Ahmed Colani’nin Suriye sahasındaki siyasi pratiğine bakıldığında, başarıdan çok başarısızlıklarla dolu bir tabloyla karşılaşıyoruz. Rojava, SDG, Dürzi ve Alevi toplulukları gibi kritik meseleler çözümsüzlüğe mahkûm olurken, Colani’nin bütün enerjisini uluslararası meşruiyet arayışına harcadığı görülüyor.
Son dönemde Birleşmiş Milletler toplantısına katılabilmek için yürüttüğü girişimler bunun en açık göstergesi. Ancak bu çaba, geçmişte imza attığı iki büyük katliamın gölgesinde inandırıcılıktan uzak kalıyor. Uluslararası görünürlük, sahadaki sorumlulukların üstünü örtemez.
Colani’nin yöntemi sorun çözmek değil, yeni krizler üretmek üzerine kurulu. Türkiye ile perde arkasında geliştirilen temaslar ve bu temasların tetiklediği askerî saldırılar, istikrarı pekiştirmek yerine daha kırılgan hale getirdi. Arap aşiretlerini Kürtlerin üzerine sürme girişimi ise başarısızlıkla sonuçlandı.
Bugün ise yeni bir manevra ile karşı karşıyayız: Kürtler arasında oluşan ittifakı zayıflatmak. Colani, bir kesimi dışlayarak diğer kesimini Şam’a davet ediyor. Bu yaklaşım, açıkça bölme ve parçalama stratejisinin bir parçasıdır.
Kürtlerin, bu oyunu fark etmesi ve diplomasi yoluyla etkili karşı hamleler geliştirmesi gerekiyor. Aksi halde Colani’nin hesapları sadece Kürtler arasındaki ortaklığı değil, Suriye’nin geleceğini de daha derin bir istikrarsızlığa sürükleyecektir. @ihsankaçar



