ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran ve Washington arasında yarın bir mutabakat zaptı imzalanacağını duyurması İran’ı karıştırdı. Anlaşma maddelerine tepki gösteren muhafazakar kanat hükümeti “taviz vermekle” suçlarken, başkent Tahran’da sokağa dökülen yüzlerce kişi müzakere heyetini istifaya çağırdı.
ABD ve İran arasında 28 Şubat 2026’da başlayan savaşın ardından yürütülen diplomatik süreçte tarihi bir eşiğe gelinirken, Tahran yönetimi iç siyasi baskıyla karşı karşıya kaldı.
Donald Trump’ın imzaların yarın atılacağını açıklamasının ardından, anlaşma taslağında yer aldığı iddia edilen maddeler İran meclisinde ve sokaklarında sert tepkiyle karşılandı.
Muhafazakar vekillerden “Ulusal Çıkar” uyarısı
İran Meclisi’nin güçlü muhafazakar isimlerinden Milletvekili Mahmud Nebeviyan, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada taslak metne sert eleştiriler yöneltti.
Nebeviyan, Hürmüz Boğazı’nın kısıtlama olmaksızın ve ücretsiz olarak derhal trafiğe açılması ile uranyumun seyreltilmesine yönelik maddelerin anlaşmada yer aldığını belirterek, buna karşılık İran’ın beklentilerinin karşılanmadığını savundu.
Nebeviyan, “Yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve İran’ın 300 milyar dolarlık fondan yararlanması konularında büyük belirsizlikler varken; acaba bu metin ulusal çıkarları sağlıyor mu?” sorusunu sordu.
“Müzakere masasındaki cömertlik düşmanı cesaretlendirdi”
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai de müzakere heyetini “fazla tavizkar” olmakla suçladı.
Rezai, “Müzakere masasındaki bu yersiz cömertlik, düşmanın hesaplarında değişikliğe yol açarak İran’ın zayıf olduğu anlayışına neden olmuştur” ifadelerini kullandı.



