HABER MERKEZİ | İsrail Başkabanı Binyamin Netenyahu’nun İran’ın nükleer silah yapımı projelerini ele geçirdiği yönünde açıklamaları sonrasında gözler Amerika’ya ve İran ile anlaşma yapan ülkelere döndü. İran ile P5+1 ülkeleri arasında imzalanan ‘nükle anlaşma’ Netenyahu’nun yaptığı açıklama sonrasında kritik bir sürece girdi.
İsrail Başkabanı, dün yaptığı basında açıklamasında, İran’ın anlaşmaya uymadığını ve ‘nükleer’ alanında çalışma yürüttüğünü iddia etiği çok sayıda belge ve CD gösterdi. İsrail istihbaratı tarafından, ele geçirildiğini belirten Netenyahu, yaptığı sunumla ‘İran yalan söyledi’ dedi.
TRUMP KARARINI 11 GÜN SONRA VERECEK
2015 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ABD, Fransa, İngiltere, Rusya ile Çin’in yanı sıra Almanya ile İran arasında imzalanan anlaşma ile ilgili olarak, ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmayla ilgili vermesi gereken kritik karardan sadece 11 gün verecek. Trump’ın konuya dair ne diyeceği tün dünya tarafından büyük bir merakla bekleniyor. Öte yandan ABD’nin 12 Mayıs’a kadar İran’a yaptırımlara devam edip etmemesi yönünde bir karar alması gerekiyor. ABD’nin dondurulmuş olan yaptırımları yeniden devreye sokması durumunda anlaşmanın tamamen çökmesi riski var.
ANLAŞMA NELERİ KAPSIYORDU?
Resmi adı ‘Ortak Geniş Eylem Planı’ (JCPOA) olan anlaşma, İran ile kısaca P5+1 olarak adlandırılan ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ABD, Fransa, İngiltere, Rusya ile Çin’in yanı sıra Almanya arasında imzalanmıştı. İmzacılar arasında Avrupa Birliği de bulunuyordu.
Anlaşma kapsamında İran, nükleer reaktör inşasının yanı sıra silah yapımında da kullanılan zenginleştirilmiş uranyum üretimini 15 yıl boyunca kısıtlamayı kabul etmişti.
Tahran yönetimi ayrıca 10 yıl boyunca uranyum zenginleştirmekte kullanılan santrifüjlerin sayısını da kısıtlamayı taahhüt ediyordu.
Ülkedeki ağır hidrojenli su üretim tesisinin de modifiye edilmesi konusunda uzlaşı sağlanmıştı. Ağır hidrojenli su, nükleer bomba üretiminde kullanılan plütonyum üretiminin bir parçası konumunda bulunuyor.
Anlaşma 2016’da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi.
İran’ın taahhütlerini yerine getirip getirmediğinin denetimi ise Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun (IAEA) sorumluluğu oldu.