Mazlum Kobani’nin atanmasıyla ilgili tartışmalarda, öncelikle doğru bir tanımlama yapmak gerekiyor. Kobani, Ahmed Şara’nın danışmanı değil; Cumhurbaşkanlığı tarafından, özellikle Rojava ve Kürt meselesinin müzakere edilmesi amacıyla danışman olarak atanmıştır. Bu nedenle meseleyi “Şara’nın danışmanı” şeklinde ele almak, hem atamanın niteliğini yanlış tanımlamak hem de Kobani’ye haksızlık etmek olur.
Asıl bakılması gereken nokta, Kobani’nin hangi amaçla bu göreve getirildiğidir. Suriye’de Kürt meselesinin ve Rojava’nın geleceğinin müzakere edilebilmesi için resmi bir temsiliyete ihtiyaç vardı. Bu temsiliyeti üstlenebilecek en güçlü isimlerden birinin de Mazlum Kobani olduğu açıktı.
Görüştüğüm kaynaklar, Kobani’nin resmi bir görev alma konusunda başlangıçta isteksiz olduğunu belirtiyor. Ancak aynı kaynaklar, başta garantör ülkeler olmak üzere birçok ülkenin Kobani’yi Şam’da görmek istediğini de ifade ediyor. Bunun temel nedeni, Suriye’de çözüm sürecinin henüz yeni başlıyor olması ve önümüzdeki dönemde çok daha kapsamlı müzakerelerin yapılacak olması.
Özellikle anayasa süreci bu açıdan kritik. Suriye’nin yeni siyasi ve hukuki yapısı şekillenirken Kürtlerin statüsü, hakları ve Rojava’nın geleceği gibi başlıkların genişletilmesi ve garanti altına alınması da masada olması bekleniyor. Batılı ülkelerin de Suriye’de bütün inisiyatifin yalnızca Ahmed Şara’nın elinde toplanmasını istemediği biliniyor.
Dolayısıyla Mazlum Kobani’nin Şam’daki varlığı, yalnızca Kürtler (Rojava) açısından değil, Suriye’nin gelecekteki siyasi dengeleri açısından da önem taşıyor.
Kobani’nin Şam’daki çalışma düzeninin de kendine özgü bir yapıya sahip olması bekleniyor. Yerleşkesinin ayrı olacağı, korumalarının ve yerleşke ekibinin tamamının Kürtlerden oluşacağı belirtiliyor.
Bu da görevin sıradan bir danışmanlık pozisyonundan ziyade, belirli bir siyasi temsil ve müzakere misyonu taşıdığını gösteriyor.
Üstelik Mazlum Kobani’nin etkisini yalnızca Kürtlerle sınırlı görmek de doğru olmaz. Kobani’nin Aleviler, Hristiyanlar, Asuriler, Dürziler, Ermeniler ve Suriye’de yaşayan farklı toplumsal kesimler arasında da belirli bir karşılığı bulunuyor.
Bu nedenle Kobani’nin Şam’daki rolünü yalnızca “Kürtlerin temsilcisi” şeklinde daraltmak yerine, Suriye’nin yeni döneminde farklı halklar ve topluluklar arasındaki siyasi müzakerelerde rol üstlenebilecek bir aktör olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.
Kısacası mesele, “Mazlum Kobani Şara’nın danışmanı oldu” şeklinde okunmamalı. Daha doğru ifade, Mazlum Kobani’nin Rojava ve Kürt meselesinin müzakere edilmes,i Anayasa’da yer almasını sağlaması amacıyla resmi bir danışmanlık ve temsil görevi üstlenmesidir.
Suriye’de asıl siyasi tartışmaların ve anayasa sürecinin önümüzdeki dönemde başlayacağı düşünüldüğünde, bu atamanın önemi de daha iyi anlaşılacaktır.
@ihsankaçar



