldığı bildirildi.
İran’ın resmi haber ajansı IRNA’ya göre, saldırıda kullanılan füzeler arasında “Hayber Şekan” tipi uzun menzilli füzeler de yer alıyor.
Bu, bir saatten kısa süre içinde İran tarafından İsrail’e yapılan ikinci füze saldırısı oldu.
İran yarı resmi haber ajansı Mehr, İran’ın İsrail’e “Fettah-1” isimli füzelerini fırlattığını duyurdu. Devlet televizyonu Press TV de aynı bilgiyi doğruladı ve kaynağın İran Devrim Muhafızları olduğunu bildirdi.
Press TV’ye göre, Devrim Muhafızları bu saldırının “bir dönüm noktası” olduğunu ve Fettah-1 füzelerinin ilk kez kullanılmasıyla İsrail’in “efsanevi” olarak gösterilen hava savunma sistemlerinin “sonunun başlangıcına” girildiğini ilan etti.
Hamaney: Siyonistlere asla merhamet göstermeyeceğiz
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, X platformunda yaptığı paylaşımlarda ülkesinin “Siyonistlerle asla uzlaşmayacağını” söyledi.
Paylaşımlardan birinde, “Siyonistlere asla merhamet göstermeyeceğiz” ifadeleri yer alıyor.
Ali Hamaney, bir başka mesajında ise “Savaş başlıyor” dedi.
Bu paylaşımlar, Hamaney’in ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalardan sonra kamuoyuna yönelik ilk yorumları arasında yer alıyor.
Trump, ABD’nin Hamaney’in nerede olduğunu bildiğini ancak “şimdilik öldürmeyeceklerini” söylemişti.
Hafta başında, Amerikan basınında yer alan haberlerde ise Trump’ın İsrail’in Hamaney’i öldürme planını veto ettiği bildirilmişti.
Trump Beyaz Saray’da acil güvenlik toplantısı yaptı
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ABD’nin de katılıp katılmaması gerektiğini görüşmek üzere Beyaz Saray’da ulusal güvenlik ekibiyle bir araya geldi.
BBC’nin Amerika’daki ortağı CBS News’in aktardığına göre, yaklaşık bir saat 20 dakika süren toplantıda, özellikle İran’ın Fordo gibi yer altındaki nükleer tesislerine yapılabilecek muhtemel saldırılar gündeme geldi.
Fordo’daki gibi derinlemesine korunan hedefleri imha edebilecek bombalara sadece ABD’nin sahip olduğu belirtiliyor. Ancak CBS News’un aktardığına göre Trump’ın yakın çevresindeki danışmanlar arasında nasıl bir yol izleneceği konusunda tam bir fikir birliği oluşmadı.
İsrail ve ABD medyasında toplantının ardından Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefon görüşmesi yaptığı, ancak görüşmenin içeriğinin açıklanmadığı aktarıldı.
Son üç gün içinde en az 30 Amerikan yakıt ikmal uçağının (savaş uçağı ve bombardıman uçaklarını havada yakıtla besleyen uçaklar) Avrupa’ya gönderildi.
‘ABD’nin müdahil olması korkutucu bir senaryo’
Melbourne Üniversitesi’nde siyaset bilimi alanında akademisyen olan Dr. Dara Conduit, BBC’ye yaptığı değerlendirmede İsrail ile İran arasındaki çatışmaya ABD’nin doğrudan müdahil olmasının “korkutucu bir senaryo” olduğunu söyledi.
“ABD’nin çatışmaya katılması, İran’ın savaşı yürütme şeklini tamamen değiştirir” diyen Conduit, böyle bir durumda İran’ın geri adım atma şansının kalmayacağını belirtti.
Conduit, “Bu, İran’ı Ortadoğu’daki Amerikan çıkarlarını doğrudan hedef almak zorunda bırakır” dedi.
Almanya Başbakanı Merz’den İsrail’e destek
G7 Zirvesi kapsamında Alma ZDF kanalına konuşan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına destek verdi.
Merz, “İsrail ordusunun ve hükümetinin bunu yapma cesaretini göstermesine büyük saygı duyuyorum” dedi.
İran rejiminin yıllardır “saldırılarla, cinayetlerle, Hizbullah ve Hamas üzerinden dünyaya ölüm ve yıkım getirdiğini” belirten Merz, müzakere masasına dönülmediği takdirde İran’ın nükleer programının “tamamen yok edilmesinin” gündeme gelebileceğini söyledi.
Programın büyük ölçüde sona erdiğini düşündüğünü ifade eden Merz, İsrail’in elinde programı tamamen yok edecek silahların bulunmadığını, ancak ABD’nin böyle bir kapasiteye sahip olduğunu vurguladı.
Alman lider, Welt TV’ye verdiği ayrı bir röportajda ise İsrail saldırılarının İran rejimini “zayıflattığını” ve “ülkenin geleceğinin artık belirsiz olduğunu” dile getirdi.
Eski MI6 Başkanı: ‘İsrail, Amerika’yı savaşa çekmeye çalışıyor’
İngiltere’nin istihbarat teşkilatı MI6’nın eski başkanı Sir John Sawers, BBC’ye yaptığı açıklamada, İsrail’in İran’daki en kritik nükleer tesisleri vurmadığını çünkü bu tesislerin yerin çok derininde bulunduğunu söyledi.
“Bu tür hedeflere sadece Amerikalılar ulaşabilir” diyen Sawers, Washington’un önünde iki seçenek olduğunu belirtti:
“Ya İsrail’e katılıp işi tamamlamak ya da diplomatik bir çıkış yolu bulmak.”
Sawers ayrıca, İsrail’in asıl amacının ABD’yi çatışmaya dahil etmek olduğunu ve böylece Amerikan gücüyle İran’ın nükleer programının tamamen ortadan kaldırılabileceğini savundu.
Ancak, “Hasar görmüş ama hâlâ faal bir nükleer programa sahip bir İran’la karşı karşıya kalma riski de var” uyarısında bulundu.
TBMM’den İsrail’e kınama
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “İsrail’in Saldırganlığıyla Başlayan ve Derinleşen, İran’la Çatışmalı Sürece Karşı Meclis Başkanlığı Tezkeresi” oybirliğiyle kabul edildi.
TBMM, tezkere ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını “güçlü bir şekilde” kınadı.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasını taşıyan tezkere şu ifadeler yer aldı:
“İsrail’in saldırganlığı karşısında sessiz kalan tüm uluslararası kurumları ve hükümetleri uluslararası hukuk ve diplomasi temelinde sorumluluk almaya çağırıyoruz.
“Bölgede adil, kalıcı ve hakkaniyete dayalı bir barışın tesisi için gösterdiğimiz diplomatik çabaların arkasında durduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz.”



